Siyasal Bilimler

Enformasyon Toplumunun Gözetim Toplumuna Evrimi ve Gözetim- İktidar İlişkisi

Bu makaleyi 14 dakikada okuyabilirsiniz

Hazırlayan: Ömer Faruk Sandıkçı

Bilişim teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte modernite öncesinde dahi var olan gözetim ve gözetim toplumu kavramı daha net bir şekilde kendini hissettirdi. Orwell ve Huxley, Brave New World (Huxley) ve 1984 (Orwell) romanları ile Foucault, Zygmant Bauman ve David Lyon gibi sosyologlar sistematik gözetim ile bilgi toplumu arasındaki ilişki üzerine eserler ortaya koydular.

Gözetim toplumu çalışmalarındaki en önemli sorulardan biri, gözetim toplumu ile iktidar arasındaki ilişkidir. Enformasyon toplumunun yarattığı yeni olgular, devletlerin ve kurumların insanları izlemesini ve kontrol etmesine farklı bir boyut kazandırmıştır. Bu yazının sorusu ise; “Bilişim teknolojileri ve enformasyon toplumu gözetim toplumuna nasıl hizmet etti ve bunun gözetim ile iktidar arasındaki ilişkiye etkisi neler oldu?” Bu soruya cevap ararken kısaca gözetlemenin ne olduğundan, gözetleme ile iktidar arasındaki ilişkinin uzun bir geçmişi olduğundan, ardından modernite ile birlikte değişen gözetleme anlayışından bahsedeceğiz. Teknolojik gelişmelerin ve bilgisayarların ortaya çıkışının enformasyon toplumu ve gözetleme toplumu üzerindeki etkisini açıklayacağız. Bilgisayarlarla hayatımıza giren “Big Data” kavramından, internetin gelişiminin sinoptikon ve omniptikon’a nasıl evrildiğinden bahsedeceğiz. İktidar-muhalefet ilişkisi, sosyal medyanın neoliberalizm ve haberlerin etkisiyle gözetim alanı haline gelmesinden sonra yazımızda bahsettiğimiz tüm konseptleri kullanarak genel bir çerçeve ile sorumuzun cevabını vereceğiz.

Uğur Dolgun’a göre “Sosyolojik olarak sosyal kontrol, bireylerin ve grupların davranışlarını düzenleyen sosyal süreçleri tanımlamak için kullanılan bir kavramdır.” (Dolgun, 2015) Sosyal bilimler açısından en genel biçimi ile ‘’ sistematik izleme’’ şeklinde tanımlanabilecek gözetim, kişi ya da grupların iletişim ve/veya eylemlerinin sistematik olarak izlenmesini ifade eder. Modernite öncesi gözetim toplumunda tutuklama, kayıt tutma ve baskı teknikleri uygulandı. Buna ek olarak, Bentham’ın ‘’Panoptikon’’ olarak adlandırılan hapishane metaforuna dayanarak yeni bir gözetim toplumu kavramı daha ortaya çıkmıştır. Foucault’nun “Hapishanenin Doğuşu” adlı eseri ile gözetim toplumu, panoptikon ve hapishane gibi kavramlar revize edildi ve Foucault bu alana yeni bir soluk getirdi. Foucault’un görüşleri sonrasında sosyologlar gözetimi ‘’Modernitenin merkezi bir boyutu, kendi başına var olan ve kapitalizme, ulus devlete, hatta bürokrasiye indirgenemeyen bir kurum ‘’ olarak kabul ettiler.

Enformasyon toplumu kavramı iyi bir kavram olarak ortaya çıkmışken, özellikle teknolojinin gelişmesi, istihbarat sistemlerinin değişmesi, uydu sistemlerinin hayatımıza tam anlamıyla girmiş olmasıyla beraber enformasyon veri haline dönüştürüldü. Tüm bunlar enformasyon toplumunun zamanla gözetimi desteklemesine ve gözetim toplumuyla sıkı ilişkiler kurmasına sebep oldu. Enformasyonun ya da toplumun, bilgisayarlar ve/veya bilgisayar ağlarınca kontrol edilmeye başlanması, bir yandan toplumsal iktidarın daha da güçlenmesine yol açarken, diğer yandan da söz konusu iktidar güçleri üzerinde hiçbir söz hakları bulunmayan sıradan insanların paranoyalarını en üst düzeylere taşımıştır.[1]

Bilgisayarların özellikle 70’li yıllarda devlet daireleri tarafından toplanmış verileri eşleştirmek için kullanılması gözetim pratiklerine ayrı bir boyut kazandırdı. 90’lı yıllara gelindiğinde bu eşleştirme teknolojisi iyice yaygınlaştı. FBI Ulusal Suç Bilgi Merkezi’nin veri bankasında, 20 milyon civarında kişisel kaydın bulunduğu ve günde yaklaşık bir milyon işlem gerçekleştirilmesi devlet daireleri tarafından kullanan enformasyonun gözetim toplumuna nasıl hizmet ettiğini gösteriyor.[2]

Enformasyon teknolojilerinin totaliter yapılar tarafından insanları sayılara ve verilere indirgeyebilmek için kullanıldığının düşünülmesi günümüzde çok geçerli bir görüştür. Kişisel bilgisayarların, big datanın ve sosyal medyanın hayatımıza dahil olmasıyla hem enformasyon toplumu hem de gözetim toplumunu bir arada yaşamaya başladık. Microsoft’un ”güvenlik açığı” sorunundan dolayı milyonlarca insanın verisine sahip olması, Facebook’un kişisel verileri ticari amaçla kullanması, Google’ın cihazların mikrofonlarını reklam geliştirme çalışmaları için kullanması, COVID-19 sürecinde devletlerin insanları tam anlamıyla gözetlemesi ve kayıt altına alması enformasyon eliyle gerçekleştirilen gözetime yakın tarihten verebileceğimiz örneklerden sadece birkaçıdır.[3] Kısa bir süre öncesine kadar hayal bile edilemeyecek kadar gelişkin bir ortak alan olarak görülen internet; sunduğu imkanlar yanında, var olan ilişkileri, iktidar yapılarını, eşitsizlikleri sabitleme potansiyeline de sahiptir.

Enformasyon teknolojileri ve enformasyon toplumu internetin ve özellikle de sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle beraber mahremiyet sorununu da gündeme getirmiştir. İnternetin belli bir çerçeve ile sınırlı kalmaması ve uluslararası bir boyuta ulaşması ve küresel bir hale gelmesi de bu mahremiyet endişesini arttıran etkenlerden biri olmuştur.  Burada temel sorunsal, internet üzerinden etkileşimin ulusal sınırları aşarak küreselleşmesiyle birlikte, ‘veri-özneler’ olarak kullanıcılara ait kişisel enformasyonların dünyanın her tarafından izlenip denetim altına alınması ve kullanıcıların elektronik ortamda tümüyle savunmasız kalmalarıdır. Bu mahremiyet sorusunun üzerine Orwell 1984, Huxley Cesur Yeni Dünya romanlarıyla, Byung Chul Han ise Şeffaflık Toplumu adlı eseriyle değinmiştir. Han şeffaflık toplumunun enformasyon teknolojileri ile enformasyon toplumunun bir sonucu olduğunu söylüyor. ‘’Enformasyon, kendi başına, her türlü olumsuzluktan yoksun olduğu ölçüde bir şeffaflık fenomenidir.’’(Han, 2017)

Modernite öncesinde gözetim genellikle aristokrat ve ruhban sınıfın korunması ve salgın hastalıkları(veba) engellemek için kullanılıyordu. Fakat, modernizm ve teknolojinin gelişmesi ile bu durum değişti. Bentham’ın panoptikonu yerini sinoptikona ve son olarak da omniptikona bıraktı. Bunda enformasyon teknolojileri ve enformasyon toplumu ile liberalizm, neoliberalizm ve postmodernizmin etkisi çok önemliydi. Kitle iletişim araçları ile panoptikondaki asimetrik gözetim ortadan kaybolmuş ve ‘’sıradan insanlar’’ da sanatçılar ve devlet adamları gibi birçok tanınmış kişiyi izleyebilme ve gözetleyebilme imkanını bulmuştu. Sosyal medyanın gelişimi ile de enformasyon toplumu gözetim toplumu ile tamamen kompakt bir hal aldı. İktidar günümüzde küresel çapta kontrol sağlarken, denetim işlevini ‘eğlence ve haz’ ile eşleştirmekte ve panoptikondaki görünmezliğinin yanına, omniptikonda bilinmezliğini de ekleyerek varlığını kamufle etmektedir. Panoptikonda, dışarıdan gelen zorlamaya dayalı gözetim; omniptikonda, içten gelen ve görünür olmaktan haz alınan gönüllü gözetime evrilmiştir.[4]

İktidarın her türlü insanı baskı altında tutmak için kullandığı teknolojiler 21. Yüzyıl ile çok daha çeşitlendi bunlardan biri de e-devlet uygulamalarıdır. Malezya, Belçika, Türkiye, Kanada gibi birçok ülkede uygulanan bu sistemle vatandaş devletin karşısında basit bir veri olarak yer alıyor. Foucault’nun biyopolitika olarak adlandırdığı ve ‘’insanın siyasetin öznesi değil nesnesi durumuna dönüşmesi’’ olarak tanımlayabileceğimiz kavram 2000’li yıllarda kendini tamamen gösterdi. Ayrıca enformasyon toplumu muhalif grupların daha rahat gözlemlenebilmesine olanak verdi, 11 eylül saldırılarından sonra 1 Ekim 2001 tarihinde ABD’de çıkartılan yasalar ile 16-45 yaş aralığından 19 müslüman ülke vatandaşı gözetime tabi tutulmuş ve bu kişilerin düzenli olarak ABD kurumlarına durumlarını belirtmek zorunda kalmıştır.[5] Yakın bir tarihte Trump’ın George Floyd için düzenlenen protestolarda etkinlik gösteren ANTIFA örgütünü terörist olarak ilan etmesinden sonra buna benzer bir süreci ANTIFA örgütü de yaşamıştır.[6]

Sonuç olarak, insanlık tarihi kadar eski olan gözetim toplumu kavramı modernite ile beraber sistematik bir hal aldı. Enformasyon teknolojilerinin gelişmesi ve özellikle ikinci dünya savaşından sonra uzay araştırmalarının, uyduların ve kitle iletişim araçlarının hayatımıza tamamen dahil olmasıyla gözetim kavramı değiştiği gibi gözetim toplumu da çokça değişmiştir. Enformasyon toplumuna büyük bir ivme kazandıran internet aynı ivmeyi gözetim toplumuna da kazandırdı. İnternet ile birlikte devletin insanlar üzerindeki gözetimi çok daha kolaylaştı, Microsoft ve Google gibi büyük teknoloji devlerinin ‘’önüne geçilemez güvenlik açıkları’’ ve buradan elde edilen veriler istihbarat servisleri tarafından çokça başvurulan kaynaklar oldu.[7] Neoliberalizm ve enformasyon toplumu işbirliği ile Facebook, Twitter ve İnstagram başta olmak üzere birçok sosyal medya platformu insanlara yeni ihtiyaçlar ve zevkler yarattı. Bundan dolayı da enformasyon teknolojileri herkesin herkesi istediği şekilde gözetleyebilmesine olanak verdi ve enformasyon toplumu gözetim toplumuna hizmet etmeye başladı. Panoptikon gözetim yerini sinoptikon ve omniptikona bıraktı böylece de insanlar kendilerinin gözetlenmesine izin verdiler ve iktidarın gücü ile gözetim toplumunu kabul ettiler. Enformasyon toplumu ile gözetim toplumunun iç içe geçtiği bir dönemde yaşamaktayız ve önümüzdeki süreçte de teknolojinin gelişimiyle gözetim toplumunun kendini daha da etkin bir şekilde hissettireceğini söyleyebiliriz.

 

Dipnotlar:

[1] Uğur Dolgun, ‘’Gözetim Toplumunun Yükselişi: Enformasyon Toplumundan Gözetim Toplumuna’’ Yönetim Bilimleri Dergisi, 1/3, 4.

[2] Uğur Dolgun, ‘’Şeffaf Hapishane Yahut Gözetim Toplumu’’ (İstanbul: Ötüken Neşriyat, 2015), 148.

[3] 20 Minutes, ‘’Facebook : Les Données Personnelles de 267 Millions de Comptes En Vente Sur Le Dark Web Pour 500 Euros’’,  Erişim Tarihi: 9 Aralık 2020

[4] Selin Bitirim Okmeydan, ‘’ Postmodern Kültürde Gözetim Toplumunun Dönüşümü: Panoptikon’dan Sinoptikon ve Omniptikon’a’’, Online Academic Journal of Information Technology, 8/30, 47

[5] Encyclopedia Britannica, ‘’USA Patriot Act’’, Erişim Tarihi: 10 Aralık 2020

[6] The Guardian, ‘’What Is Antifa and Why Is Donald Trump Targeting It’’ Erişim Tarihi: 10 Aralık 2020

[7] Cert-Fr, ‘’Vulnerabilite Dans Microsoft  Windows’’ Erişim Tarihi: 11 Aralık 2020

 

KAYNAKÇA

 

20 Minutes High Tech, Facebook : Les Données Personnelles de 267 Millions de Comptes En Vente Sur Le Dark Web Pour 500 Euros, Erişim Tarihi: 9 Aralık 2020. https://www.20minutes.fr/high-tech/2767279-20200425-facebook-donnees-personnelles-267-millions-comptes-vente-dark-web-500-euros

Britannica, Encyclopedia Britannica, USA Patriot Act Erişim Tarihi: 10 Aralık 2020. https://www.britannica.com/topic/USA-PATRIOT-Act

Cert-Fr, Centre Gouvernemental de veille d’alerte et de reponse aux attaques informatiques, Vulnérabilité dans Microsoft Windows, Erişim Tarihi: 11 Aralık 2020. https://www.cert.ssi.gouv.fr/alerte/CERTFR-2020-ALE-004/

DOLGUN, Uğur ‘’Gözetim Toplumunun Yükselişi: Enformasyon Toplumundan Gözetim Toplumuna’’ Yönetim Bilimleri Dergisi, 1/3. 2004

——————–Şeffaf Hapishane Yahut Gözetim Toplumu, İstanbul: Ötüken Neşriyat, 3. Basım, 2015.

HAN, Byung-Chul, Şeffaflık Toplumu, İstanbul: Metis Yayınları, 5.Basım, 2020.

OKMEYDAN, Selin Bitirim, Postmodern Kültürde Gözetim Toplumunun Dönüşümü: Panoptikon’dan Sinoptikon ve Omniptikon’a, Online Academic Journal of Information Technology, 8/30.

The Guardian, What Is Antifa and Why Is Donald Trump Targeting It, Erişim Tarihi: 10 Aralık 2020.https://www.theguardian.com/world/2020/jun/06/what-is-antifa-trump-terrorist-designation

Comment here