Ramazan

Temaşa Sohbetleri: Gérard de Nerval ve Karagöz

Bu makaleyi 6 dakikada okuyabilirsiniz

Hazırlayan: Oğuzhan Murat Öztürk

Meşhur yazarlar ve seyyahların Karagöz gözlemleriyle alakalı yazı dizimize meşhur Fransız yazar Gérard de Nerval ile devam ediyoruz. 1 Ocak 1843 tarihinde Marsilya’dan yola çıkan Nerval Malta, Mısır ve Suriye’nin ardından soluğu Türk başkenti İstanbul’da almıştı. Pek çok Türk şair ve yazarlarına ilham olacak kadar maharetli bir kaleme sahip olan Nerval’in Doğu’da Seyahati 1851 yılında yayımlanmıştı.

Aynı diğerleri gibi Doğu’ya seyahat eden Batılı seyyahların Doğu’yu biraz da oryantalist bir bakış açısıyla değerlendirdikleri gözden kaçırılmamalıdır. Ekrem Işın’ın bu konuyla alakalı tespitini hatırlatmakta yarar var:

Aralarında coğrafyacı, arkeolog, dilbilimci, mimar, botanikçi ve din adamlarının da bulunduğu kalabalık bir meslek grubu, 18. yüzyıl sonundan 19. yüzyıl ortalarına kadar Doğu coğrafyasında seyahat etmiştir. James Dallaway, Richard Chandler, Jean Baptiste Le Chevalier, William Turner, Antoine Laurent Castellan, Thomas Walsh, Charles Texier, John Bramsen ve Charles Fellows gibi seyahat tarihine geçmiş pek çok ünlü isim, Doğu bilmecesini çözmek için farklı noktalardan hareket edip sonuçta Avrupa merkezli düşüncenin çarpıttığı geniş bir imge repertuarı kurmuşlardır.[1]

Nerval’in Karagöz yorumlarına geçmeden Ekrem Işın’ın Nerval’in Karagözle alakalı görüşlerini de uyarı mahiyetinde gözden geçirmek gerekiyor:

Gündelik hayatın haritası üzerinde gezinmeyi seven Nerval, tıpkı Kahire’de yaptığı gibi İstanbul kahvehanelerine uğramayı da ihmal etmez. Bu mekânlarda Karagöz ve meddaha tanıklık etmiş, seyahatnamesinin uzunca bir bölümünü bu seyirlik oyunların metinlerine ayırmıştır. Karagöz’ün cinsel temalar üzerine kurulu toplum eleştirisi dikkatinden kaçmaz. Ancak kitabına aldığı hikâyeleri, sonradan kendi hayalgücüyle çarpıttığı, eklemeler yaparak aslından farklı bir metin kurguladığı açıktır. 2

Nerval’in Karagöz’le ilk düşünceleri şu şekildeydi:

(…)Karagöz, dini bayramlarda oynatılıyordu ancak, bir efsane ve çok önemli bir simgeydi.

(…) Bu oyuncaklar arasında, Fransızların ününü bildikleri ve Karagöz denilen o garip kukla, her yanda göze çarpar. Bu densiz suretin, gençlerin eline verilmesi inanılmaz bir şeydir. Oysa, bir anne ya da babanın, çocuklarına çoğunlukla verdiği hediye de budur. Doğu’da, eğitim ve ahlak konusunda, bizdekinden farklı fikirler geçerlidir. Orada, bizim yatıştırmak istediğimiz cinsel duygular, geliştirilmeye çalışılır.

Seraskerlik meydanına gelmiştim: Önünde büyük bir kalabalığın toplandığı bir Çin gölge tiyatrosunun kapısına, parlak bir ilân asılıydı ve üzerine şu okunuyordu: KARAGÖZ, iffet kurbanı!

Karagözü bilenler için, “iffet” kelimesinin onunla yan yana gelmesi, korkunç bir karşıtlıktı… “İffet” ve “kurban” kelimeleri, onun adının altında bir araya gelmiş oldukları için korkup haykırıyorlardı herhalde.3

Görüldüğü gibi Batılı seyyahların Karagöz’le alakalı intibaları Karagöz’ün müstehcenliği noktasında ortaklaşıyor. Bununla alakalı Sabri Esat Siyavuşgil ve Selim Nüzhet Gerçek’in cevaplarını bir başka yazıda aktaracağız. Şimdi Nerval’in Karagöz’le alakalı bir diğer tespitine yer verelim. Nerval Karagöz’ün bir tür halk sözcüsü ve muhalefet remzi olduğunu şu şekilde ifade ediyor:

Günümüzün oyunlarında ise, Karagöz hemen her zaman muhalefet arasında yer alır. Ya sağduyusuyla ikinci dereceden resmi makamların yaptıklarını eleştiren bir halk adamı ya da alaycı burjuvadır. Polisin gün batımından sonra sokağa fenersiz çıkmayı ilk kez yasakladığı dönemde, Karagöz’ün, iktidarla alay etmek amacıyla, talimatta içinde mum bulunması gerektiği belirtilmediği için, acayip bir fenerle ortaya çıktığı görülüyordu… Kavaslarca tutuklanıp gözleminin doğruluğu ortaya çıkınca salıverilen Karagöz, bu kez de içine mum konulmuş, ama yakılmamış bir fener kullanmıştı. Bu şaklabanlık, bizim halk hikâyelerinde Jean de Calais’ye atfedilen komikliklerden farksızdır ve bu da bütün halkların birbirinin aynı olduğunu gösterir. Karagöz dobra dobra konuşur; kazığa, kılıca, ipe meydan okur.4

[1] Gérard de Nerval. Doğu’da Seyahat, YKY, Çev. Selahattin Hilav. s. 35.

2 Gérard de Nerval. Doğu’da Seyahat, YKY, Çev. Selahattin Hilav. s. 35.

3 Gérard de Nerval. Doğu’da Seyahat, YKY, Çev. Selahattin Hilav. s. 1040.

4 Gérard de Nerval. Doğu’da Seyahat, YKY, Çev. Selahattin Hilav. s. 1056.

Comment here