Ortaçağ

Anonim Selçukname Üzerine Bir Değerlendirme

Bu makaleyi 10 dakikada okuyabilirsiniz

Hazırlayan: Eda Öner

 

GİRİŞ

Selçuklular, Türk-İslam medeniyeti tarihi içerisinde gerek askeri gerek kültürel bağlamda büyük etkiler bırakmıştır. Ülkemizde Selçuklu tarihi üzerine yapılan araştırmalar tatmin edici seviyede değildir. Bunun en büyük sebeplerinden biri ise kaynakların yeterince incelenmemesidir. Bu çalışmada Büyük Selçuklu ve Türkiye Selçukluları tarihi için önem arz eden kısa fakat önemli bir kaynak ele alınacaktır.

A. Eser Hakkında

Müellifi meçhul bu eser Farsça kaleme alınmıştır ve Paris Bibliothèque Nationale’de (Suppl. Pers., nr. 1553) bulunmaktadır. Yazma nüshadaki asıl başlığı Tarîh-i Âl-i Selçuk’tur. Bunun yanı sıra Tarîh-i Âl-i Selçuk Pâdişâhân-ı ilâ Rahmetihî li-Rabbihi el-Ğafûr alt başlığını da taşır[1]. Tarihçiler tarafından Selçuklu tarih yazma geleneğine uygun bulunarak Selçukname olarak değerlendirilmiştir, müellifinin bilinmemesi sebebiyle de anonim olarak adlandırılmıştır.

Eserin kapağında yer alan kütüphane mühründen anlaşıldığı üzere Fransa’ya intikali Charles Schefer aracılığıyla olmuştur. Eserin ilk Türkçe tercümesini yapmış olan Feridun Nafız Uzluk’un aktarmasına göre; Sultan Abdülmecid (1839-1861), Kırım Harbi sıralarında İstanbul’daki Fransız Elçiliğinde tercüman olarak çalışan Schefer’i huzuruna kabul ederek iltifatta bulunmuş ve bu eseri ona hediye etmiştir[2]. 1893 yılında Houtsma tarafından ilim alemine tanıtılmıştı[3].

Anonim Selçuknâme, Selçukluların tarih sahnesine çıkışından 1363 tarihine kadar Selçuklu hanedanının tarihini anlatır. Kronolojik sıra ile Selçuklu sultanlarını ve dönemlerini ele alır. Eser (6 Muharrem 765) 15 Ekim 1363 yılından bir vefat haberi kayıt düşülerek bitirilmiştir. Kimi tarihçilere göre eserin sonu sonradan eklenilerek bitirilmiştir[4]. Bu tarihin Türkiye Selçuklu hanedanının son üyesi olduğu tahmin edilen şahsa ait olduğu düşünülüyor. Yazma nüshadaki okuma güçlüğü nedeniyle mezkûr şahıs için tercümelerde farklı isimler kullanılmıştır[5].  Müellif eserin başında şöyle demektedir: “Bu kitap geçmiş Rum Selçuklularının ve padişahlarının tarihini içermekte olup Selçuklular sülalesinin zaman ve zemin içerisindeki sultanlarının bakiyesi Sultan Alâaddin b. Selçuk Süleymanşâh b. Selçuk Melik Rükneddin b. Es-Sultan Gıyaseddin Keyhüsrev b. Es-Sultan Alâaddin Keykubâd b. Es-Sultan şehîd Gıyâseddin Keyhüsrev b. Es-sultan İzzeddin Kılıcarslan b. Es-Sultan Gıyâseddin Mesûd b. Es-Sultan Alâaddin Kılıcarslan b. Es-Sultan Rükneddin Süleymanşâh b. Gâzi Kara Arslan b. Kutalmış b. İsrâfil b. Selçuk b. Lokman[6]’ın mütâlaa etmesi içindir.” Buradan da anlaşılacağı üzere eser yazılırken ithaf edilen kişi hayatta idi ve eser kendisine sunulmadan vefat etti, müellif bu yüzden eserin sonuna onun ölüm tarihini koymuş olmalıdır.

Birincil kaynak olan bu eserin üslubu dönem özelliklerine de bağlı olarak oldukça sade ve anlaşılırdır. İltifat ve dua tabirleri dışında Arapçanın etkisi çok fazla görülmez hatta cümleleri kısa ve neredeyse eksik kelime, takılar bulunur. F. Nafız Uzluk eserin dil ve anlatım yönüne binaen müellifin Anadoluda (Konya, Akşehir) yetişmiş biri olabileceğini söyler. Ayrıca eserin basit üslubuna dayanarak müelllifin Türkçe düşünüp Farsça yazdığını da ekler[7]. İranlı araştırmacı Nadire Celali’nin hazırlamış olduğu edisyon kritiği yapılmış tercümede, yazım tarzının Mevlevi çevresi ile olan benzerliği müellifin Mevlevi çevre ile ünsiyetini akla getirmiştir[8]. Aynı zamanda yazma nüshanın sonunda yer alan Sa’dî-i Şîrâzî’ye ait şiir bu düşünceyi destekler nitelikte olsa da hattın farklılığı sebebiyle şiirin nüshaya sonradan başkası tarafından eklenmiş olması ihtimali de düşünülmektedir.

Anonim Selçuknâme’nin ilk Türkçe tercümesini Prof. Dr. Feridun Nafız Uzluk 1952 yılında yapmıştır. Fransa’daki orijinal nüshadan birebir çevirmiş ve Anadolu Selçukluları Devleti Tarihi III ismi ile yayınlamıştı[9]. Edisyon kritiği yapılmadığından yer yer hatalara rastlanmaktadır. Çevirinin önsözünde eserin kritiğini yapmadığını, bunu kendinden sonraki araştırmacılara bıraktığını ifade eder. Daha sonra 1999 yılında Nâdire Celâlî tarafından da edisyon kritiği yapılarak yayınlandı[10]. Yazna nüshadaki okuma güçlüğü bir nebze giderildi. 2014 yılında Halil İbrahim Gök ve Fahrettin Çoşguner tarafından Farsça edisyon kritiği baz alınarak Türkçe’ye çevrildi[11]. Tercümenin yanı sıra notlara yer vermiş, bazı belirsiz noktalara ışık tutmuşlardır.

B. ESERİN ÖNEMİ

Selçulular dönemine ait günümüze ulaşan nadir eserlerden biri olarak Anonim Selçuknâme, özellikle Türkiye Selçuklu Devleti üzerine yapılacak araştırmalar için epey önemlidir. Müellifin tutarlı kronolojik verileri, yer ve şahıs adlarını kayıt etmesi, hakkında çok fazla kaynak bulunmayan bu dönem için büyük bir hazine niteliğindedir. Eserde şifahi bilgilere yer yer rastlanıyor olsa da bu eserin sonlarına doğru azalır ve eser bize Selçuklu hanedanının son dönemleriyle ilgili mühim bilgiler sunar. Eserde kısa kısa da olsa Abbasî Halifeleri, Hârezmşâhlar, İlhanlılar ve Karamanoğulları ile ilgili bilgilere de rastlanmaktadır. İbni Bibi, Kerimüddin Aksarayi, Kadı Ahmed Nekidi gibi müelliflerin sessiz kaldığı bazı olaylar eserde mevcuttur. Diğer kaynaklarda rastlanmayan ve yanlış olduğu düşünülen bilgiler de eserde mevcuttur, bunun yanı sıra önemli tarihi olayları atlamış olduğu da göz önünde bulundurulmalıdır. Saraya sunulmamış olması eseri bağımsız ve özgün kılıyor fakat tarihi derinlikten mahrum bir üsluba ve dönemin diğer eserlerine göre basit bir anlatıma sahip olması eserin eksi yönlerindendir. Anonim Selçukname ancak titiz incelemeler sonucunda kullanılmalıdır.

 

Kaynakça

Anonim. (14.yy). Tarih-i Âl-i Selçuk.

Ertuğrul, A. (2010). Anadolu Selçukluları ve Beylikler Dönemi . Türkiye Araştırmaları Literatür Dergisi, 343-392.

Göksu, E. (2018). Türkiye Selçuklularında Ordu. Ankara: TTK.

Kaya, S. (2006). I. Gıyaseddin Keyyhüsrev ve II. Süleymanşah Dönemi Selçuklu Tarihi. Ankara: TTK.

Köprülü, M. F. (1943, Temmuz). Anadolu Selçuklularının Yerli Kaynakları. Belleten, s. 379-522.

Merçil, E. (2019, Mayıs 13). Selçukname. TDV İslam Ansiklopedisi: https://islamansiklopedisi.org.tr/selcukname adresinden alındı

Togan, Z. V. (1985). Tarihte Usul. İstanbul: enderun.

Turan, O. (2013). Selçuklular Zamanında Türkiye. İstanbul: Ötüken Neşriyat.

Uzluk, F. N. (1952). Anadolu Selçukluları Devleti Tarihi III. Ankara.

XII-XIV. Yüzyıllarda Anadolu’da Tarih Yazıcılığı”. (2013). E. U.-A.-M.-C. Piyadeoğlu içinde, Prof. Dr. Erdoğan Merçil’e Armağan (75. Doğum Yılı) (s. 258-284). İstanbul.

Yinanç, M. H. (1937). Anonim Tarihi Ali Selçuk. Tarih Semineri Dergisi, 39-50.

 

 

[1] Halil İbrahim Gök- Fahrettin Coşguner, Tarih-i Âl-i Selçuk Anonim Selçuknâme, Atıf Yayınları, Ankara 2014

[2]  Halil İbrahim Gök- Fahrettin Coşguner, Tarih-i Âl-i Selçuk Anonim Selçuknâme, Atıf Yayınları, Ankara 2014

[3] Ali Ertuğrul, “İran’da Türkiye Çalışmaları- Anadolu Selçukluları ve Beylikler Dönemi”, Türkiye Araştırmaları Literatür Dergisi, Cilt 8, sayı 15, 2010, s.343-392

[4] Mükrimin H. Yinanç,” Anonim Tarih-i Âl-i Selçuk”, Tarih Semineri Dergisi, 1, 1937

[5] Mezkûr isim anonim selçuknamede Alâadin b. Süleymanşâh b. Melik Rükneddin olarak tahmin ediliyor.

[6] Lokman ismi konusunda ihtilaflar mevcuttur.

[7] F. Nafız Uzluk, Anadolu Selçukluları Devleti Tarihi III, Historie Des Seldjoukides D’Asie Mineure, par un Anonyme, Ankara 1952

[8]Nadire Celali, Târîḫ-i Âl-i Selçûḳ der-Anaṭoli, Tahran 1999

[9] F. Nafız Uzluk, Anadolu Selçukluları Devleti Tarihi III, Historie Des Seldjoukides D’Asie Mineure, par un Anonyme, Ankara 1952

[10]Nadire Celali, Târîḫ-i Âl-i Selçûḳ der-Anaṭoli, Tahran 1999

[11]Halil İbrahim Gök- Fahrettin Coşguner, Tarih-i Âl-i Selçuk Anonim Selçuknâme, Atıf Yayınları, Ankara 2014

Comment here