Savunma SanayiSiyasal Bilimler

Mısır Donanması Üzerine Bir İnceleme

Bu makaleyi 15 dakikada okuyabilirsiniz

Hazırlayan: Didar Alp Dinç

Mısır, Orta Doğu’nun tarih boyunca en önemli lokasyonlarından biri olmuş; özellikle tarımsal üretim konusunda kurulu olduğu bölgenin verimliliği nedeniyle milattan önce dahi medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir devlettir. Antik dönemde Firavunların sahip olduğu zenginlik ve kudretin kaynağı da Nil Nehri ve onun beslediği bereketli havzalardan gelmektedir. Binlerce yıllık tarihinde buralara hakim olmak için imparatorluklar arasında sayısız savaş yapılmış, yüzbinlerce insan ölmüştür. Roma İmparatorluğu, Eyyûbiler, Fâtimiler, Memlükler ve Osmanlı İmparatorluğu gibi devletler bu güç mücadelelerinin baş aktörleri olmuş ve Mısır’da hakimiyet tesis etmiş önemli devletlerden birkaçıdır. Böylesine önemli bir bölgenin alındıktan sonra korunması da elbette çok mühim olan bir konudur. Yakın tarihe değin Osmanlı’ya bağlı bir eyalet olan Mısır için özellikle 1869 yılı bir dönüm noktası olmuştur. O tarihte açılan ve Akdeniz ile Kızıl Deniz’i birbirine bağlayan Süveyş Kanalı Mısır’ı, dönemin emperyal devletlerinin sömürge topraklarına ulaşımları açısından çok önemli bir mevki haline getirmiştir. O tarihten itibaren Mısır yalnızca Mısırlılar için önemli olmaktan çıkmıştır. Sözgelimi buradaki çıkarlarının tehlikeye düşmesinden endişe eden İngiltere 1882’de bu toprakları işgal etmiş ve 1922’ye değin de fiili olarak bu işgali sürdürmüştür.

Resmi olarak bağımsız olduğundan beri Mısır, diğer devletler için sahip olduğu öneminden herhangi bir şey yitirmemiştir. Soğuk savaş döneminde de birçok krizin içinde bulunmuş, özellikle İsrail ile yaptığı ve ekserisinde de büyük mağlubiyetler aldığı savaşlar yaşamıştır. Bu olaylar da Mısır devleti için askeri teşkilatlanma ve kudretin, bulundukları coğrafyada ne kadar hayati olduğunu acı bir şekilde öğrenmesine vesile olmuştur. Biz de Mısır’ın özellikle günümüzde denizlerde ne denli bir güce sahip olduğunu inceleyeceğiz.

Mısır Donanması, Akdeniz’de ve Kızıl Deniz’de 2500km’ye yakın kıyısı bulunan Mısır’ın denizlerdeki hak ve menfaatlerini koruyacak ve onu düşmanlardan gelebilecek saldırılardan koruyacak olan asli oluşumdur. Her ne kadar kağıt üstünde 319 parçadan oluşan bir donanma olsa da Mısır Donanması, bir çok eski ve günümüz için yetersiz teknolojiye sahip, rekabet etmek istedikleri devletlerin donanmalarının yanına yaklaşamayacak yüzer unsurlara sahiptir. Ancak, Sisi’nin liderliği ile hızlı bir modernizasyon planı devreye sokulmuş ve donanmanın güçlendirmesi amaçlanmıştır. Özellikle Akdeniz’de büyük karbon yataklarının keşfi ile Mısır için denizlerde sözü geçer hale gelmek ve bölgedeki Türk ve İsrail Donanmaları ile boy ölçüşebilecek seviyeye ulaşmak elzem olmuştur. Ancak herhangi şekilde majör deniz platformu üretme geçmişi olmayan Mısır için bu noktalara ulaşmak ancak bir ütopya olabilirdi. Tam da bu noktada hazır alım seçeneği Mısır için bir kurtarıcı olmuş ve 2015 yılından bu yana donanma envanterine Fransa, İtalya, Almanya gibi ülkelerden birçok unsuru ekleyerek hızlı bir yükselişe geçmiştir.

Fransa Mısır’a, daha önce Rusya için ürettiği ancak 2014 yılında Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesi nedeniyle satışını iptal ettiği Mistral Sınıfı LHD‘leri (Landing Helicopter Dock) satmıştır. Gemilerden ilki 2 Haziran 2016 tarihinde “Gamal Abdel Nasser” adı ile; ikinci gemi ise 6 Eylül 2016 tarihinde “Anwar El Sadat” adı ile Mısır Deniz Kuvvetlerine katılmıştır. Mısır’ın bu iki gemi için Fransa’ya takriben 1 Milyar Euro ödediği düşünülmektedir. 21 bin ton ağırlığa, 199 metre uzunluğa ve 32 metre genişliğe sahip olan bu gemiler Türk Deniz Kuvvetleri için üretilen TCG Anadolu Amfibi Hücum Gemisine benzer özelliklere sahiptir. Güvertesinde 6 adet Helikoter için iniş noktası ve içerisindeki hangarda 1.200 tona kadar askeri araç taşıma kapasitesi ile önemli bir güç çarpanı olabilecek bir gemidir. Olabilecek diyorum çünkü Mısır gibi bir devletin, bu geminin güvertesinde Rusya ve Amerika menşeli helikopterleri aynı anda kullanmasını; daha önce böylesi büyüklükte bir gemiye sahip olmayan Mısır Donanması’nın bu gemiyi etkili ve verimli kullanması için gereken zamanı, devasa boyutlarda ve bir hayli karmaşık olan bu yapının düşman unsurlara karşı kendini koruması için oluşturulması gerekecek görev gruplarının ne denli hazır olduğu gerçeğini düşündükçe bu gemilere sahip olmanın Mısır Donanması için pek de büyük bir güç çarpanı olabilme olasılığının düşük olduğu görünmemektedir. En azından yapılan çıkartma tatbikatlarında sahilde kuma gömülen Hummer tipi araçlara sahip olmalarından, güvertesinde yine Hummer araçlar üzerine monte edilen kısa menzilli hava savunma füzeleri ile LHD’lerini korumaya çalışmalarından bu çıkarım yapılabilir diye düşünmekteyim…

Fransa yalnızca Mistral sınıfı gemileri satmakla kalmadı. Aynı zamanda 2014 yılında Mısır Donanması için 4 adet Gowind-2500 sınıfı korvet satışı için de anlaşılmıştı. 3 adetinin Mısır’daki yerel tersanelerde de üretimin gerçekleştirileceği bu gemiler için 1 Milyar Euro ödenmişti. 102 metre uzunluğa, 16 metre genişliğe ve 2600 ton deplasmana sahip bu gemiler gerçekten teknolojik bakımdan ileri seviyede korvetlerdir. Türk Donanması için dönüm noktası projelerden olan MİLGEM Projesi kapsamında üretilen “Ada Sınıf Korvetler” ile eş değerde ve hatta hava savunma kapasitesine sahip olmaları nedeniyle de bu alanda bir adım ileride olan gemilerdir. Ancak, her ne kadar Mısır bu gemileri envanterine katarak güçlenmiş olsa da; sahip olduğumuz Ada Sınıfı Korvetlerini baştan sona yerli ve milli imkanlarla tasarlama ve üretebilme kapasitesine sahip olmamız, bize para ile satın alınamayacak tecrübeler katmıştır. Ülkemiz bu projede kazandığı tecrübeler ile hali hazırda sürmekte olan ve geçtiğimiz haftalarda ilk gemisi TCG İstanbul‘un suya indirildiği “İstif Sınıfı Fırkateyn Projesi” ni hayata geçirmiştir. Takdir edersiniz ki bu boyutlarda gemileri yapabilme kabiliyeti milyar eurolardan ziyade yetişmiş iş gücünüz, bilgili mühendislerini ile ilgili olan bir meseledir.

Batı’nın bir diğer gemi inşa devi olan Almanya da Mısır’ın devasa borçlanmalarından ve kesenin ağzını açmasından kendi payına düşeni almaktan geri kalmamış; hem Type 209/1400 tipi denizaltılar hem de MEKO A200 sınıfı fırkateynlerin satışında anlaşmıştır. Bu denizaltılar Türk Donanması’nın hali hazırda envanterinde bulunan “Preveze Sınıfı Denizaltılar” ile aynı tiptedir. Elbette daha yeni olduklarından daha yeni teknolojileri ihtiva eden bu denizaltıların ilk 3 adeti Mısır Donanmasına teslim edilmiş ve 4. ve son denizaltının 2021 yılı içinde teslim edilmesi planlanmaktadır. Savaş ortamlarında denizaltılar en tehlikeli ve korkutucu unsurlar olarak bilinirler ki bu da gayet normaldir. Zira bir hayli derinden  seyir eden bu araçların tespit edilmeden milyarlarca dolarlık gemileri batırabilmesi korkulması gereken bir durumdur. Elbette denizaltı savunma harbi (ASW) yapmak için özelleştirilmiş ve bu amaçla silahlandırılmış korvet, fırkateyn ve deniz karakol uçaklarınca tespit edilebilmeleri de mümkündür. Bu noktada Türk Donanması’nın denizaltı savunma korvetlerine ve MELTEM Projesi kapsamında envantere alınan son derece etkili deniz karakol uçaklarına sahip olduğunu da hatırlatmamızda yarar var…

Almanya’dan alınacak bir diğer platform olan MEKO A200 sınıfı fırkateynler ise yine donanmamızda bulunan MEKO 200 sınıfı Yavuz ve Barbaros Sınıfı Fırkateyn’lerin daha modern ve yeni teknolojilerin entegre edilmiş versiyonlarıdır. Mısır’ın 4 adet gemi için 1.5 Milyar Euro gibi büyük bir bedel ödediği bilinmektedir. 121 metre uzunluğu olan MEKO A200; 16.3 metre genişliğe 3.700 ton deplasmana sahiptir. Thyssenkrupp tersanesi tarafından üretilen MEKO A200 fırkateyni; hava savunma harbi (AAW), denizaltı savunma harbi (ASW) ve su üstü harbi (ASuW) görevlerini yerine getirebilen, 8 adet gemisavar, 32 adet dikey atış sistemine (VLS) sahip gerçekten güçlü ve fonksiyonel gemilerdir. Türk Donanması da Barbaros Sınıfı Fırkateynler için Yarı Ömür Modernizasyonu Projesi kapsamında elimizdeki gemileri çağın gereksinimlerine göre geliştirecek ve sahip oldukları silah kapasitesinde artış yapacaktır. Böylece hem daha teknolojik hem de vurucu gücü artan fırkateynler haline geleceklerdir.

Son olarak Mısır,  geçtiğimiz haziran ayı içerisinde İtalya ile hali hazırda İtalyan Donanması için üretilen 2 adet FREMM (Fregate Europeen Multi-Missione) Sınıfı Fırkateyn’in satın alımı için görüşmüş ve olumlu cevap almıştır. Fırkateynlerin satışının Mısır’a 1.2 Milyar Euro’ya mâl olduğu ve bunun için de İtalya’dan 500 Milyon Euro kredi alınabileceği söylenmektedir. FREMM Bergamini, İtalyan üretimi FREMM Fırkateynleri, sınıflarının tam yük deplasmanı yaklaşık 6.500 ton, toplam uzunluğu ise yaklaşık 144 metredir. Farklı görevleri yapabilecek konfigürasyonda bileşenleri içeren bu gemiler Mısır için önemli araçlardır. Ancak, daha önce Fransa’dan da temin edilen FREMM Aquitaine, Fransız üretimi FREMM sınıflarından birisidir, gemilerinden Normandie Mısır Donanması’na, dikine atış sistemi (VLS) ve jammer ekipmanları ile SATCOM (Satellite Communication) anteni sökülerek ihraç versiyonuna uygun şekilde teslim edilmiştir. Takdir edersiniz ki bu şekilde gemide ciddi anlamda bir kabiliyet eksikliği ve etkili bir şekilde hizmet edebilmesi açısından ciddi sorunların ortaya çıkması kaçınılmazdır.

Yani, sonuca gelecek olursak eğer: Mısır özellikle 2015 yılı sonrasında ciddi anlamda bir donanma modernizasyonu planı izleyen, bunu da büyük çoğunluğu dışardan alımlar ile yapan ve şu hali ile de yerli bir gemi üretim sanayii oluşturabilmenin çok uzağında görülen; aynı zamanda bunca maddi külfeti hangi kaynakla veya nasıl bir metot ile ödeyebileceği de meçhul olan, adeta zengin körfez devletlerince Akdeniz’deki çıkar alanlarında kullanılmak üzere özel olarak dizayn edilen bir donanmadır. Elbette nicelik önemlidir ancak nitelikli personelin, etkili bir üretim ve lojistik kabiliyetin, majör silah sistemlerinin üretim kabiliyetinin, bir arada çalışabilme kapasitesinden yoksun bir donanmanın bölgedeki diğer aktörler olan aynı zamanda yukarıda sayılan tüm kabiliyet ve kapasitelere sahip olan Türkiye Cumhuriyeti Donanması veya İsrail Donanması ile herhangi bir alanda, durumda veya çatışmada aşık atmaya çalışması adeta devenin hendekten atlamaya çalışması gibi boş; Bu donanmalar ile Mısır Donanması’nın şuan ki halini yalnızca niceliksel bağlamda kıyaslamak ise farazi bir girişim olacaktır. Herhangi savaş durumunda ne kadar savaş aracınız olduğu değil; yerine ne kadar sürede yenisini eklediğiniz, attığınız silahların sizin fabrikalarınızdan çıkıp çıkmadığı ve bu araçları kullanan personelinizin ne denli yetkin olduğu önemlidir.

Hasılı, Mısır Donanması bu coğrafyalarda var olan ancak coğrafya dışı aktörlerce şişirilmiş bir balondur ve her balon gibi bir gün bu balon da ya sönecek ya da patlatılacaktır…

KAYNAKÇA

https://www.defenceturkey.com/tr/icerik/misir-deniz-kuvvetleri-ve-mistral-sinifi-lhd-gemileri-4137

https://en.wikipedia.org/wiki/FREMM_multipurpose_frigate

https://defense.info/uncategorized/2020/05/egypts-third-gowind-class-corvette/

https://www.savunmasanayist.com/misirin-ilk-meko-a200-firkateyni-tamamlanmak-uzere/

https://www.defenceturkey.com/tr/icerik/italyan-deniz-kuvvetlerinin-fremm-sinifi-gemileri-4062

https://www.defenceturk.net/misirin-4uncu-type-209-denizaltisi-suya-indirildi

https://navalnews.net/egypts-navy-modernization-the-growth-of-new-power-in-the-middle-east/

https://maps.southfront.org/egypt-uses-land-based-avenger-air-defense-system-for-its-mistral-helicopter-carriers/

Comment here