Kitap İncelemesi

Selçuklu Başkenti, Rey

Bu makaleyi 7 dakikada okuyabilirsiniz

 

Nurullah Turan, Selçuklu Başkenti Rey(Kuruluşundan 1157’ye Kadar) TTK, Ankara 2019, 244 Sayfa

Hazırlayan: *[1]Musa Yılmaz

Orta çağda şehirler büyük devletlerin küçük bir modeli niteliğindedir. Şehirlerde yaşayan halkın siyasi, ekonomik kültürel özellikleri merkeze yakınlığına göre değişmesine rağmen, bütün bir imparatorluk için genellemek mümkündür. Bu durum Selçuklu Devleti içinde söylemek mümkündür. Özellikle başkentler siyasi merkez olmaları dolayısıyla gelişmişlik açısından en üst noktadadır. Bu da bizler için gözlemlenebilecek oldukça fazla veri sunmaktadır. Son zamanlarda yayımlanan Selçuklu Başkenti Rey(Kuruluşundan 1157’e Kadar) ise bu verilerden yola çıkılarak üretilmiş bir eserdir. Biz burada bu eserin incelemesini yapmaya çalışacağız.

Önsöz (IX-X) bölümünde yazar eserinin genel niteliklerinden bahsetmekte ve Rey şehrinin ne kadar önemli olduğunu belirtmek amacıyla uğruna verilen mücadeleleri vurgulamıştır. Ayrıca eserinin literatürdeki yerini belirtmiştir; Eserinim hem Türk hem de dünya literatüründe Selçuklu zamanında Rey’i inceleyen ilk eser olduğunu belirtmiştir. Rey üzerine üretilen diğer eserlerin ise ya Rey’in tarihini geniş bir biçimde incelediğini ya da şehrin sadece bir niteliği merkezinde çalışmalar yapıldığını ifade etmiştir. Ayrıca bize göre yazarı benzeri eserlerden ayıran niteliklerden biri saha gezisi yapmış olmasıdır ki, bu tarihçiliğimizde pek yapılan bir eylem değildir.

Girişler eserlerin özüdür ve okuyucuyu eserin anlaşılır kılan bölümdür. Yazar Giriş (1-19) bölümünde öncelikle Rey şehrinin nasıl kurulduğunu izah etmiştir ve bunu yaparken hem kuruluşunu hem de kim tarafından kurulduğunu kaynakları mukayese ederek tartışmıştır. Daha sonra Rey’in tarih boyunca aldığı isimleri inceleyerek bir şehrin isim bazında geçirdiği dönüşümü anlatmıştır. Bunu yaparken Tevrat ve Avesta gibi kutsal kabul edilen kitapları kullanmıştır. Bizce asıl önemli olan ise, Bisutun Yazıtını kullanarak epigrafik kaynaklara da başvurmuş olmasıdır. Bölümün ilerleyen kısımlarında ise Rey’in iklim ve coğrafi özeliklerini anlatmıştır.

Eserin birinci bölümü Kuruluşundan Selçuklu fethine kadar Rey(21-56) kısmında yazar Medler’in hakimiyetinden Gazneliler’e kadar Rey şehri üzerinde hüküm sürmüş olan bütün devletlerin kısa bir panoramasını çıkarmış ve böylece Rey şehrinin İran siyasi tarihindeki önemine değinmiştir.

İkinci bölüm ise kitabın ana konusu olan Selçuklular Devrinde Rey (57-97)’i içermektedir. Bu kısımda yazar Selçuklu hanedan mensuplarının Rey ve civarındaki faaliyetleri üzerinde durmuş ve Rey’in Selçuklular zamanında geçirdiği merkezi rolün değişimini vurgulamaya gayret göstermiştir. Bu kısımda amaç hem okuyucuya kitabın diğer bölümlerinin daha rahat anlaşılması için siyasi tarih bilgisi ile bir altyapı oluşturmaktır. Yazar bu kısma kadar Rey’in tarihsel süreç içinde geçirdiği dönüşümleri siyasi açıdan incelemeye tâbi tutmuş ve okuyucuyu eserin sosyal ve ekonomik tarih kısmına hakim olmasını amaçlamıştır. Bizce bu konuda da gayet başarılıdır.

Eser üçüncü bölümü Selçuklular devrinde ekonomik, sosyal, Kültürel, Mimari ve dinî yönden Rey (99-154)’in incelenmesine ayrılmıştır. Bunu yaparken öncelikle Rey’in etnik yapısını incelemiştir. Akabinde ise demografik yapısını inceleyen yazar, özellikle Rey’in dinî yapısına odaklanmayı tercih etmiştir. Yazar, dinî yapıyı incelerken klasik İslam İsla şehrinin ana unsurları olan Müslim ve Gayrimüslim (Ehl-i Kitab) sınıflandırmasına Zerdüştler’i de dahil etmiş ve onların özellikle Alp Arslan zamanından itibaren Zerdüştler’in serbestlikler kazandıkları ve devlet vazifesinde yer aldıklarını kaydetmiştir.(s.108) Fakat bu kısım bazı eksikliklere sahip olduğunu söylemek mümkündür; Yazar, Rey’in dinî yapısını anlatırken, Yahudilere değinir ve Nizamü’l-mülk’ün ağızından Yahudiler’in durumunu anlatır.(109-110) Fakat ilgili kısmın dipnotuna baktığımızda(Dipnot no:324) atfın Nizamü’l-mülk’ün en meşhur eseri olan Siyasetname veya başka bir ana kaynağa dayandırılmadığını, bunların yerine Köymen’in Alp Arslan ve Zamanı isimli eserine dayandırıldığı dikkatimizi çekmiştir. Yazar üçüncü bölümün devamında Rey’in ekonomik yapısına ve mimari eserlerine de değinmiştir.

Eserin son kısmı olan Reyli meşhur şahsiyetler (155-176) bölümünde Razi lakaplı ilim ve kültür hayatının meşhur şahsiyetlerini incelemiştir.

Sonuç olarak eser, Rey’in Selçuklular devrindeki durumunu incelemek için geniş bir aralıkta şehrin durumunu incelemiş ve daha sonra Selçuklular devrindeki siyasi sosyal ve ekonomik durumunun yanında kültürel olarak da bütüncül bir biçimde incelemeyi başarmıştır. Bunu yaparken epigrafik kaynakları kullanmasıyla özel bir konuma sahiptir.


*Marmara Üniversitesi Yüksek Lisans Öğrencisi

Comment here