Siyasal Bilimler

Dünden Bugüne Karabağ

Bu makaleyi 9 dakikada okuyabilirsiniz

Hazırlayan: Ayşegül Akdere

Dağlık Karabağ bölgesinde son günlerde yaşanan gelişmeleri idrak edebilmek için öncelikle bölgenin siyasi tarihini ve coğrafi özelliklerini incelemek gerekir. Karabağ, Kafkas dağlarının güney doğusunda yer alan bölgenin adıdır. Karabağ Bölgesi ile eski Dağlık Karabağ Vilayeti’nin karıştırılmaması gerekir ki, bahse konu olan Karabağ eski Karabağ Vilayeti’nin 4’te 1’i kadar alanını kapsamaktadır. Ekonomik açıdan çok verimli olmayan bölge jeopolitik konumu dolayısıyla büyük önem arz etmektedir. İran ve Ermenistan arasında, ikisinin de kontrol edilebileceği bir noktada bulunması hasebiyle Rusya bölge topraklarına göz dikmiştir. Rusya’nın yüzlerce yıllık emeli, projesi olan sıcak denizlere inmek kapsamında bölgeye 18. yy başlarından itibaren farklı milletler göç ettirilmiş, Rusya’nın kendi içinde sağlamaya çalıştığı denge ve iskan politikası zamanla tüm dünyayı saracak hale gelmiştir.(1)

Bölgenin kaynaklardaki ismi “Artsak” olarak geçmektedir. Artsak, “art: dağlık arazi, yükseklik” ve “sak: bir Türk kavminin ismi” (Saka Türkleri) kelimelerinden meydana gelmiş olup Karabağ ve Dağlık isimleri de aynı şekilde Türkçe kökenli kelimelerdir. (2) Matthew Bogdanski, Coğrafi Adlar Lugati’nde bölgeden “kara yapraklı bağlar ülkesi” olarak bahsetmektedir. (3)

Bölgede M.Ö. 4. yüzyılda 26 farklı kavmin bir arada yaşadığı kaynaklarda geçmektedir. Bir görüşe göre, bölgeye 7. yüzyıldan sonra göç eden Ermeniler’in Avrupa kökenli oldukları ve safkan olmadıkları bilinmektedir. Balkanlar’dan Roma Devleti tarafından getirilen Ermeniler İran’dan gelen saldırılara karşı tampon görevi görmesi için buraya göç ettirilmiştir.

Hz. Ömer döneminde Azerbaycan’a yapılan fetih hareketleri sonucu bölgede İslamiyet benimsenmiştir. Fakat iç ve kuzey kesimlerde bulunan dağlık bölgelerde gayrimüslimler yaşamaya devam etmiştir. Gayrimüslimlerin yaşadığı bir diğer bölge ise Karabağ olmuştur. Ermenilerin hileleri sonucunda Alban Kilisesi Ermeni Kilisesi’ne bağlanmıştır. Alban Kilisesi’nin Ermeni Kilisesi’ne bağlanması Ermenilerin bölgeyi kendilerine aitmiş gibi göstermesine yardımcı olmuştur, hatta bazı Arap tarih kaynaklarında bölge Ermeni bölgesi olarak gösterilmiştir. Belazuri Fütuh’u-l Büldan adlı eserinde bölgeden 4. İrmeniye toprağı olarak bahsetmiştir. Ermeni tarihçiler de bunu kendi iddialarını kanıtlamak için kullanmıştır. (4)

Ermenilerin siyasi oyunları ve Ermeni Kilisesi’nin baskıları sonucu Hristiyan Dağlık Karabağ ahalisi, 8. yüzyıldan başlayarak 10. yüzyılın sonlarına kadar tam anlamıyla medeni ve ideolojik asimilasyona uğramış, zamanla Ermeni dilini ve kültürünü benimsemiş ve “Grigoryanlaşma”ya yüz tutmuştur (5)

Ermenilerin bölgeye göç ettirildiği tarihe kadar Kafkas, İran ve Türk asıllı kavimler bir arada yaşıyordu. 16. ve 17. Yüzyıllarda bölgede çoğunlukla Türk ve Müslüman nüfusun yaşadığını görüyoruz. Daha önce de belirttiğimiz üzere bölgeye Ruslar tarafından 18. yüzyıl başlarında İran ve Anadolu’dan getirilen Ermeniler ilerleyen süreçte nüfus dağılımı içerisinde büyük çoğunluk haline gelmişlerdir. Bahse konu olan bugünkü Karabağ toprakları 19. yüzyılın son çeyreğinde Ruslar tarafından büyük ölçüde kontrol edilmeye başlanmıştır. (6)

Rusya’nın bölgede bir Ermeni Devleti kurma ideali bu süreçten sonra tecessüm etmiştir. Burada bir parantez olarak bölgede var olan bir Türkî devlet Rusya’nın amaçları ile çatışacağından özelde Karabağ genelde tüm Kafkasya ve Azerbaycan toprağını “Türksüzleştirmek” ve “İslamsızlaştırmak” Rusya’nın temel gayesidir.

Ermenistan bölgede çoğunluk olduğunu iddia ederek hak talebinde bulunuyor ve yine Ruslar tarafından destekleniyordu. Rusların desteğini her daim arkalarına alan Ermeniler 1830, 1905, 1918 ve 1920 yıllarında bölgenin denetimini ele geçirmek amacıyla saldırılar düzenlemiştir. (7)  1918 yılında Azerbaycan’ın kuruluşu ile birlikte Karabağ Azerbaycan topraklarına katılmıştır. Bölgenin Azerbaycan’a katılması akabinde Karabağ’da ve çevresinde yaşanan kanlı olaylar mütemadiyen devam etmiştir. 26 Şubat 1992’ye gelindiğinde ise en üst seviyeye ulaşmıştır. Ermeni çeteleri tarafından düzenlenen saldırıda, önce kasaba abluka altına alınmış daha sonra doğu yönünden Ağdam Kasabası’na ulaşmak isteyen siviller yolda katledilmiştir. Uluslararası arenada da, BM tarafından da katliam olarak kabul edilen Hocalı Soykırımı dolayısıyla Ermenistan’a bir bedel ödetilmemiştir.

Bir alıntıyla devam edelim. Sinan Demirtürk, MPE için verdiği söyleşide şöyle bahsediyor: “Ermeniler ne istiyor? Ermeniler toprak talep ediyor. Nerede? Kafkasya’da, Karabağ’da Anadolu’da toprak talep ediyorlar. Yani Türklerin yaşamış olduğu coğrafyalarda kendilerine müstakil bir Büyük Ermenistan inşasını arzu ediyorlar. İşte bu tanınma talepleri için, dünden bugüne, tarih boyunca terör faaliyetlerini yürürlükte tutuyorlar. İşte o yüzden Hocalı ‘da yaşanmış olan büyük soykırımın şiddeti, Hocalı ‘da yaşanmış olan büyük soykırımın kadınları, çocukları, yaşlıları, bebekleri yani silahsız unsurları hedef alan tarafı büyük ölçüde Ermenistan ve Ermeni terör örgütlerinin Müslümanları korkutma ve yıldırma politikasının bir ürünüdür.”

Günümüze gelindiğinde, 20 yılı aşkın süredir Ermenistan tarafından topraklarının %20’si gasp edilen Azerbaycan 27 Eylül’de bir geri püskürtme yapmıştır. Topraklarının bir kısmını işgalden kurtarmıştır fakat tamamını alana kadar da durmayacağını ifade etmiştir. Türkiye, Pakistan ve Afganistan Azerbaycan’ın yanında olduğunu ilan etmiş, her türlü desteğe de açık olduğunu belirtmiştir. Şu ana kadar 44 köy işgalden kurtarılmıştır. Ermeniler 11 Ekim tarihinde yeniden savaş hukukunu ihlal ederek sivillere saldırmış, Gence’ye füzeyle saldırı düzenleyerek Azerbaycan vatandaşlarını katletmiştir.

Özetle, Karabağ kuruluşundan itibaren farklı milletlere ev sahipliği yapmıştır. 18. yüzyıl başlarına kadar bölgede çoğunluk olarak yaşayan Rusların Kafkasya’nın kontrolünü ele geçirmek amacıyla yaptığı göç politikaları sonucunda Azerbaycan Türkleri Ermeniler karşısında azınlık durumuna düşmüştür. Bu tarihten sonra bölgede çatışmalar şiddetle devam etmiştir. Bölgede hakimiyet sağlayan Ermenistan önce Azerbaycan topraklarını gasp etmiş sonrasında katliamlarla yerini sağlamlaştırmıştır.

Allah-u Alem, gavurun ödeyeceği bedel ahirettedir.

KAYNAKÇA

  1. Emine Vildan Özyılmaz, Geçmişten Günümüze Dağlık Karabağ
  2. Canberk Şengül, Geçmişten Bugüne Dağlık Karabağ: “Fırtına Sonrası Sessizlik”

(http://sahipkiran.org/2018/12/20/daglik-karabag/#:~:text=16%20ve%2018.%20y%C3%BCzy%C4%B1llarda%20Osmanl%C4%B1,Karaba%C4%9F%20Hanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20%C3%BCzerinde%20h%C3%A2kimiyet%20kurmu%C5%9Ftur)

  1. Araz Aslanlı, Karabağ Sorunu ve Türkiye Ermenistan İlişkileri, Berikan Yayınevi
  2. Osman Nuri Aras, Karabağ Savaşı: Siyasi, Hukuki, Ekonomik Analiz, syf. 11
  3. Osman Nuri Aras, Karabağ Savaşı: Siyasi, Hukuki, Ekonomik Analiz, syf. 18
  4. Sinan Demirtürk, Tarihi Süreç İçerisinde Karabağ Meselesi, Söyleşi, Milli Politikalar Enstitüsü,
  5. Osman Nuri Aras, Karabağ Savaşı: Siyasi, Hukuki, Ekonomik Analiz, syf. 11

İLERİ OKUMA:

Karabağ’daki Hocalı Soykırımının Tarihi Arka Planı, İsmail ÖZÇELİK,

Dağlık Karabağ Sorununda Yeni Süreç ve Gelişmeler, Dr. Afgan Valiyev

(http://sahipkiran.org/2020/10/13/daglik-karabag-sorununda-yeni-surec-ve-gelismeler/)

Comment here