Osmanlı

Osmanlı Modernleşmesine Basının Etkisi

Bu makaleyi 14 dakikada okuyabilirsiniz

Hazırlayan: Ömer Faruk Sandıkçı

Osmanlı’da 19.yüzyıl sonunda 3. Selim devri ile başlayan modernleşme hareketleri 2. Mahmut’un tahta çıkmasıyla büyük bir ivme kazanmıştır. 2. Mahmut döneminde Osmanlı Milleti’nin eşit olduğu birçok kez tekrarlanmış ve bu dönemde çıkartılmaya başlanan yayınlarda Osmanlılık kavramı defalarca tekrarlanmıştır. Osmanlı’daki ilk basın yayın faaliyetleri devlet eliyle veya devletin fonladığı kişiler tarafından gerçekleştirildiği için ilk yayınlar resmi haberleri vermekten öteye pek geçememiştir. Fakat 19.yüzyılın ikinci yarısından itibaren Avrupa’ya eğitim görmeye giden Osmanlı gençleri Avrupa’da tanıştıkları hürriyet, eşitlik, özgürlük ve millet gibi kavramları Osmanlı ülkesine taşımışlar ve bu fikirleri çıkartmış oldukları süreli yayınlarında dile getirmişlerdir. Bu aydınların bu fikirleri yansıtması sonucunda Osmanlı’da Meşrutiyet hareketi imparatorluğun son 50 senesini yakından alakadar etmiş ve 1876 yılında 1. Meşrutiyet, 1908 yılında ise 2. Meşrutiyet ilan edilmiştir. Meşrutiyet ile beraber halk dolaylı yoldan yönetime katılmayı öğrenmiş ve bu daha sonraları kurulacak olan Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik yapısı için bir ön hazırlık olmuştur.

Şinasi ve Agah Efendi tarafından çıkartılan Tercüman-ı Ahval gazetesi Osmanlı’da yeni bir dönemin başlangıcı olmuş ve ilk kez fikir gazeteciliği uygulanmıştır. Ceridei Havadis ve Takvimi Vekayi’de sadece haberlere ve resmi açıklamalara yer verilirken Tercüman-ı Ahval ile bu değişmiş ve Osmanlı’da aydınların fikirlerini dile getirebileceği bir gazete ortaya çıkmıştır. Bu gazete aracılığıyla fikirler yüzyılı olarak adlandırabileceğimiz 19.yüzyılda Osmanlılar birçok fikirle tanışmış ve tanışmış oldukları fikirleri halka aktarabilmiştir.

Çıkartılan gazeteler ve dergiler Osmanlı imparatorluğunda daha önce olmayan veya bu kadar yaygınlaşmış olmayan fikirleri ve kültürleri ortaya çıkarttı. 1866 yılında çıkmaya başlayan ve ilk resimli gazete olma özelliğini taşıyan Ayine-i Vatan gazetesi ile Müslüman tebaa’nın İslam’da hoşgörüyle karşılanmayan resime karşı tutumu değişmiştir. Ayrıca o güne kadar bir eğlence faktörü olarak karşımıza çıkan mizah, 1870 yılında Teodor Kasap’ın çıkarttığı Diyojen dergisi ile bir eleştiri enstrümanı olarak da kullanılmaya başlanmıştır. Kısacası Ayine-i Vatan gazetesi ile Osmanlı’daki Müslümanların günlük hayatta pek karşılaşmadıkları resim ile amiyane tabirle haşır neşir olmaları ve resime normal yaklaşmaları sağlanmıştır. Diyojen dergisi ile de mizah bir eleştiri enstrümanı olarak kullanılmıştır. Ayrıca birçok gazete ve dergide kullanılan resimlerde kadınlar ve erkekler ‘’Klasik Osmanlı’’ imajına sahip değildir, bunun tam tersine kadınlar ve erkekler batılı tarzda giyimleriyle yan yana resmedilmiştir. Modern tarzda resmedilen Osmanlılar bu görüntülere alışmışlardır, imparatorluğun son yıllarında insanların kılık, kıyafetleri ve yaşam tarzları basında resmedilene yakın bir hal almıştır.

19.yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı’daki süreli yayın faaliyetleri artmış ve bu yayınlarda Osmanlı’nın modernleşmesine katkı sağlayan birçok edebi eser tefrika edilmiştir. Ayrıca Devir gazetesinde sadrazam Mithat Paşa’ya karşı yazdığı 25 Ağustos 1872 tarihli yazsısında “Ey veziriazam, biz terakki isteriz, bizi okut, sanat öğret, zengin et, hür et. Okul yap; eger okumazsak kabahat bizim. Sen fabrikalar, örnek çiftlikler yap; işletmezsek kabahat bizim. Sen bize hürriyet ver, kötüye kullanırsak kabahat bizim” sarfettiği bu cümlelerden sonra gazete kapatılmıştı. ‘’Yazı makinesi’’ olarak adlandırılan Ahmet Mithat Efendi birçok batılı eserin çevirisini yaptığı gibi kendi romanlarını, hikayelerini ve mektuplarını basın yoluyla yayınlamıştır. Ayrıca Ahmet Mithat Efendi Osmanlı toplumunda pek karşılaşılmayan eleştirinin(tenkid) nasıl olmasıyla ilgili birçok bakış açısıyla ele almıştır ve modernite için önemli olan eleştiri kültürünün gelişmesine katkıda bulunmuştur. ‘’Ey kari, ey karie’’(Ey okuyucu) diyerek okuyuculara seslenmiştir, basını takip eden kesimin ve okuyucuların artmasıyla birlikte kullanılan dilin de sadeleştirilmesi amaçlanmıştır tanzimat döneminde nispeten dil sadeleşse de bunda pek başarılı olunamamıştır. Fakat tanzimat aydınlarının bu çabası ve oluşturdukları altyapı sayesinde 20.yüzyıl başlarından itibaren ve özellikle de 2. Meşrutiyetin ilanından sonra basının ve edebiyatın dili sadeleşmiştir doğal olarak halkın da dili sadeleşmiştir. Dilde sadeleşme tam anlamıyla Cumhuriyet’in ilk çeyreğinde tamamlanabilmiştir. Diğer yandan Şinasi’nin oyunları, Ahmet Mithat Efendi’nin hikayeleri, Moliere’den yapılan çeviriler ve batılı tarzdaki eserler Osmanlıların Batı edebiyatıyla tanışmasına vesile olmuştur. Gazete ve dergilerde yayınlanan bu eserlerden bazıları toplumsal hareketlere de sebep olmuştur. Bunlardan en çok ses getireni ise Namık Kemal’in ‘’Vatan Yahut Silistre’’ adlı tiyatro eseri olmuştur. Bu eserin ilk önce tefrikası sonrasında ise sahnelenmesiyle halk sokaklara dökülmüştür.

Namık Kemal, Ziya Paşa ve Ahmet Mithat Efendi başta olmak üzere birçok aydın yazdıkları, çevirdikleri ve tefrika ettikleri tarih, dil, coğrafya ve hukuk kitapları ile Osmanlıların sosyal bilimler alanında gelişiminde büyük rol oynamıştır. Mizancı Murat, Ali Suavi ve Şemseddin Sami sosyal bilimlerin gelişiminde ve bilimsel bilgi aktarımında katkıda bulunan diğer gazeteci aydınlardır.

II.Abdülhamit’in meclisi kapatması ve meşrutiyeti ortadan kaldırmasıyla Osmanlı modernleşmesi aslında kolektif bir biçimde basın yayın yoluyla elde ettiği büyük bir kazanımı kaybetmiştir. Ayrıca istibdat olarak adlandırılan ve 30 yıldan fazla süren bu süreçte basın ve yayın faaliyetleri aksamış, sansür ve gazete kapatma olayları daha da çok yaşanmıştır. İmparatorluk sınırları içerisinde özgürce konuşup yazamayan Osmanlı aydınları eğitim görmüş oldukları Avrupa’ya tekrar dönmüş Londra, Paris, Cenevre gibi büyük merkezler Osmanlı sürgün basınını ortaya çıkartmıştır. Bu basınlar ile birlikte aslında Osmanlı Batı dünyasına daha da çok yakınlaşmış ve aydınlar batıda ortaya çıkan fikirleri daha çok benimsemişlerdir. Sürgün edebiyatının batılılaşmada oynadığı önemli rol 20.yüzyıl başındaki toplumsal hareketlerde kendini göstermiştir.

II. Abdülhamit devrinde modernleştirilen birçok okulun ve basının etkisiyle özgürlük, gelişme ve milliyet kavramları Osmanlı’da daha da çok konuşulur olmuştur. 2. Meşrutiyet’e kadar can çekişen Osmanlı basınında gerçekleşen ve önemli olan faaliyetlerin başında edebiyat, kadın ve çocuk dergilerinin çıkartılmasını söyleyebiliriz. Tevfik Fikret’in çocuklar için yazdığı şiirler istibdat döneminin ‘’kazanımlarından’’ biri olan Serveti Fünun dergisi sayesinde gerçekleşen ilklerden biridir. Birçok aydın ve basın mensubu istibdattan korktuğu için sansür ve kapatma olaylarının daha az görüldüğü sanat, çocuk ve kadın yayınlarına yönelmiştir. Osmanlı modernleşmesinden, o güne kadar birçok toplumsal olaydan uzakta tutulmaya çalışılan kadınlar da faydalanmış ve Osmanlı modernleşmesine katkıda bulunmuşlardır.

Ayrıca istibdat döneminde çıkartılan gazete ve dergilerde batı dünyasından alınan edebi akımların uygulandığı modern tarzda eserler çıkmıştır. Mehmet Rauf’un Eylül’ü, Recaizade Mahmut Ekrem’in Araba Sevdası, Nabizade Nazım’ın Karabibik ve Zehra eserleri modern edebiyatın Osmanlı’daki ilk örnekleri olmuş bu sayede Osmanlılar natüralizm, realizm gibi akımlarla tanışmış ve modern edebiyat daha da fazla gelişmiştir.

II. Abdülhamit’in saltanatının son yıllarına doğru Osmanlı’da birçok gazete el altından dahi olsa çıkartılmış ve 2. Meşrutiyet’in ilanı ile birlikte insanlar matbaaların önünde gazetelerini alabilmek için sıralar oluşturmuşlardır. 2. Meşrutiyet’in ilanından kısa bir süre sonra birçok fikri savunan dergi ve gazete çıkartılmaya başlanmıştır. Fikri gazetecilik bu dönemde tekrar büyük önem kazanmıştır. ‘’Gave’’ gibi sosyalist yayınlar, Sebilürreşat gibi İslamcı yayınlar, Türk Yurdu ve Yeni Mecmua gibi Türkçü yayınlar çıkartılmış, birçok fikir Osmanlı toplumunda yayılmaya ve benimsenmeye başlanmıştır. Osmanlı toplumu birçok farklı siyasi parti ve siyasi fikirle bu gazeteler yoluyla tanışmıştır. Bu gazeteler sayesinde modern fikirlerin halk tabanınca algılanıp yorumlanması sağlanmıştır.

II. Meşrutiyet ardından basına olan talep artmış ve Osmanlı basını ekonomik olarak rahat günler yaşamıştır. Bu rahatlama ile birlikte Osmanlı Telgraf Ajansı kurulmuş ve Avrupalı ajansların tekeline son verilmiştir böylelikle haber içeriği ve gazetecilik tekniği bakımından büyük ilerleme kaydedilmiş, ‘özgür ve kaliteli basın’ birazcık da olsa kendini hissettirmiştir. Osmanlı modernleşmesine katkıda bulunan ve 2. Meşrutiyet ardından çıkartılan süreli yayınlardan Türkçü cenaha ait olanlar Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasından sonra kurulan Türkiye Cumhuriyeti modernleşmesi için de büyük önem teşkil etmiştir. Türk Yurdu, Yeni Mecmua ve Tanin yayınları hem Osmanlı hem de Türkiye Cumhuriyeti modernleşmesinde etkin rol oynayan yayınlara örnek olarak gösterilebilir.

Sonuç olarak Osmanlı modernleşmesi devlet eliyle başlatılmış ancak modernleşmenin halk tabanına yayılabilmesi basın ve yayın sayesinde olmuştur. Devlet kendi kurumlarını batılılaştırma veya modernleştirme yoluna giderken halk tabanında böyle bir modernleşme görülemiyordu. İlk başlarda resmi açıklamalar ve haberler vermekle yetinen Osmanlı basını yıllar içerisinde fikir alışverişi yapılan, sanatsal tartışmaları içerisinde barındıran, kadınlara ve çocuklara özel olarak ek çıkartabilen mizah ve eleştiri kültürünün oluşmasına katkıda bulunabilen, resimler ve karikatürler ile görsel algıyı değiştirebilen ve halkı sekülerlikle tanıştıran en önemli enstrüman olmuştur. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda Osmanlı’daki basın ve yayın faaliyetleri Osmanlı modernleşmesinin aydınlar tarafından halk tabanına yayılabilmesini sağlamıştır.

 

 

 

KAYNAKÇA

 

GEORGEON, Françoise, ŞENİ, Nora, ‘’Istanbul Dans La Presse Satirique Ottomane’’, Presse Turque et Presse de Turquie, haz: Nathalie Clayer, Alexandre Popovic, Thiery Zarcone, Paris, IFEA Edition, 1. Basım, 1992.

 

KOLOĞLU, Orhan, ‘’Osmanlı Basını: İçeriği ve Rejimi’’, Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Türkiye Ansiklopedisi, Cilt:1, s. 68-93, İstanbul, İletişim Yayınları, 1985.

 

VARLIK, Bülent, ‘’ Tanzimat Dergileri’’, Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Türkiye Ansiklopedisi, Cilt:1, s. 112-132, İstanbul, İletişim Yayınları, 1985.

 

KIZILCA, Gül, ‘’ Osmanlı/Türk Basın Tarihi Yazımı Üzerine Eleştirel Bir Değerlendirme’’, İlef dergisi, 3/1.

 

DOĞANER, Yasemin, ‘’ Hürriyet Ve Modernleşme Enstrümanı Olarak Osmanlı’da Basın’’, Edebiyat Fakültesi Dergisi, 29/1.

 

SAVAŞ, Ali Rıza, ‘’ Osmanlı Modernleşmesi ve Basın: Din ile Geleneğe Etkisi’’, Bitlis Eren University Social Science Journal, 9/1.

 

ÇILGIN SINAR, Alev, ‘’Vatan Yahut Silistre’de Vatan Kavramı’’, Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, 6/9.

 

 

Comment here