EskiçağTarih

Hititlilerde Bayram

Bu makaleyi 11 dakikada okuyabilirsiniz

Hazırlayan: Naime Elif Ateş

Hitit devleti kurulduğu zamandan itibaren dine önem veren gündelik ve hayatla ilgili olan her işlerini tanrılar için veya tanrıların isteği için yapmışlardır. Yapılan kazılarda bulunan devlet arşiv vesikalarının yarısından çoğu din ile ilgilidir. Çok tanrılı bir inanç sistemine sahiptir. Ele geçirdikleri şehirlerdeki tanrıları kabul ediyorlar tanrı sayıları ele geçirdikleri ve kaybettikleri şehirlere göre değişmekteydi. Hititler tanrıları birer insan olarak görmekte ve tapınaklar tanrıların evidir. Yazılıkaya açık hava mabedindeki tasvirler bize tanrı ve din hakkında bilgiler vermektedir. Ayrıca bu mabet de tanrıların insan gibi tasvir edildiğini görmekteyiz. Bu inanç sistemine göre tanrıları memnun etmek çok önemlidir. Tanrılar her şeyi belirler o yüzden tanrıları mutlu etmelidirler.   Tanrıların ihtiyaçlarını karşılamak, tanrıya hediyeler sunmak onlar için gündelik işler olarak görülmekteydi. Bu ritüeller tanrıya tapınmanın en uygun ve etkin yoludur. Bu ritüellerin en geniş ve kapsamlı olanı bayramlardır. Metinler incelendiğinde 165’in üzerinde bayram kutlandığı anlaşılmaktadır.  Bayram kutlamaları oldukça önemliydi. Hitit metinlerinden anladığımız üzere bayramlar kral kraliçe ve prenslerin katılımıyla gerçekleşir. Kraliyet çiftini, yüksek dereceli rahipler, devlet erkânı, misafirler, müzisyenler, şarkıcılar, dansçılar, akrobatlar, aşçılar, kraliyet çalışanları ve daha çok sayıda personel izlerdi Bayramlarda kral baş rahip kraliçe ise baş rahibedir.   Bayramların kutlanmalarına kralın bizzat katıldığına dair bir metin şu şekildedir: “Ancak babam Mitanni memleketinde uzunca süre kaldığından garnizona gecikti. Sehibem Arinna kentinin Güneş Tanrıçası’nın bayramları ise süreli olarak geciktiler. Fakat ben Majeste babamın tahtına oturduğum zaman, bana etraftaki düşman memleketleri savaş açtılar ve henüz herhangi bir düşman memleketine gitmediğim sırada bayramları bizzat kutladım ve Sahibem Arinna Kentinin Güneş Tanrıçası’na elimi kaldırdım.”

Bayramın en önemli şartı  temiz olmaktı. Eğer bayramda kral pis olursa ülkenin felakete gideceğine inanılmaktadır. Bayramlar gününde ve zamanda kutlanmak zorundadır.  Kral veya onu vekaleten kraliyetten birinin olması zorunludur. Çok fazla bayram olduğu için kral hepsine katılamamakta onun yerine kraliçe veya prensler katılmaktadır.  Bayramın yerinde kutlanmama zorunluluğu sadece kutlanacak yerin düşman tarafından ele geçirilmiş olmasıyla değiştirilebilir.  Bayramların nasıl kutlanacağı hangi güzergahtan geçileceği en ince ayrıntısına kadar önceden belirlenmiştir. Kimi bayramların kutlanma aşaması günü gününe kaydedilmiştir.

Bayramlar ülke için gelir ve gider kapısı olarak görülmekteydi. Bayramlardaki masrafları öncelikle karşılayan kişi kraldır. Bayramda kült gezi güzergahında olan şehirler ise kendi ihtiyaçları kendileri karşılayıp tapınağa hediye sunarlardı.

Ülkede şenlik havasında   geçen bayramlar da hem tanrıları eğlendirmek hem de halkı bayram içine katmak için sahne oyunları düzenlenirdi. Dans ve müzikte vardı. Bayramda en önemli zaman ziyafetin olduğu andır. Bu ziyafet sofraları oldukça çeşitlidir. Hayvan, ekmek, şarap, meyve gibi adaklar verilirdi. Bu sunular, sunak üzerine konulurdu. İçki sunuları ise sunağa ya da tanrı tasviri üzerine dökülürdü.

Yazılıkaya Tapınağı yeni yıl evi olarak kabul edilmektedir. Burada kutlamalar yapılır kutlamalar ile ilgili görsel bilgileri İnandık Vazosu Hüseyindede Vazosu ve Alacahöyük kabartmalarında görmekteyiz.

İnandık vazosu Çankırı’nın 22 km. Güneyinde bulunmakta olan İnandık isimli tepede yapılan kazılarda ele geçmiştir. Bu kazılarda Hanhana adlı kült merkezi ve bir tapınak ortaya çıkartılmıştı. İnandıktepe Fırtına Tanrısı’nın kült merkezlerinden biriydi. İnandık Vazosu üzerindeki figürler kutsal evliliği resim etmektedir. Bu vazo bizlere dansçılar, müzisyenler, akrobatlar eşliğinde yapılan gösteriler ile çeşitli kült görevlilerinin ellerindeki malzemeleri tanrıya kurban sunmak için taşımalarını göstermiştir.

 

Hüseyindede Vazoları sungurlu ilçesinde bulunmuşlardır. Tek frizli olan vazoda müzikçiler yanında boğa üstünde yapılan akrobatik dans sahneleri tasvir edilmiştir. Daha büyük olan ikinci vazoda tasvir edilen “oynayan bir kadın” figürü görülmektedir. Vazolardaki sahneler  Antahşum bayramı ve Purilya bayramı ile benzerlik gösterir.

Hititlerde bayramlar genel olarak içeriklerine göre anılmaktaydı. Bu içerikler bayramın yapıldığı mevsime göre, o dönemdeki meteorolojik olaylara, törenin önemi ve belirli insan gruplarıydı.

Bayramlar ilkbaharın başlamasıyla kutlanırdı. En önemli bayramlar sonbahar ve kış aylarındaki bayramlardır. Bu dönemlerde yapılan bayramlarda Hitit halkının tanrıdan bolluk, bereket, toprağın canlanması, yağmurun yağması,  hayvanların artması, verimli bir hasat gibi beklentileri bulunmaktaydı. Bu dönemlerde tanrıları ne kadar çok mutlu ederlerse o kadar çok verim alacaklarını düşünürlerdi.

 

Bayramlara gelecek olursak;

AN.TAH.SUM Bayramı: Çiğdem Bayramı olarak da adlandırılan bu bayram ismini ilkbaharın habercisi çiğdem bitkisinden almaktadır.  38 gün sürdüğünü bilmekteyiz. İlk olarak bu bayramı kutlamalarından ekonomilerinin tarıma dayandığı sonucunu çıkarabiliriz. Bayram kutlamaları Hattuşadan başlamaktadır çünkü kral kışı Hattuşada geçirmiş bulunuyordu. Bu bayram ile ilgili tasvirleri Alacahöyük kabartmalarında görmekteyiz.

Hitit arşivlerinde bu bayram şöyle dile getirilmiştir; “(Vaki oldu ki), babam Hatti ülkesi tanrıları ve Arinna’nın güneş tanrıçası için AN.TAH.SUM bitkisi ihdas etti. Adı geçen bu konu çok önemlidir…”   “İlk bahar olduğunda Hattuşa’dan giderim ve orada Arinna kentinde tanrılar için AN.TAH.ŠUM bitkisi bulunur.”

Nuntariyaşha Bayramı: Sonbaharda kutlanır. 24 gün sürdüğünü bilmekteyiz. Hız kelimesinden türemiştir. Kralın bir yerden başka birçok hızlı hareket etmesinden almıştır. Kutlamalar kral seferden döndükten sonra yapılmaktadır. Yaklaşık 50 gün sürmektedir.

KI.LAM Bayramı: KI.LAM kelimesi Sümerce ‘’Pazar yeri, kapı yapısı’’ anlamına gelmektedir. Bu bayramda Hattuşa saray kapısı ön plandadır. Kutlamaların yazın yapıldığı düşünülmektedir. Halentuwa-Evi’nin açılmasıyla başlamaktadır. Bayram geniş bir katılım ile birlikte gerçekleşmektedir.  Değişik Hitit kentlerinden adak getirilir ve bu adaklar bayramda olanlara dağıtılırdı. Halk ve kral arasındaki takas olduğu değerlendirilirdi. Buradaki amaç bereket ve verimliliği arttırmaktır. Hayvan, ekmek, şarap, meyve gibi adaklar hazırlanırdı ve sunak üzerine konulurdu. Bu adakların geldiği şehir yönetici ve ne olduğu arşiv metinlerinde yer almaktadır. İçki sunuları ise sunağa yada tanrı tasviri üzerine dökülürdü. Bu içki sunma eylemine diğer sunulardan farklı olarak metinlerde özellikle bahsedilmekte ve “tanrıyı içmek” tabiri kullanılmaktadır.   ‘Tanrıyı içmek’ ile ilgili bir metin şu şekildedir: “… Gökyüzü’nün Güneş Tanrısı, Fırtına Tanrısı ve tüm tanrıları üç kez içer. Ve yerler. Ve onlar gider.”

Purulliya Bayramı: Adını toprak kelimesinden almaktadır.  Hatti kökenli bir bayramdır. Tören Hattuşadan başlar birçok şehri gezer asıl varmak istedikleri yer Nerik kentidir. Bu kadar çok şehir gezilmesinin asıl sebebi daha fazla şehri bayramlara katmak ve daha çok hediye almaktır. Nerik kentine varınca kutlamalar doruk noktasına ulaşıyordu.  Purulliyla Bayramı ile ilgili mitosta   karanlık ve kötü güçleri temsil eden illuyanka üstünlüğü ele geçirirse yağmurlar kesilecek, ürünler kuruyacaktır mevsim sonbahardır. İlluyanka ile sonuna kadar savaşan fırtına tanrısının güçleri üstün geldiğinde ise tabiat canlanacak, ülkeye bolluk gelecektir yani mevsim ilkbahardır.  Bayramın önemi, II.Murşili’nin bu bayramda bulunmak üzere askeri seferi yarıda bırakıp Hattuşa’ya geri dönmesindende anlaşılmaktadır

(H)išuwa Bayramı: 8 gün sürmekte ve hangi mevsimde kutlanıldığı bilinmemektedir. 13

tabletlik bir seri halindedir ve Hurri kökenli bayramdır.  Bu bayram hakkındaki bilgileri İnandık Vazosu ve Hüseyindedeler Vazolarından öğrenmekteyiz.

 

   Sonuç

Görmüş olduğumuz gibi Hitit devleti tanrılarına ve dinlerine oldukça fazla önem vermektelerdir. Bayramlara baktığımızda Hitit devletinin hayatlarının büyük bir bölümünü kaplamakta olan bayramlar oldukça önemlidir. Hititliler kendi dünyevi işlerinde Tanrılarının etkisine inandıkları için onlara nasıl ibadetlerini daha etkin yapmak için bayramları tercih etmişlerdir. Bayramlara verdikleri önem metinlerde zaten açıkça ifade edilmiştir. Tanrılarıda kendileri gibi görmeleri bayramlardaki etkinleri belirlemiştir.

 

KAYNAKÇA

 

            Reyhan Esma, Cengiz Tülin, ‘’ Eskiçağ Tarihi ve Uygarlığı’’ Grafiker Yayınları, Ankara,2015

 

Memiş,Ekrem ‘’Eskiçağ Türkiye Tarihi’’, Ekin Yayın, Bursa,2017

Comment here