Kitap İncelemesi

Tebriz’den Masallar

Bu makaleyi 9 dakikada okuyabilirsiniz

Hazırlayan: Ahmet Şahin

Tebriz’den Masallar (İran Türklerinden Derlenen Metinler)
Seçkin Sarpkaya

Ankara, Karakum Yayınevi, Ocak 2019, 108 sayfa, ISBN:978-605-2290-23-1 

Təbrizlilərin kor idimi gözləri əvvəl,
Bir yerdə kəçirtdik gəcə-gündüzləri əvvəl,
Həqqimdə yox idi oların sözləri əvvəl,
Şah ətdilər İranə məni özləri əvvəl,
İndi nə dəyirlər dəxi, dövran özümündür!
Qızlar özümündür gözəl, oğlan özümündür!
[1]

İran olarak adlandırılan bölge tarih boyunca birçok milliyete ve medeniyet ev sahipliği yapmış bir coğrafyadır. Jeopolitik açıdan büyük öneme sahip olan İran, Türkistan ile Ortadoğu ve Avrupa arasında köprü vazifesi görmektedir. İran coğrafyası X. yüzyıldan itibaren Türk soylu halkların yurt olarak edindiği bir coğrafya hüviyetindedir. Özellikle Gaznelilerin bu coğrafyayı yönetmeye başlamasıyla birlikte İran yaylalarında Türklerin siyasî, içtimaî ve iktisadî varlığından söz etmek mümkündür. Türkler, 1925 yılına kadar –Kaçar Türk Hanedanlığı- bin yıl boyunca İran’ı yönetmişler, söz sahibi olmuşlardır. Bu coğrafyada çeşitli Türk halkları yaşamaktadırlar. Bunlar: Türkmenler, Kaşkaylar, Horasan Türkleri, Halaçlar, Afşarlar gibi birçok Türk soylu halk İran coğrafyasının çeşitli bölgelerinde bulunmaktadırlar.

İran coğrafyası edebî türler açısından zengin bir coğrafyadır. “Masallar diyarı” olarak adlandırılan bu coğrafyada Binbir Gece Masalları en çok bilinenler arasındadır. Türkiye’den sonra en çok Türk nüfusuna sahip olan ülke İran’dır. Orada yaşayan Azerbaycan Türkleri bu kültürel havza içerisinde özellikle masal, âşıklık geleneği, tekerleme gibi halkbilimi unsurları ile ön plana çıkmaktadırlar. Buna binaen İran Türkleri, masal anlatıcılığı ve masal yaratıcılığı hususunda en önde gelmektedirler.

Seçkin Sarpkaya’nın bu eseri bir saha çalışması olup, 13 masaldan mürekkeptir. Bunlar Cırtdan, Culfacı Mehmet, Şah Abbas (1-2), İsmail Şah gibi hikâyelerdir. Bu kitap Prof. Dr. Metin Ekici’nin proje yöneticisi olduğu, Seçkin Sarpkaya’nın araştırmacı olarak katıldığı “Tebriz Türk Masallarının Tespiti, Derlenmesi ve Yazıya Geçirilmesi” başlıklı proje kapsamında tespit edilmiş ve oluşturulmuştur. Saha araştırması içerisinde Tebriz bölgesinin merkezi başta olmak üzere Tebriz’in Heyban-i Mütefetteh, Bahar Ağızı, İmam Nasiri Ağızı, Serderi, Tevanir, Bağ-e Me’ruf ve Şah Bulağı gibi mahalle ve köylerinde kaynak kişilerce görüşülüp derleme yapılmıştır. Sözlü kaynaklar Azerbaycan Türkçesi’nde derlenmiş, kitapta okuyucuya Türkiye Türkçesi olarak sunulmuştur.

Tebriz, İran Türkleri için çok büyük önem arz etmektedir. Güney Azerbaycan olarak bilinen bu coğrafya üç ana bölümden oluşmaktadır.

  1. Dâr’üs- Saltana Azerbaycanı
    2. Hamse Azerbaycan
    3. Cibâl Azerbaycan

Dâr’üs-Saltana Azerbaycan’ı içerisinde Doğu Azerbaycan bölge valiliğinin merkezi: Tebrizdir.[2]

Seçkin Sarpkaya, İran Türklerinin yaşadığı sosyo-kültürel ve siyasî baskıları ifade etmiş, bu baskılar neticesinde Tebriz’e dair belli başlı araştırmaların dışında özen gösterilmediğini işaret etmiştir. İran Türkleri konusunda araştırmaların az olmasının temel nedenleri arasında sosyal, siyasî ve inanç yönünden olduğunu belirtmek yanlış olmaz. İran Türklerinin hem kimlik hem de şuur bakımından ayakta durmalarını sağlayan en önemli etmenler arasında da âşıklık geleneği yer almaktadır. Sözlü kültürün devam etmesi kimlik şuurunun hâkim kalmasını sağlamıştır.

Yazar, masal sözcüğünün Tebriz’de “nağıl” olarak adlandırıldığını ifade etmektedir. Bu sözcüğün ise Türkiye Türkçesinde “nakletmek” fiili ile alakalı olduğunu vurgulamıştır. Saha araştırmalarından çıkarılan bir değerlendirme ile masalların gelişen teknolojiyle birlikte bağlamın azalması ve bununla ilişkili olarak masal türünün icracı ve üretiminin de azaldığını tespit etmiştir. Buna rağmen halk arasında bu konuda bilgi birikiminin de olduğunu okuyucuya sunmuştur.

 

 

İran Türklerinin Masallarıyla ilgili Türkiye’de Yapılan Çalışmalar:

İran Türklerinin masallarıyla ilgili yapılan çalışmaların sayısı azdır. Müstakil olarak çalışmalardan ziyâde İran Türkleri ile alakalı yapılan çalışmalar içerisinde yer verilmiştir.

İran Türklerinin Masallarıyla ilgili Türkiye’de yapılan çalışmalar aşağıdaki gibidir:

1) Ali Kafkasyalı’nın beş ciltlik İran Türkleri Antolojisi’nin birinci cildinde Nağıllar başlığı altında incelenmiştir. Dokuz adet masal metni bulunmaktadır.

2) Sultan Tulu’nun Horasan Türklerinden Masallar ve Halk Hikâyeleri adlı çalışması. Bocnurd bölgesine ait yirmi iki masal metni bulunmaktadır.

3) Gülcan Gülmez’in Güney Azerbaycan Erdebil Bölgesindeki Türk Halk Masalları (Metin-İnceleme) isimli yüksek lisans tezidir. Burada Erdebil bölgesinden derlenen otuz üç masal metni yer almaktadır.

4) Akbar Anvarian Aghdam’ın İran Anlatı Geleneğinin Kaynakları Üzerine Bir İnceleme adlı doktora tezi yayınlanmıştır. Azerbaycan Nağılları adlı bir eserden İskender Padişah’ın Nağılı adlı bir masal metini bulunmaktadır.[3]

İran Türkleri, birçok yönden siyasî, sosyal ve kültürel olarak baskı altında oldukları aşikârdır. Bu baskıların neticesinden özellikle halkbilimi unsurları bağlam ve anlatıcı yönünden daha geniş bir ifadeyle sözlü kültürün devamı bakımından problem yaşanmaktadır.[4]

Sonuç olarak yazarımız Seçkin Sarpkaya, bin yıldan beri Türklerin yaşadığı İran coğrafyasında kültür unsurları içerisinde yer alan masal türü alanında derlemeler yapmıştır. İran Türklerinin masalları konusunda ilmî manada çalışmaların az olması hasebiyle bu eksiklik fark edilmiş ve katkı sağlanmak istenmiştir. Türk halkbilimi, tarih, edebiyat geniş bir ifadeyle sosyal bilimler açısından kıymetli bir eser olma hüviyetindedir. Masallar, mitolojiler, hikâyeler, destanlar kısacası sözlü gelenek bir milleti millet yapan en önemli etmenlerdendir. Masalların içerisindeki birtakım motiflerin olması ve tespit edilmesi ortak yüksek kültür alanında son derece önemlidir.

[1] Mirza Elekber Sabir, Hophopname, Şark-Garp, C.1, Bakı 2004, s.181

[2] Recep Albayrak, Türklerin İran’ı, C.1, Berikan Yayınevi, Ankara 2013, s.291-292

[3] Seçkin Sarpkaya, “İran Türklerinin Masallarıyla İlgili Türkiye’de, Azerbaycan’da ve İran’da Yapılan Çalışmalar Üzerine bir İnceleme”, Ege Sosyal Bilimler Dergisi, S.1, C.1, Temmuz 2018, s.59-60

[4]Boğanaq” isimli belgeselde çocuk edebiyatına değinilmiş. Bununla birlikte birtakım sansür ve engellemelere örnek verilmiştir. İran Türkleri arasında çocuk edebiyatının temel klasikler olarak kabul edilen “Dərsə gədən uşaq”  “Şəngülüm Məngülüm” olduğu ifade edilmektedir. İran Türk’ü gazeteciler Esre Azadi isimli gazetede çocuk edebiyatına dair yer vermek istemeleri üzerine “Uşaqlar Bahçası (Uşaklar Bahçesi)” isimli yarım sayfa metin yayınladı. Gazetenin ikinci sayısının yayınlanmasının ardından “Uşaklar Bahçesi”nin yayınlanması gerekçe gösterilerek kapatılmıştır.
Yine bu belgeselde aynı konuşmacı Manuçəhr Azizi Bəy isimli kişinin 13 yıl boyunca dolaşıp uzak yerlerden aşık edebiyatına dair unsurları derlediğini ancak bu eserin basımına izin verilmediğini ifade etmektedir. Bu belgeselde diğer konuşmacılarından ifadelerle İran Türklerinin halkbilimi unsuru çerçevesinde gerçekleştirdiği çalışmaların baskılar sonucunda engellendiğini görmekteyiz.
(https://www.youtube.com/watch?v=RCckIldEjCI) (Son erişim tarihi: 12.04.20)

Comments (1)

  1. Bu kitabı alayım, tanıtım için teşekkürler

Comment here