Siyasal Bilimler

Akıllı Güç (Smart Power)

Bu makaleyi 7 dakikada okuyabilirsiniz

Hazırlayan: Kürşat Mücahit Topcugil

Akıllı Güç (Smart Power) uluslararası ilişkilerde sert gücün ve yumuşak gücün bir arada kullanılması veya başka bir deyişle güçlerin yerine göre kullanılmasıdır. İzahatı daha iyi kavrayabilmek adına “Sert Güç” ve “Yumuşak Güç” kavramlarına kısaca bakalım.

Sert Güç (Hard Power), bildiğimiz askeri güçten başka bir şey değildir. Yumuşak Güç (Soft Power) ise bir kişi ya da topluluk üzerinde sert güç kullanmadan -askeri veya ekonomik yaptırım uygulamadan- istediğini  yaptırabilme işidir. Sert güçte kuvvet kullanılırken yumuşak güçte işi yapan kendi rızasıyla yapmaktadır. Yani yumuşak güç, uygulayan tarafın cazibesi ve popülaritesiyle kendini beğendirmesi ve yaptırmak istediği işi karşı tarafa rıza ile yaptırmasıdır. Üstelik yumuşak gücün bir diğer avantajı da maliyetinin sert güce oranla kat kat daha az olmasıdır.

Sert ve yumuşak güç kavramlarını iç içe geçmiş kavramlar olarak nitelendiren Nye, yumuşak güç ve sert güç kavramlarının yanı sıra, ABD eski başkanlarından Clinton’un 2009 yılında yaptığı konuşmada bu iki kavramla ilişikli başka bir kavramdan, “akıllı güç” kavramından söz etmektedir. Nye (2011) “akıllı güç” kavramını, “dayatma ve ödetmeye odaklı ‘sert güç’ ile ikna etme ve cezbetmeye dayalı ‘yumuşak gücün’ bir alaşımı” olarak tanımlamaktadır. Kısacası akıllı güç, hedefleri elde etmek için hem sert hem de yumuşak güç ile oluşturulan bütüncül bir strateji geliştirmek anlamına gelmektedir. Güçlü bir askeri yapının önemini göz ardı etmeden bir ülkenin nüfuzunu yaymak ve attığı adımlara meşruiyet kazandırmak için ittifaklar, ortaklıklar ve benzeri girişimlere yatırımlar yapmayı öngören bir stratejidir. Akıllı güç uluslararası ilişkilerde her bir durum için en uygun enstrüman (diplomatik, ekonomik, askeri, politik, hukuki, kültürel değer ve araçlar) ya da bunların kombinasyonunu kullanmayı öngörür.

2006 yılında ABD’nin düşünce üretim merkezi CSIS’de (Center for Strategic and International Studies) ‘Tarafsız Akıllı Güç Komisyonu’ (Comission on Smart Power) kurulmuş ve bu komisyon ‘Daha Akıllı, Daha Güvenli Amerika’ (A Smarter More Secure America) adlı bir rapor hazırlamıştır. Komisyon üyelerinden Richard L. Armitage, Joseph S. Nye, The Washington Post’a yazdıkları makalede akıllı gücü ve buna olan ihtiyacı şöyle ifade etmişlerdir:

“Değişen dünyada, ABD küresel iyiliğe yatırım yaparak -yani insanların ve hükümetlerin istediği fakat Amerikan liderliğinin yokluğunda elde edemediği şeyleri sunarak daha akıllı bir güce dönüşmeli. Askeri ve ekonomik gücü yumuşak güce yapılan daha fazla yatırımla tamamlayarak, Washington küresel meydan okumaların ele alınacağı çerçeveyi inşa edebilir. Biz buna ‘akıllı güç’ diyoruz.” (Richard L. Armitage- Joseph S. Nye Jr. (The Washıngton Post) 11 Eylül Travmasından Çıkma Zamanı, Radikal 10.12. 2007.)

Akıllı güç stratejisinin ana varsayımı, ‘öldürülen düşman sayısı değil’, kazanılan ortaklar, müttefikler ve dostlar sayısıdır. Etrafa korku ve öfke değil umut, heyecan ve iyimserlik yayılmalıdır. Bunun için Yumuşak gücün zenginleştirilmesi, çeşitlendirilmesi ve cazip hale getirilmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda ülkeler dış politikalarında çeşitli hamleler atmaktadır.

Avrupa Birliği bu doğrultuda liberal demokrasi ve insan hakları gibi değerler çerçevesinde uluslararası politikada evrensel normlar oluşturmaya çabalamaktadır. AB gerek oluşturduğu normlar gerek dünyanın en önemli pazarlarından biri olması gerek refah seviyesi bakımından insanlar için cazibeli bir hale gelmişti. Avrupa kültürü ve modası insanların ilgi odağı halindeydi.  Ancak yaşanan Pandemi insanların Avrupa Birliği’ne bakış açısını ne ölçüde etkileyecek bunu salgından sonra göreceğiz. Türkiye’nin İtalya ve İspanya’ya bu süreçte yardım göndermesi de yumuşak güçtür. (Bu konuyu sonraki yazılarımızda daha kapsamlı bir şekilde incelemeye çalışacağız.)

Ülkemizin yeri geldiğinde sert güçle asker çıkartması (Libya örneği) yeri geldiğinde bölgesel yatırımları ise akıllı gücün birer örneğidir. Türkiye’nin en önemli yumuşak güç unsurları ise TİKA, YTB, Yunus Emre Enstitüsü gibi kurumlar başta olmak üzere bir nevi yurtdışında Türkiye adına yapılan birçok hayırdır. Elbette ki cihanda hoşgörü timsali olan, sömürgecilik yapmayan Osmanlı İmparatorluğu’nun –ki döneminde bu hoşgörüsünün Osmanlı’nın en büyük yumuşak gücü olduğunu söylememizde bir sakınca olmayacağı düşüncesindeyim– varisi olan Türkiye Cumhuriyeti hem gönül coğrafyamıza el uzatıp hayır işlemekte hem de o yörelerde cazibe toplayarak bir yumuşak güç uygulamaktadır.

Günümüzde önemli bir güç yöntemi olan akıllı gücü (smart power) size anlatmaya çalıştık. İlerleyen zaman zarfında anlattıklarımızla oluşturduğumuz bu temelin üstüne daha detaylı incelemelerde bulunacağız.

Comment here