Askeri TarihSiyasal Bilimler

Türk Donanmasının 5 Yıllık Projeksiyonu

Bu makaleyi 12 dakikada okuyabilirsiniz

Hazırlayan: Didar Alp Dinç

 

Geçtiğimiz günlerde Tuzla’daki Desan Tersanesi’nde ‘Yeni Deniz Sistemleri Teslim Töreni’ne katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Deniz Kuvvetleri’ne 5 yılda 5 büyük proje teslim edileceğini söylemiş ve devamında Türk Savunma Sanayisinin donanma sistemlerine yönelik 5 yıllık hedeflerini özetlemişti. Hali hazırda 10 korvet, 16 firkateyn, 12 denizaltı,19 hücumbot ve daha birçok yüzer unsura sahip olan Türk Donanması; açıklanan ve önümüzdeki yıllarda donanmaya katılacağı planlanan yeni araçlar ile bölgesinde caydırıcılık seviyesini katlayacak, gençleşecek ve bu kazanımların yanına ‘Küresel Ölçekte Güç Aktarım Kabiliyetini’ ekleyecektir.
Takdir edersiniz ki hayatın birçok alanında en büyük sıkıntılardan biri olan “Yaşlılık” problemi donanmalar içi de çok kritik bir durumdur ve önlenmesi gerekir. Bu önleme, bir kaç farklı yol ile yapılabilir: Yeni araçların yerli üretim, dışarıdan hazır alım veya var olan araçları modernize ederek yaşlanmanın getirdiği dezavantajların önüne geçilebilir. Türkiye, donanmasındaki bir çok unsuru çağın gerekliliklerine uygun bir şekilde modernize etmiş ve etmeye de devam eden bir ülke. Bunun yanında ülkemiz, dünyada kendi gemisini tasarlayıp üretebilen 10 ülkeden 1’i olma kabiliyetine de sahip. Açıklanan 5 yeni projenin de donanmamıza eklenmesi ile birlikte Türkiye, majör platform yapabilme konusunda da ne kadar yetkin olduğunu kanıtlayacaktır. Yalnızca platform yapmak da değil, bu platformlarda bulunan silah, muhabere, radar ve elektronik sistemlerin de yerli olarak üretilebilmesi ülkemizin bu konuda ne denli mesafe kat ettiğini dosta düşmana gösterir vaziyettedir.
Peki nedir bu 5 yeni proje? Her ne kadar isimleri zikredilip kısaca değinilmiş olunsa da Türkiye Cumhuriyeti’ni dünya denizlerinde adeta “Şampiyonlar Ligi “ne taşıyacak olan bu sistemler yakından bakılmayı hak eder cinsten.
İlk olarak 2020 yılı sonunda donanmamıza katılacak olan TCG Ufuk İstihbarat gemimiz. Yapımına 2017 yılında başlanan gemi MİLGEM projesi ile üretilen Ada Sınıfı Korvet platformu üzerine inşa edilmiş ancak tamamıyla Sinyal İstihbaratı (SIGINT&ELINT) görevlerine yönelik teknolojileri bünyesinde barındıran bir gemidir.
Teknik kabiliyetleri gizlilik nedeni ile tam olarak açıklanmayan gemi, sahada toplayabileceği istihbari bilgiler nedeniyle sahip olan devletin eline çok güçlü kozlar verebilecek nitelikte bir araçtır. Türkiye dışında birkaç Avrupa devleti sinyal istihbaratı görevleri için ayrı platform üretebilme yeteneğine sahiptir. Bu nedenle her büyük donanmanın elinde bulunmasını isteyeceği tipten bir gemidir.
COVID-19 Pandemisi nedeniyle teslim tarihi önümüzdeki yıla alınan ve bu projeler arasında en sansasyonel ve medyatik olanı şüphesiz TCG Anadolu Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi‘dir. Teslim edildiğinde Türk denizcilik tarihinde üretilmiş en büyük gemi olma özelliğine sahip olacak olan Anadolu aynı zamanda donanmamızın amiral gemisi de olacaktır. 28.000 ton ağırlığa, 231 metre uzunluğa sahip olan Anadolu içerisinde 46 tank veya 77 paletli/tekerlekli araç taşıyabilmektedir. Amfibi görevler için içindeki 77 metrelik devasa havuzunda 4 adet çıkarma aracı bulunabilmekte, yakın hava desteği verebilmek adına ise 30 adet hava aracı ihtiva edebilmektedir. Adından da anlaşılacağı üzere TCG Anadolu bir uçak gemisi değildir. Belirli görevlerde belirli tipteki uçakların güvertesine inip kalkabildiği bir Amfibi Hücum Gemisidir.
Uçak gemileri spesifik görevleri yerine getirebilen, ciddi üretim, işletim maliyetleri olan ve sahip olan devlete ciddi külfetler yükleyen bir platformdur. Ancak Anadolu gibi LHD tipindeki gemiler gerektiğinde bir afet bölgesine yardım da gönderebilir, kara unsurlarının bir bölgeye çıkarma yapmalarını da sağlayabilir veya bir bölgede kara unsurlarına yakın hava desteği de verebilir. Yani yerine getirebildiği görevler bakımından daha esnek bir platform türüdür.
Farklı kabiliyetleri ile bu gemi ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin uzak coğrafyalarda, okyanus ötelerinde operasyonlar yapabilmesinin önünü açacak, ülkemizin etki alanını genişletecektir. Sahip olduğu özellikleri, taşıyabildiği 1 tabur amfibi görev grubu, 9.000 millik menzili ile donanmamızın ‘Küresel Güç Aktarım Kabiliyeti ‘ne erişmesini sağlayacak olan Anadolu’yu umarız en kısa zamanda Mavi Vatan’da görebiliriz.
Denizin üzerindekileri anlattık. Şimdi sıra denizlerin sinsi avcılarında. TCG Piri Reis Yeni Tip Denizaltı Projesi” kapsamında ‘Havadan Bağımsız Tahrik Sistemi’ ne sahip olarak üretilecek 6 adet denizaltından ilki. Bu denizaltılar Alman ‘U-214’ sınıfı denizaltıların yüksek yerlilik oranı ve teknoloji transferi ile Gölcük Tersane Komutanlığı’nda inşa edilmiş halleri olan ‘U-214TN’ lerdir. 2011 yılında imzalanan proje ile ‘Reis Sınıfı Denizaltılar’ donanmamıza kazandırılacaktır. Projede yerlilik oranı neredeyse %80’in üzerindedir. Komuta kontrol, atış kontrol gibi kritik sistemler Havelsan gibi ülkemizin dev savunma sanayi şirketleri tarafından üretilmiştir. Hali hazırda Akdenizin en kuvvetli denizaltı filolarından birine sahip olan donanmamız; havadan bağımsız tahrik sistemine sahip dizel-elektrik ‘Reis Sınıfı Denizaltıların’ katılımı ile çok daha tehlikeli, caydırıcılığı üst seviyede bir donanmaya dönüşecektir. 400+ metre derinliğe inebilen, neredeyse iki hafta su yüzeyine çıkmadan ve 90 gün ikmal almadan 15.000km seyir edebilen; sudaki oksijeni ve hidrojeni ayırabilen ve bu sayede bataryaları dolduracak elektriği dizel motorlarını çalıştırmasına gerek kalmadan üretebilen denizaltıların olduğu bir filo, sadece bölgesinde değil tüm dünyada en efektif ve tehlikeli filolardan biri olacaktır. Türk Donanması da 2022 yılından sonra her sene bu denizaltılardan birini envantere katarak bu yolda en önemli adımlardan birini atmış olacaktır.
MİLGEM projesi kapsamında, yerli imkanların azami kullanımı ile üretilen Ada Sınıfı Korvetler hepimizin malumu. Projenin 5. 6. 7. ve 8. gemilerinin fırkateyn olarak üretilmesine karar verilmiş ve İstif Sınıfı Fırkateynler Ada Sınıfı Korvetler baz alınarak geliştirilmiştir. Serinin ilk gemisi F-515 TCG İstanbul Fırkateyninin inşası 2017 yılında başlamıştır. Ada Sınıfı Korvetlerden 14 metre daha uzun olan ve onlarda olmayan Dikey Atış Sistemi (VLS) içinde 64 adet hava savunma füzesi taşıyabilen, bunlarla kendini ve çevresini koruyabilen, GENESIS ADVENT Savaş Yönetim Sistemi ile Tüm donanma unsurlarımızla entegre bir şekilde savaşabilme kabiliyeti olan; belki de en önemlisi üzerinde satıhtan satıha kullanım için 16 adet Atmaca Gemisavar Füzesi taşıyabilme kapasitesi olan bu fırkateynler sahip olan devletin elini denizlerde ciddi anlamda güçlendirecek unsurlardır. Elbette Türkiye de bunlara sahip olabilmek için, tüm kritik sistemler ve alt sistemleri mümkün olan en yüksek yerli üretim kapasitesi ile üreterek %80’in üzerinde bir yerlilik oranı yakalamıştır.
3000 tonluk bu gemilerden 4 tanesi donanmamıza teslim edildiğinde ciddi bir güç çarpanı olacağı şüphe götürmez bir gerçektir.
Özellikle Doğu Akdeniz’deki yüksek tansiyon nedeni ile yüzer her unsurun öneminin arttığı şu dönemde bu fırkateynler “Mavi Vatan”ın ana karamızdan ayrılamaz bir bütünü oluşturduğu gerçeğini herkese anladığı dilden anlatmaya muktedir olacaklardır.
Tüm bu gemiler seyire çıktıkları zamanlarda elbette ikmale de ihtiyaç duyacaklardır. İşte tam da burada DIMDEG (Denizden İkmal ve Muharebe Destek Gemisi) devreye girecek. Bu tarz gemiler bizim gibi büyük ve kuvvetli bir donanma oluşturma yolunda olan ülkeler için olmazsa olmaz olan gemilerdir. Tek başına 4 geminin denizde aylarca seyir edebilmesine yetecek ikmal malzemesini taşıyabilir. 194 metre uzunluğa, 22.000 ton deplasmana sahip olacak olan bu gemi TCG Anadolu’dan sonra envanterimizdeki en büyük gemi olacaktır. Sadece yaşamsal madde tedarik etmekle kalmayacak gemilerin ve üzerlerindeki savaş unsurlarının tamire veya desteğe ihtiyacı olması durumunda her türlü teknik desteği verebilecek bir gemidir DIMDEG. Donanmamızın hali hazırda sahip olduğu destek gemisi elbette var (TCG Yarbay Kudret Güngör). Ancak son yıllarda tersanelerimizin ürettiği gemilerin boyutları büyümeye, tonajları artmaya başlamıştır. Bu tarz büyük gemilerin büyük ihtiyaçlarını karşılamak için de DIMDEG gibi devasa bir gemiye ihtiyaç duyulmuştur.
Anlattığımız tüm bu yeni projeler donanmamıza önümüzdeki 5 yıl içinde katılacaktır. Zaten Doğu Akdeniz’de rakipsiz, Akdeniz’de sayılı donanmalar içinde olan Türk Donanması; gücüne güç katacak, caydırıcılığını arttıracak, ülkemizin hak ve menfaatlerine göz diken devletlerin iki kez düşünmelerini sağlayacaktır. Artık bölgesindeki oyunlarda figüran olan değil doğrudan oyunu kuran bir Türkiye var. Devletimiz tüm bunları ve bir ayağı Suriye’de bir ayağı Libya’da olan ordusunun gücünü; Savunma sanayinin son zamanlardaki yerlileştirme seferberliğine, yüksek teknoloji üretebilme kabiliyetine borçludur. “Denizlere hakim olan cihana hakim” olur düsturu ile bu alanda da durmadan ilerleyen bir sanayi ile geleceğe güvenle bakmayı sürdürüyor, önümüze çıkan çakıl taşlarının bizim gibi çağlayanları durduramayacağını bilerek yürüyoruz…

 

Kaynakça:

https://www.google.com/amp/s/www.savunmasanayist.com/denizde-ikmal-muharebe-destek-gemisi-dimdeg/amp/

https://www.savunmasanayist.com/yeni-tip-denizalti-projesi-ytdp/

https://www.google.com/amp/s/www.savunmasanayist.com/stm-milgem-i-sinifi-firkateyn-projesi/amp/

https://www.savunmasanayist.com/cok-maksatli-amfibi-hucum-gemisi-lhd/

https://www.defenceturk.net/tcg-ufuk-a-591-seyir-testlerine-basladi

https://tyrannosurusrex.wordpress.com/2016/03/01/i-sinifi-firkateyn/

http://www.millisavunma.com/yeni-tip-denizalti-projesi/

https://turkishnavy.net/tag/type-214/

https://www.naval-technology.com/projects/type_212/

https://www.c4defence.com/Gundem/tcg-ufuk-istihbarat-gemisi-denize-indirildi/7774/1

https://www.navaltoday.com/2019/02/11/turkey-launches-test-and-evaluation-ship-tcg-ufuk/

Comment here