Ortaçağ

Timurlular’da Tarih Yazıcılığı -I

Bu makaleyi 11 dakikada okuyabilirsiniz

Hazırlayan: Hatice Ersoy

Timurlu devletinin kuruluşundan itibaren başta edebiyat ve tarih yazıcılığının gelişme kaydettiği görülmektedir. Şair, edip ve âlimleri himaye etme geleneği, bizzat devletin kurucusu Emir Timur tarafından başlatılmış ve ondan sonra gelen hükümdarlar tarafından da sürdürülmüştür. Timurlu tarihinin ana kaynaklarını kaleme alan yazarların birçoğu, Timurlu hükümdarları tarafından himaye edilmiş ve bunlar eserlerini Timurlu saraylarında telif etmişlerdir. Timur kaynakları, siyasi olaylar ve iç sorunlara yer vermektedir. Hükümdara asi ve sadık sülale mensuplarını kaydeder. Eserlerin yazarları, halkın durumuna dair bazı bilgiler vermişlerdir. Bu devre ait hal tercümelerinde ise ictimaî, iktisadî ve kültürel bazı bilgilere rastlanabilir.

Timurlular’da tarih yazıcılığı iyi bir seviyeye geldiği için diğer devletlerin de dikkatini çekmiş, başta Osmanlı Devleti olmak üzere birçok devlet Timurlu kaynaklarını yazdıkları eserlerde ana kaynak olarak kullanmışlardır. Osmanlı tarih yazarlarından İdris-i Bitlisî Heşt Behişt adlı Osmanlı tarihini, Ş.Ali Yezdî’nin üslûbunda kaleme almış ve bunu da Heşt Behişt’in mukaddimesinde belirtmiştir.

1-ŞEREFEDDİN ALİ YEZDÎ (Şerefüddîn Alî b. Şemsiddîn Alî Râzî-i Yezdî, ö. 1454)

Şerefeddin Ali Yezdî, İranlı tarihçi, şair ve âlimdir. Lakabı Mahdûm, mahlası “Şeref”tir. Gençlik yıllarını ilim öğrenmekle geçiren Şerefeddin, Şah Ni‘metullāh-ı Velî, Sâinüddin Ali b. Muhammed Hucendî, Hüseyin Ahlâtî gibi mutasavvıflardan faydalanmıştı. Şâhruh ve özellikle oğlu Ebü’l-Feth Mirza İbrâhim Sultan döneminde adını duyurmuştur. Genç Moğol hanlarından Yûnus Han, Uluğ Bey tarafından esir alınınca Şerefeddin, Şâhruh’un emriyle Yezd’de onun eğitimini üstlenmişti. Şerefeddin şöhretini tarihçiliğiyle kazanmışsa da aynı zamanda döneminin önde gelen âlim ve şairlerinden biriydi.

-ZAFERNAME

Eser, 1425 yılında tamamlanmıştır. Yezdî, İbrahim Sultan’ın isteği ile yazmaya başlamıştır. Edebî, sade ve sanatsal bir üslûp ile kaleme alınmıştır. Dört sene içinde tamamlanan bu eserini yazarken arşiv vesikalarına, tarih kitaplarına, önemli kişilerin hatıralarına başvurmuştur. Eser, Çağatay nesepleriyle uluslarının durumundan söz eden Tarih-i Cihangîr adında bir giriş ile Şahruh’un ikinci oğlu İbrahim Mirza’nın son dönemlerine kadar Timuroğulları tarihinden oluşmaktadır. Yazar, girişte Türklerin efsanevî köklerinden başlayarak Timur’un ortaya çıkışına kadar gelmiş, bunun arkasından da Timur’un fetih ve zaferleri hakkında ayrıntılı bilgiler vermiştir. Timur’un tarihî olaylarını tasvir eden eserler arasında çok önemli bir yer tutmaktadır. Mukaddime, Timur’a ve Şâhruh’a ait iki bölüm ve bir hâtimeden oluşan Ẓafernâme’yi müellif Mirza İbrâhim Sultan’ın çeşitli bölgelerden toplattığı bilgiler, Timur dönemi vak‘anüvisleri ve kayıt memurları bahşılarının kayıtları ile Nizâmeddîn-i Şâmî’nin Ẓafernâme’sinden yararlanarak kaleme almıştır. Ẓafernâme yalnız üslûbu açısından değil Nizâmeddîn-i Şâmî, Hâfız-ı Ebrû, Muînüddîn-i Netanzî’nin eserlerinde ve Timurlu döneminin diğer kaynaklarında bulunmayan birçok bilgiyi ele alması bakımından da önemlidir. Bu sebeple yazarın zamanında ve daha sonraki dönemlerde Timur devriyle ilgili olarak başvurulan en önemli kaynak haline gelmiştir.

-TÂRİH-İ CİHÂNGÎRÎ (Muḳaddime-i Ẓafernâme)

1419 yılında kaleme alınmıştır. Ẓafernâme’yi ilk defa Mevlevî Muhammed İlâhdâd yayımlamış, daha sonra Muhammed Abbâsî tarafından iki cilt halinde neşredilmiş, İsâmüddin Urunbayev giriş, açıklamalar ve bir indeksle metnin tıpkıbasımını yapmıştır. Eser bazı Ẓafernâme nüshalarının mukaddimesinde yer almıştır. Ẓafernâme’nin yeni bir neşrini Abdülhüseyin Nevâyî ve Saîd Mîr Muhammed Sâdık gerçekleştirmiştir. Şeybânîler devrinde Muhammed Ali b. Dervîş Ali el-Buhârî eseri Tercüme-i Zafernâme adıyla Türkçe’ye çevirmiş, Tâc es-Selmânî kitaba 1404 yılı ve sonrasına ait gelişmeleri içeren bir zeyil yazmıştır. Şerefeddin’in Sultan İbrâhim b. Şâhruh’un isteğiyle kaleme alınmıştır.

-TİMURNÂME

1331 yılında Taşkent’te basılmıştır. Timur’un fetihlerini konu edinen manzum bir eserdir. Bir kısım şiirleri Îrec Efşâr tarafından Manẓûmât adıyla yayımlanmıştır. İsâmüddin Urunbayev giriş, açıklamalar ve bir indeksle metnin tıpkıbasımını yapmıştır. Ẓafernâme’nin yeni bir neşrini Abdülhüseyin Nevâyî ve Saîd Mîr Muhammed Sâdık gerçekleştirmiştir. Şeybânîler devrinde Muhammed Ali b. Dervîş Ali el-Buhârî eseri Tercüme-i Zafernâme adıyla Türkçe’ye çevirmiş, Tâc es-Selmânî kitaba 807 (1404) yılı ve sonrasına ait gelişmeleri içeren bir zeyil yazmıştır. Ayrıca eserin birçok özeti yapılmıştır. Ẓafernâme’nin bazı bölümleri özet halinde François Pétis de la Croix tarafından Fransızca’ya ve bundan J. Darby tarafından İngilizce’ye çevrilmiştir.

2-İBN ARABŞAH (Ebü’l-Abbâs Şihâbüddîn Ahmed b. Muhammed b. Abdillâh b. İbrâhîm b. Arabşâh el-Ensârî ed-Dımaşkī el-Hanefî, ö.1450)

1389 yılında Dımaşk’ta doğmuştur. Tarihçi, edip ve şairdir. Rûmî ve Acemî adları ile de bilinir. Timur, Yakındoğu seferinde aldığı şehirlerin âlim ve sanatkârlarını devlet merkezi Semerkant’ta toplarken İbn Arabşah’ı da ailesiyle birlikte oraya göndermiştir.

Timur sayesinde dönemin önemli bir kültür merkezi olan Semerkant’a giden İbn Arabşah Türkçe ve Farsça öğrendiği gibi devrin en meşhur ulemâsı çevresinde yetişme imkânı da bulmuştur. Ardından devrin bir başka ilim merkezi olan Altın Orda Hanlığı’nın merkezi Saray’a ve Astarhan şehrine gitmiştir. Edirne’ye gittikten bir süre sonra Çelebi Sultan Mehmed’in sır kâtibi ve şehzadelerinin hocası olmuştur. Çelebi Mehmed’in ölümünden sonra dönemin Memlük sultanı el-Melikü’z-Zâhir Seyfeddin Çakmak’ın yakın adamlarından biri olmuştur.

-ACÂ’İBÜ’L-MAKDÛR Fİ NEVÂ’İBİ TÎMÛR          

Eser Arapça olarak kaleme alınmıştır. Muhtemelen 1435 yılında tamamlanan eserde kısa bir girişten sonra Timur’un adı, soyu, çeşitli ülkeleri istilâsı ve bunun sebepleri açıklanmakta, daha sonra hükümdarın hayatı ve sırasıyla seferleri anlatılarak ele geçirdiği şehirlerde yaptığı yağma ve katliamlar tasvir edilmektedir. Ayrıca eserde, Timur’un 1405 yılında Otrar’da ölümünden, tahtı ele geçiren torunu Halil Sultan’ın 1409’da Semerkant ve Mâverâünnehir’in idaresini amcası Şâhruh’a terketmesine kadar geçen zaman içinde yaşanan olaylar hakkında da önemli bilgiler bulunmaktadır. Bu bilgiler, aynı hadiseleri nakleden ve Şerefeddin Alî-i Yezdî’nin, Zafernâme’nin telifinde faydalandığı Tâc es-Selmânî’nin Târîhnâme’si ile büyük benzerlikler göstermektedir.

Timur’un vücut yapısı ile seciyesinin, düşüncelerinin ve bazı özelliklerinin de anlatıldığı eserde sarayları, hanımları, çocukları, divan mensupları ve askerleri ile Semerkant’ta yaşayan âlimler, şeyhler, tabipler, hattatlar, müneccimler, satranç ustaları, çalgıcılar ve nakkaşlar hakkında da bilgiler bulunmaktadır.

Eserde ağır bir dil kullanılmış, cinas, teşbih, kinaye, istiare gibi edebî sanatlara ve eş anlamlı kelimelere fazlaca yer verilmiştir. Nitekim yer yer, Timur’un istilâ ve zaferlerinin fert ve cemiyet üzerindeki menfi tesirleri acı bir dille, fakat oldukça tarafsız bir şekilde ifade edilmiştir.

-FÂKİHETÜ’L-HULEFÂ VE MÜFÂKEHETÜ’Z-ZUREFÂ

FÂKİHETÜ’L-HULEFÂ VE MÜFÂKEHETÜ’Z-ZUREFÂ (eserin ilk sayfası)

Şeyhoğlu Sadreddin Mustafa tarafından Türkçe’ye çevrilmiş, İbn Arabşah, bu çeviriyi genişleterek Fâkihetü’l-ḫulefâʾ adıyla 1448 yılında Arapça olarak yeniden kaleme almış ve Sultan Çakmak’a ithaf etmiştir. On bölümden oluşan eserde İbn Arabşah secili üslûbuyla Arap, Acem ve Türk hükümdarlarından bahsetmekte, İslâm büyüklerinden nakillerde bulunmakta, Cengiz Han’la ilgili geniş bilgi vermekte, Moğol istilâsından, teşkilâtından, örf ve âdetlerinden bahsetmektedir.

KAYNAKÇA

DEMİR, Mustafa. “İslam Ortaçağı’nda İran Bölgesindeki Tarih Yazıcılığı”, A.Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi, 34(2007) : s.255-273

DİLEK, Kaan. “ŞEREFEDDİN ALİ YEZDΔ, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, 38: 550-552, İstanbul: TDV Yayınları 2010

TAUER, Felix. “Timurlular Devrinde Tarihçilik” (çev. A. ATEŞ), Belleten, XXIX/ 113(Ocak 1965): s.49-69

YILDIRIM, M. İbrahim. “Timurlu Tarihine Dair Farsça Yeni Bir Kaynak: Zahîr-i Mar’aşî’nin Müntahabü’t-Tevârîh’i”, Belleten, LXXX/ 288 (Ağustos 2016): s.371-39

YUVALI, Abdülkadir. “İBN ARABŞAH, Şehâbeddin”, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, 19: 314-315, İstanbul: TDV Yayınları 1999

Comment here