DestanlarDosya KonusuKitap İncelemesi

“Kolca Kopuzdan Kılca Kaleme Dede Korkut Araştırmaları” Tanıtımı

Bu makaleyi 10 dakikada okuyabilirsiniz

Hazırlayan: Selim Özdemir

Milletler birtakım boy ve kabilelerin tarih içerisinde tek bayrak, tek devlet ve tek bir vatan içerisinde uzun yıllar genetik ve kültürel olarak birleşmesi, kader birliği yapması ile meydana gelir. Tarihin bir döneminde meydana gelen bu birleşme ne kadar güçlü ve tutarlı olursa bu milleti meydana getiren topluluklar ne kadar uzağa giderse gitsin, ne kadar türlü felaketlere maruz kalırsa kalsın atasının sıfatını da mensup olduğu milleti de unutmaz. Milletler arenası olan insanlık tarihi içerisinde farklı kıtalarda bu kadar uzun süre mücadele verip asimile olmayan, girdiği mücadelenin sonucu ne olursa olsun geldiği coğrafyanın toprağından diline karışarak varlığını yüzyılların sırtında günümüze kadar taşıyan tek millet Türk milletidir.

İlk Türk sosyoloğu olan Ziya Gökalp’in nazariyesine göre “Türk” adı “Törük” ten türemiştir. Yani “Türk” töreli demektir. Gerçekten de Türk milleti Asya steplerinden Karpatlara kadar töresiyle var olmuştur. Töre bozkır medeniyetinin genetik hafızası ve tek, mukaddes yasasıdır. Töre Tanrının rızası doğrultusunda milletin ve kağanın takdiri ile ortaya çıkmış, yaşanmış ve yaşatılmaktadır. Töreyi ve millet hafızasını şekillendiren ana unsurların temelleri tarih kayıtlarıyla ulaşılamayan arkaik dönemde sözlü mitik anlatımlarla oluşmuş ve yıllar içinde gelişim göstermiştir. Mitleri artzamanlı veya eş zamanlı olarak destanlarla efsaneler takip etmiş, sözlü anlatım geleneği doğrultusunda anlatıcılara, Türk kültüründe anlatılan anlatı kadar değer verilmiştir.

Türk’ün dünya görüşünü, ataların mirasını ve tecrübelerini bu sözlü anlatımlar içinde muhafaza ederek gelecek kuşaklara aktaran anlatıcılar toplumumuzda her zaman el üstünde olmuştur. Orhun’dan gelen bilgelik ve birikimi Oğuz İlinde İslâm ile buluşturarak Türk üslubunu ve felsefesini İslam belagati, ahlak ve fazileti ile kaynaştıran Dede Korkut Ata bu anlatıcı karakterlerin en büyüklerindendir. Dede Korkut ölüm, doğum tarihi bilinen sabit bir kişi değil Türk adıyla ortaya çıkan ilk topluluktan bu yana tarih içerisinde çeşitli tezahürlerle var olmuş bir arketiptir. ”Dede Korkutlar” Asya Hunda da Selçukluda da Göktürk ve Karahanlıda da var olmuş hem millete hem yöneticilere yol göstermiştir. Dede Korkut ölümlü bir kişiliğin adı veya künyesi değil Türk var oldukça var olacak bir ruhun, geleneğin adı, temsilidir.

Türk’ün,” Kalın Oğuzun” bitmek bilmeyen vasfını beyan eden, Türklüğün varlığını koruyan, kuşatan bir destan olan Dede Korkut Destanı “kolca kopuzdan” çıkmış “kılca kaleme” aktarılarak günümüze kadar varlığını ve işlevini sürdürmüştür. En önemli somut olmayan kültür miraslarımızdan biri olan Dede Korkut ile ilgili 1994’ten beri akademik çalışmalar yürüten değerli Prof. Dr. Ali Duymazın, ortak paydası Dede Korkut olan makale, bildiri ,deneme ,derleme gibi değişik türlerde yazdığı 27 yazısının toplamını teşkil eden kıymetli çalışması “Kolca Kopuzdan Kılca Kaleme Dede Korkut Araştırmaları” kitabını elimizden geldiğince sizlere tanıtmayı borç biliriz. Yazımız bu kıymetli çalışmanın kısa özeti, muhtevası ve önemi üzerine olacaktır. Dede Korkut ile ilgili yüzeysel bilgilerden tatmin olmayıp bu önemli konuda bilgisini ve ufkunu genişletmek isteyen her değerli okura bu eseri Ötüken Neşriyattan temin etmesini şiddetle tavsiye ediyoruz.

Yazar Hakkında:
Prof. Dr. Ali Duymaz,1961 yılına Balıkesir’in İvrindi ilçesinde doğdu. İlk ve ortaokulu İvrindi’de, liseyi Gökçeada Atatürk Öğretmen Lisesinde tamamladı. Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü 1982 yılında bitirdi. Bingöl’de edebiyat öğretmeni olarak çalıştı. Van Yüzüncü Yıl, Konya Selçuk ve Aydın Adnan Menderes üniversitelerinde görev yaptı.1989 yılında yüksek lisansını ,1992 yılında ise doktorasını tamamladı. “Kerem ile Aslı Hikayesi Üzerine Mukayeseli Bir Araştırma” başlıklı doktora tezi 2001 yılında yayımlanmıştır.1996 yılında doçent, 2002 yılında profesör olduğu Balıkesir Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Çalışmaları Dede Korkut Kitabı başta olmak üzere destanlar ve halk hikayeleri üzerinde yoğunlaşmıştır. Çağdaş Azerbaycan ve Türkmen Türkçesi ile yayımlanmış bazı kitaplar ile Ziya Gökalp’in eserlerinden bir kısmını yayına hazırlamıştır.

İçeriği:
Mezkur çalışma yazarın önsözü ve 13.Boy mevzuu ile ilgili kısa bir mülâhazasının ardından “Araştırmalar Tarihi”, ”İçerik Çözümlemeleri” ,” Metinler Arası Araştırmalar”, “Derlemeler Denemeler” bölümlerinden oluşmaktadır. Ayrıca konuyla ilgili araştırma yapacakların istifade edebileceği 14 sayfalık dolgun bir kaynakça ve kitap içeriğiyle ilgili dizin okurun dikkatine sunulmuştur. Ana başlıklar ve alt başlıklarla ilgili daha çok bilgi için okumaya devam edin…

-Araştırmalar Tarihi Bölümü

Bu bölümün içeriğinden 3 madde halinde bahsetmek gerekirse:
1-Dede Korkut destanları ile ilgili özellikle son 100 yıllık süreçteki öncü araştırmaları yapan Ali Emirî, Muallim Cevdet, Wilhelm Barthold, Kilisli Muallim Rifat Bilge, Mehmet Fuat Köprülü ve Ziya Gökalp gibi önemli mütefekkirlerin yaptığı çalışmalar ve katkıları, aynı zamanda dönemlerindeki önemli ilmî dergilerin (Milli Tetebbûlar Mecmuası, Yeni Mecmua vs.) bu çalışmalara katkıları.
2-Bölümde Ziya Gökalp’in Hars ve Tezhip kavramları ile Dede Korkut Kitabı ile ilgili bilim adamı kimliği ile yaptığı çalışmaları ve yorumlarına ayrı bir alt başlık ayrılmıştır. Aynı şekilde en önemli edebiyat tarihçilerimizden Fuat Köprülü Bey’in eserlerinde Dede Korkut ile ilgili çalışmaları ve yorumları aynı şekilde bölümün içinde ayrı bir alt başlık teşkil etmektedir.
3-Dede Korkut’un Türk Dünyası için ortak bir miras oluşuna dair farklı yaklaşımlara ayrıca Dede Korkut araştırmalarının Oğuz illerinden olan Azerbaycan ve Türkmenistan’da kültürel kimlik inşasında ki rolü ve etkilerine değinilmiştir.

-İçerik Çözümlemeleri Bölümü
Bu bölümde destanların içerikleri başlık-içerik ilişkisinden mukaddimesine ,özellikle bazı karakterler, motifler, insan yaşamı içindeki dönemleri simgeleyen birtakım geçiş törenlerinin destanlardaki varlığı ve destanların içinde misyonları gereği önemli bir alt metin oluşturan toplumdaki soyut kavramlara dair çözümlemeleri içermektedir.

-Metinler Arası Araştırmalar Bölümü
Fuad Köprülü’nün deyimiyle Türk edebiyatı terazisinin bir kefesini tek başına oluşturan Dede Korkut destanları bu bölümde kefenin öteki tarafını teşkil eden abidevi eserlerle olan metinler
arasılığına dikkat çekilmiştir. Orhun Yazıtları, Ahmed Yesevî’nin eserleri Oğuz Kağan destanları ve Dede Korkut ile ortak kavramların işlendiği genel itibariyle anlatılar gerek tipoloji gerek kavramsal ögeler gerek incelemeye tutulan eserlerin kökeni gibi konularda alt başlıklar halinde bu konu incelenmiştir.

-Derlemeler-Denemeler Bölümü
Bu son bölümde ise yazarın deneme ve derleme formatında iki yazısı yer almaktadır. Ayrıca “Hüner Erin midir Atın mı?” yazısı dikkat çekicidir.

SONUÇ:
Bu çalışmanın Türk milleti ve Türk edebiyatı açısından önemi tartışılmaz bir konuyu farklı yönleriyle ele alması onu daha da özel yapıyor. Dede Korkut destanları ile ilgili yapılan çalışmaları ve
çalışmada bulunan mütefekkirlerimizin destanlar hakkındaki yorumunu, Dede Korkut anlatılarının ulusal ve uluslararası değerini,bazı destanlardaki olay ve kavramların çözümlemeleri, metinlerarasılık içerisinde olduğu eserlerle ortak yönlerini Prof.Dr. Ali Duymaz’ın kaleminden ve onun yorumu ile okumak isteyen okurların istifade etmesi gereken bir kitap.

Comment here