Siyasal Bilimler

Rusya Federasyonu’nun Nükleer Çalışma Tarihçesi

Bu makaleyi 11 dakikada okuyabilirsiniz

Hazırlayan: Namık Yıldızalkan

SSCB nükleer çalışmalara oldukça erken bir tarihte başlamıştı. Nükleer enerji ve nükleer fizik alanındaki çalışmalara ikinci dünya savaşından çok daha önce bir tarihte çalışılmaya başlanmıştır. İlk olarak 1921 yılında Halk Eğitim Komiserliği önderliğinde Bilimler Akademisi’nde Radyum Laboratuvarı (İlerleyen yıllarda Radyum Enstitüsü olmuştur) kurulmuştur.[1] Nükleer çalışmalara başlanma tarihi SSCB’nin kuruluş yılları ile paralellik göstermektedir. Ancak çalışmaların hız kazandığı tarih daha ileri yıllarda gerçekleşen bir konferans sonrasında gerçekleşmeye başlamıştır. Bu konferans 1933 yılında Leningrad’da gerçekleşmiştir. Bu konferansın ardından nükleer çalışmalara daha önem verilmiş ve bu alanda yeni atılımlar meydana gelmiştir.

1940 yılına gelindiğinde SSCB Bilimler Akademisi Başkanlığı uranyum fisyon reaksiyonları üzerine çalışma yapma kararını onayladı. 1942’de Devlet Savunma Komitesi’nin (GKO) 2352 sayılı “Uranyum üzerine çalışmanın organizasyonu hakkında” gizli kararı imzalandı. SSCB Bilimler Akademisi’ne “uranyum çekirdeğini bölerek atom enerjisi kullanma fizibilitesi üzerine çalışmaya devam etmesi ve 1 Nisan 1943’e kadar uranyum bombası veya uranyum yakıtı oluşturma olasılığı hakkında bir rapor sunması” talimatını verdi.[2] 1940’lı yıllarda yapılan bu çalışmaların amacı esasen askeri gücü arttırmaya yönelik yapılmış çalışmalardır. Günümüzde RRC “Kurchatov Enstitüsü” olarak anılan enstitünü 12 Nisan 1943 tarihinde kurulmuştur. Ancak ikinci dünya savaşının başlamasıyla birlikte tüm çalışmanın cepheye aktarılmasından dolayı bu süre içerisinde nükleer enerji alanında pek ilerleme kaydedilemedi. İkinci dünya savaşının son dönemlerinde ABD’nin 1945 yılının temmuzunda Japonya üzerinde uygulamış olduğu nükleer testlerin başarıya ulaşması sonucunda SSCB’nin nükleer çalışmaları da ivme kazanmıştır. ABD’nin gerçekleştirmiş olduğu bu saldırı SSCB’ye verilen bir göz dağı niteliği de taşımaktadır. Bunun üzerine 20 Ağustos 1945 tarihinde 9887 sayılı GKO kararnamesi ile uranyum üzerine çalışmalar yapacak bir yönetim organı oluşturulur.[3]Bu komite içerisinde SSCB’nin üst düzey devlet adamları ve önemli bilim insanları yer almaktadır. Bilim adamları ve bu alanda çalışan işçiler sayesinde nükleer enerjinin üretimi ve gelişimi oldukça gelişim göstermiştir. 1944 yılına gelindiğinde Avrasya bölgesinde SSCB tarafından ilk saf uranyum elde edildi. Buna ek olarak çalışmaların hızla ilerlemesiyle birlikte 1946 yılında, il kez Avrasya Kıtasında, F-1 reaktöründe, Kurchatov’un (Nükleer çalışmalar yapan Sovyet Bilim İnsanı) önderliğinde, uranyum fisyonunun kendi kendine devam eden bir zincirleme reaksiyonu gerçekleştirildi.[4] Bu çalışmalardan iki yıl sonra ilk endüstriyel reaktör olan “A” nın başlatılmasına olanak sağladı. 29 Ağustos 1949 tarihinde , ilk Sovyet nükleer yükü (RDS-1) Semipalatinsk test sahasında başarıyla test edildi. Böyle SSCB’nin nükleer savunmasının gerçekleştirilmesi yönünde ilk temel taş atıldı. 1951 yılına gelindiğinde ikinci atom bombası test edildi. 1953 yılında ise ilk yerli termonükleer bomba (RDS-6s) test edildi. Bu denemelerden dört yıl sonra, Kurchatov Enstitüsü’nün bilimsel denetimi altında ilk nükleer denizaltı inşa edildi (proje K-3).

Nükleer çalışmaların hız kazanmasıyla birlikte nükleer üretim ve çalışmadaki amaç sadece askeri hedefler doğrultusunda üretim gerçekleştirmekle sınırlı kalmamıştır. Bunun en önemli siyasi göstergelerinden biri 1950’de SSCB Hükümeti’nin atom enerjisinin barışçıl amaçlarla kullanımı üzerine yapmış olduğu çağrı ve bu doğrultuda almış olduğu kararlar referans olarak gösterilebilir. Ek olarak 1958’de Cenevre’de gerçekleştirilen II. Uluslararası Atom Enerjisinin Barışçıl Kullanımı Konferansı’nın nükleer enerjinin barışçıl amaçlar doğrultusunda kullanılması yönünde aldığı kararlar da SSCB’nin rolü de önem arz etmektedir. SSCB’den 44 akademisyen, 33 profesör ve bu konu üzerine çalışmalar yapan bilim adamları nükleer enerjinin barışçıl doğrultuda kullanılması için 200’den fazla rapor sunmuştur. Nükleer silahların barışçıl amaçlar doğrultusunda kullanılması üzerine düzenlenen konferanslar ve alınan kararlar olumlu sonuçlar doğurmuştur. Bunun somut örneklerinden biri de 1 Temmuz 1956 tarihinde elektrik üretmek ve kullanmak amacıyla kurulmuş olan dünyanın ilk nükleer güç santralinin Obinsk bölgesinde kurularak faaliyete geçmesidir.

Ekim 1954 tarihinde SSCB Bakanlar Konseyi tarafından, 1956 yılından 1960’a kadar sürecek olan nükleer santrallerin inşası için bir program onaylandı. Bu sayede enerji SSCB enerji alanında hem kendine yetebilecek hem de üretmiş olduğu enerjiyi dış ülkelere ihraç edebilecekti. 1964 yılında 210 MW kapasiteli ilk VVER-1 reaktörü piyasaya sürüldü. Tüm bunlar neticesinde 1973 yılında, dünyanın ilk BN1350 nötron güç reaktörü devreye girmiş oldu. Bu reaktör Kazakistan’ın Aktau şehrinde bulunmaktadır. Ek olarak SSCB, bu tarihlerde Doğu Avrupa’da da nükleer santral çalışmalarına hız verdi ve inşa süreçleri başladı. Nükleer tesisler sadece SSCB sınırları içinde değil aynı zamanda SSCB tarafından birçok Asya ve Afrika ülkelerinde de kurulmaya başlandı. 1957’den 1967’ye kadar Doğu Avrupa, Asya ve Afrika ülkelerinde, SSCB, 10 nükleer güç reaktörü, 7 hızlandırıcı, 8 izotopik ve fiziksel laboratuvar olmak üzere toplam da 25 nükleer santral inşa etti.[5]

1986 yılında Çernobil nükleer santralinde (1986) meydana gelen kaza SSCB’nin nükleer alanındaki çalışmalarının sorgulanmasına sebep oldu. Bu kaza tüm Sovyet coğrafyasında büyük bir infiale neden oldu ve bu tarihten sonra SSCB’de yerli nükleer enerjinin gelişimi yavaşladı. Yavaşlamanın ardından uzun bir dönem Rus nükleer endüstrisi büyük bir durgunluk yaşadı. Ocak 1992’de SSCB’nin Atom Enerjisi ve Sanayi Bakanlığı (Çevre Bakanlığının halefi) Rusya Atom Enerjisi Bakanlığına dönüştürüldü. Eski SSCB Çevre Bakanlığı’nın işletmelerinin yaklaşık %80’i, 28 güç ünitesine sahip 9 nükleer santral bu bakanlığa devredildi.[6] Çernobil nükleer santralinde yaşanan kazanın etkilerinin azalması ve Rus ekonomisinin toparlanmasıyla birlikte nükleer enerji alanında iyileşme süreci başladı. Ayrıca geçmişten gelen birikimin ve nükleer endüstrinin büyük bir potansiyelini önemli ölçüde korumayı başardı.

Mart 2004’te Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin’in kararıyla Federal Atom Enerjisi Ajansı kuruldu. 2007’nin aralık ayında ise Rusya Federasyonu Cumhurbaşkanının Kararnamesi uyarınca, Devlet Atom Enerjisi Kurumu Rosatom kuruldu.  Atom Enerjisi Şirketi Rosatom’un kurulmasıyla birlikte Rusya Federasyonu, nükleer enerjinin üretimi ve gelişimi konusunda önemli atılımlar gerçekleştirdi. Bu sayede nükleer enerji pazarında yeniden bir güç olma konusunda önemli avantajlar elde etti. Bunun en önemli göstergelerinden biri de Rosatom’un son yıllarda Rusya Federasyonu’nun yanı sıra sınır ötesi bölgelerde de nükleer çalışmalar ve yatırımlar yapıyor olmasıdır.

Günümüzde, Rus nükleer endüstrisi, 250 binden fazla personeli istihdam eden ve 350’den fazla işletme ve organizasyona sahip olan güçlü bir yapıya sahiptir. Aynı zamanda Devlet Atom Enerjisi Kurumu Rosatom, Rusya’nın en büyük üretici şirketi konumundadır. 2019 yılı verilerine bakıldığında nükleer santrallerdeki elektrik üretimi 208.784 milyar kWh olarak gerçekleşmiştir. Rosatom verilerine göre bu üretim miktarı tüm zamanların en yüksek rakamlarını bizlere göstermektedir.

Bütün bu çalışmalar neticesinde nükleer enerjinin elektrik üretimindeki payı %19.04’e yükselmiştir. Aynı zamanda Rusya Federasyonu’nun Avrupa kısmında nükleer enerjiden faydalanma oranı ise resmi verilere göre %40 olarak belirtilmektedir.

 

 

[1] “Istoriya atomnoy promyshlennosti Rossii”, https://rosatom.ru/about-nuclear-industry/history/, (Erişim Tarihi: 1/5/2020).

[2] “Istoriya atomnoy promyshlennosti Rossii , https://rosatom.ru/about-nuclear-industry/history/, (Erişim Tarihi: (1/5/2020).

[3] “Istoriya atomnoy promyshlennosti Rossii”, https://rosatom.ru/about-nuclear-industry/history/, (Erişim Tarihi:1/5/2020).

[4] “Istoriya atomnoy promyshlennosti Rossii”, https://rosatom.ru/about-nuclear-industry/history/, (Erişim Tarihi:1/5/2020).

[5] “Istoriya atomnoy promyshlennosti Rossii”, https://rosatom.ru/about-nuclear-industry/history/ ,(Erişim Tarihi:1/5/2020).

[6] “Istoriya atomnoy promyshlennosti Rossii”, https://rosatom.ru/about-nuclear-industry/history/ ,(Erişim Tarihi:1/5/2020).

 

Comment here