Kitap İncelemesi

“Soyut Toplum” Kitap İncelemesi

Bu makaleyi 5 dakikada okuyabilirsiniz

Hazırlayan: Merve Yılmaz

Soyut Toplum – Anton C. Zijderveld

Endonezya doğumlu Anton C. Zijderveld  Klişelerin Diktatörlüğü, Kültür Sosyolojisi, Sahnelik Toplum, Soyut Toplum, Şüpheye Övgü gibi eserlerin sahibidir. Doç. Dr. Cevdet Cerit’in çevirdiği Soyut Toplum 1985 yılında Pınar Yayınlarından çıkmıştır. 7 bölümden oluşan bu kitap yaklaşık 30 yıl önceki insanların içine düştükleri bunalımın/yabancılaşmanın olgusunu incelemektedir. Modern bireyin bu sıkıntılarını neden ve sonuçlarla ele alması bakımından  o yıllar için türünün ilk örnekliğini göstermiştir.

Birinci bölüm ‘Kültürel Analiz İçin Duyulan Gereksinim’ başlığında yazar sosyal bilimcilerin toplumu incelerken düştükleri hatayı ikiye indirgemiştir. Bunların ilki kendi felsefesini araştırmalara dahil etmek ikincisi ise teorik modellerin doğruluğunu kanıtlamak için metafiziksel bilgileri işlerine geldiği gibi kullanmaktır. Bu hatayı kendisinin yapmayacağını belirterek eseri Karl Mannheim’in ‘Yeniden Oluşum Döneminde İnsan ve Toplum’u ve Theodor Geiger’in ‘Doktrinsiz Demokrasi’ adlı çalışmalardan hareket edeceğini bildirmiştir.

İkinci bölümü ‘Teorik Sahne’ de teorik çerçeveden ele alacağı homo duplex  kavramını düşünürleriyle birlikte modern topluma yönelik gözlem ve yorumlarıyla birlikte vermiştir. Homo duplex  kendi varlığına özgü olan insan  ile aynı insanın mensubu bulunduğu toplumun özellikleriyle hareket etme zorundalığında olan ikili insan anlamına gelmektedir. Teorik sahnede oluşturulan tartışmanın teorisi ile üç problemle incelemeye çalışılmıştır. Bunlar ; Endüstri toplumlarındaki ile kıyaslandığında modern toplumun doğası nedir?, Bu toplum modern bireye ne yapar?, İnsan bu topluma karşı nasıl tepki gösterir?.

Toplumun yapılarının giderek çoğulcu ve insanlarının daha bağımsız olmasının bir getirisi olarak tuhaf kontrol biçimleri ortaya çıkmıştır. İtaatkar davranış biçimi bekleyen bu mekanizmalar tarafsız ve isteksiz niteliğe bürünmüştür. Modern toplumun sistemini kavramaya çalışan birey işte bu yüzden pasif olarak tahammül etmek zorunda kalmıştır. Bazıları aile gibi arkadaş gruplarına sığınmış, bir kısmı toplum kontrolünden uzak iç alemiyle yalnız kalmış bir kısmı da alt kültür veya karşı kültüre sığınarak uyum sağlamaya çalışmıştır. Bu arada topluma karşı isyan eden devrimci kimseler de vardır. ‘Soyut Toplum’ ve ‘Protestonun Ruhu’ bölümlerinde bu sorunlarla birlikte homo duplex teoremi çerçevelendirilmiştir.

Çoğulcu Toplumda Özerklik’ başlığında zamanın giderek özerkleşen yapılarına aynı derecede giderek özerkleşen modern bireyin oluşturduğu ikilem tarafından resmedilmeye çalışılmıştır.

Modern endüstri toplumu rasyonellik içerisinde gelişmesi bürokrasiyi de beraberinde geliştirmiştir. Modern insan ise bürokrasinin aksine irrasyonelleşme meydana getirmiş ve bunu Zijderveld ‘Rasyonellik ve İrrasyonellik’ başlığı altında incelemiştir.

Son bölüm olan ‘Entelektüel Sofuluk İçin Duyulan İhtiyaç’ duplex teoreminin normatif, sosyo-ahlaki bir uygulaması verilmiştir. Burada birey insanca yaşamanın yolları verilmiş ve  teslimiyetçiliğin esiri olmadan protestonun modern ruhu tartışılmıştır.

 

Yorum

Bu kitap sosyoloji-felsefe alanında bir kitaptır. İçinde bolca teoriler ve düşünürler bulunmaktadır. Alelade alınıp okunmasından ziyade modern toplumun çıktılarını tartışan bir kitap olmasıyla ilgisinin okunması tavsiye edilir. Özellikle üniversite ve hatta yüksek lisans düzeyidir.

Comment here