Destanlar

“Dede Korkut Destanı’nın Türkmenistan Boyları” Tanıtımı

Bu makaleyi 14 dakikada okuyabilirsiniz

Hazırlayan: Elif Kara

Prof. Dr. Necati Demir- Dede Korkut Destanı’nın Türkmenistan Boyları

Özet:

Bu yazımda Prof. Dr. Necati Demir’in “Dede Korkut Destanı’nın Türkmenistan Boyları” kitabının tanıtımı yapılmıştır. Bu sayede değeri bilinmesi gereken bir çalışma gün yüzüne çıkarılmaya çalışılmıştır. Umarım benim bulduğum değeri siz değerli okuyucularımız da bu tanıtım yazım sayesinde bulabilir. Keyifli ve faydalı okumalar dilerim…

Giriş:

Prof. Dr. Necati DEMİR; 20 Nisan 1964’te Ordu’nun Kumanlar köyünde dünyaya gelmiştir. Lisans eğitimini Atatürk Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, TDE Bölümü’nde tamamlamıştır. Yüksek Lisans eğitimini Cumhuriyet Üniversitesi’nde, Doktora eğitimini Selçuk Üniversitesi’nde tamamlamıştır. Çalışma hayatına Gaziantep Sarılsalkım Ortaokulu’nda Türkçe Öğretmenliği ile başlamıştır. Daha sonra Sivas Cumhuriyet Lisesi’nde Edebiyat Öğretmenliği, Cumhuriyet Üniversitesi’nde Türk Dili Okutmanlığı yapmıştır. Yine aynı üniversite de Yardımcı Doçent, Doçent ve Profesör olmuştur. Ayrıca; Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Ortaöğretim Sosyal Alanlar Bölümü’nde Öğretim Üyeliği ve Bölüm Başkanlığı yapmıştır. 2010 yılından beri de Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Eğitimi Ana Bilim Dalı’nda Öğretim Üyeliği yapmaktadır. Necati Demir, yazmış olduğu birçok kitap ve makaleyle Türk Dili ve Edebiyatı’na, Türk Tarihi’ne değerli katkılarda bulunmuştur. Bu değerli katkıların en mühimlerinden biri de bugün sizlere tanıtımını yapacağım  “Dede Korkut Destanı’nın Türkmenistan Boyları” kitabıdır.

Prof. Dr. Necati Demir’in kaleme aldığı “Dede Korkut Destanı’nın Türkmenistan Boyları” kitabı; Ayşegül Büşra Paksoy editörlüğünde, İstanbul’da 2020 yılında, Ötüken Neşriyat tarafından yayına çıkarılmıştır. 13,5 cm x 21 cm ebadında olup 248 sayfa olarak basılmıştır. ISBN numarası: “978-605-155-888-2”dir. Ciltli bir biçimde basılmıştır. Çalışma ithaf kısmıyla başlamıştır. Daha sonra sırasıyla; İçindekiler bölümü, Önsöz, Giriş, Metinler, Açıklamalar ve Bilgi Notları ve Ekler verilmiştir.  Bende bu sıralamaya sadık kalarak tek tek her bölümü incelemeye tabii tuttum. Bu kitap alanında yeni araştırmalara zemin hazırlayacak nitelikte bir eserdir. Bilindiği üzere Dede Korkut denildiğinde herkesin kafasında iki nüsha şekillenmektedir. Bunlar Dresden ve Vatikan nüshalarıdır. Araştırmacılar özellikle Dresden nüshası çerçevesinde çalışmalar sürdürmüşlerdir. Fakat bu kitap Türkmenistan coğrafyasından derlenen boylardır. Yani Dede Korkut’un asıl coğrafyasından… Bu eser sayesinde Dede Korkut araştırmalarında yeni bir çizgi çizilmiş, birçok araştırmacıya ve ilgililere kaynak olmuştur. Eserin rahat anlaşılabilir biçimde sınıflandırılarak, açıklanılarak verilmesi onu alandaki birçok eserden de farklı bir konuma getirmiştir.

Eseri bölüm bölüm ele aldığımızda ilk olarak “önsöz” bölümü karşımıza çıkmaktadır. Bu bölümde; Dede Korkut’un nüshaları, araştırmaları ve bu araştırmalardaki kusurlara kısaca değinilerek söze başlanmıştır. Daha sonra yazar; bu çalışmanın hazırlanış süreci, içeriği, şemasının nasıl olduğu hakkında bilgi vermiştir.  Ayrıca; olumlu veya olumsuz tenkide ihtiyaç duyduğunu da belirtmiştir.  Çalışmanın temelinin dayandığı kişiler hakkında da bilgi verdikten sonra bu çalışmada kendisine yardımcı olmuş olan kişilere teşekkürlerini sunarak önsöz kısmını tamamlamıştır.

Bir diğer bölümü ise “giriş” kısmıdır. Bu bölüm; bu çalışmanın neden yapıldığı, çalışmada kimlerden yararlanıldığı, çalışmanın muhtevası ile ilgili kısa bilgiler verilmiştir. Daha geniş olarak anlatacak olursak, bu bölümde ilk üç sayfa önsöz kısmıyla benzerlik gösterir. Dede Korkut araştırmalarının hatalarından, Türkmenistan’da derlenen boyların bu hataları ortaya çıkarmasından bahsedilmiştir. Bunun dışında; Türkmenistan’da derlenen boyların tarihsel sürecinden, aktarımından ve bu destanları derleyenlerden söz edilmiştir. Dede Korkut’un bilinen en geniş nüshası Dresden ile karşılaştırmalı tablolar verilmiştir. Dresden’de ortak 7 boyun dışında 7 boy daha Türkmen varyantında bulunuşundan ve bu konuyu araştıranlardan bahsedilmiştir. Yazar, Dede Korkut Destanı’nın Türkmenistan’da derlenen boylarını sınıflandırmaya tabii tutmuştur. Bu sınıflandırma; konu, şahıs kadrosu, coğrafya ve Oğuz boyları temel alınarak yapılmıştır.  Bu sınıflandırma incelendiğinde;

  1. Dede Korkut Destanı’nın Türkmenistan’da Derlenen Boylarında Konu:

Konu sınıflandırılmasında öncelikle bir giriş bölümü verilmiştir. Bu kısımda şekil ve muhteva özelliklerine değinilmiştir. Daha sonra sırasıyla; “Salır, Salır Kazan, Daş Oğuzların Gaver Hanlıkına Karşı Köreşi, Oğuzların Melallaşmakı, İğdir, Korkut’un Kabri Kazılgı/ Korkut’un Kabri Kazıldı, Teke Muhammet Boyu, Salır Kazan Hakkında” boylarının kısaca özetleri verilmiştir.

  1. Dede Korkut Destanı’nın Türkmenistan’da Derlenen Boylarında Şahıs Kadrosu:

Şahıs kadrosu sınıflandırmasında şahıslar önem sırasına göre tanıtılmıştır. Öncelikle boylara adını verenler, her boyda öne çıkmış isimler ve boy beylerinin isimleri verilmiştir. Köroğlu ve arkadaşları da hikâye kahramanlarının içinde tanıtılmıştır.  Bölgelerin han ve padişahları ve son olarak da önemsiz lakin ismi geçen kişilerden bahsedilmiştir.

  1. Dede Korkut Destanı’nın Türkmenistan’da Derlenen Boylarında Coğrafya:

Coğrafya sınıflandırmasında öncelikle Dede Korkut Destanı’nın yazmalarındaki yer adlarının araştırmacıları yanılttığından söz edilmiştir. Daha sonra Türkmenistan’da derlenen boyların genel olarak coğrafyasından bahsedilmiştir. Sonrasında özele indirgenerek destanda geçen yer adlarının konum bilgileri ve Türkmence metinde o yer adının hangi biçimde verildiği hakkında bilgiler verilmiştir. (Aral Gölü’nün adı “Har Al Denizi/ Haral Gölü biçiminde geçmektedir. [s.31])

  1. Dede Korkut Destanı’nın Türkmenistan’da Derlenen Bölümleri’nde Oğuz Boyları:

Bu kısımda öncelikle Dede Korkut kitabının Oğuznâme oluşundan söze başlanmıştır.  Devamında ise;  Oğuznâmeler’in yazılış amaçları, Dede Korkut’un Oğuznâme olarak kabul edilme sebepleri hakkında kısaca bilgiler verilmiştir. Sonrasında ise; Oğuzlar hakkında kısa bir bilgilendirme yapılmıştır. Türkmenistan’da derlenen boylardaki boy kültüründen söz edilmiştir. Daha sonra Dede Korkut Destanı’nda geçen boylar önem sırasına göre kısa kısa verilmiştir. Son olarak ise; Dede Korkut’un hangi boydan geldiği ile ilgili bilgiler kaynaklardaki verilerle bizlerle paylaşılmıştır.

Yazar bu sınıflandırmanın ardından bir de sonuç bölümü eklemiştir. Bu bölümde ise; Dede Korkut’un Türklük için önemi, Oğuznâme oluşu, Türkmen boylarıyla Anadolu’daki boy adlandırmalarının aynı veya benzer oluşu, Türkmenistan’da Dede Korkut’un adlandırılma biçimleri, Köroğlu’nun şahıs kadrosu içerisinde yer alması ve son olarak da Dede Korkut’un tarihe ışık tutacak niteliklere sahip oluşundan söz edilmiştir.  Böylece giriş bölümü yerini bir diğer bölüme bırakmıştır.

Kitabın bir diğer bölümü “metinlerdir”.  Bu metinler 41-216 sayfaları arasında verilmiştir. İlk olarak Giriş bölümüyle 7 sayfa manzum olarak [Gurban Kılıç Çakanoğlu Anlatımı] ile başlamıştır. Bu kısımda muhteva dünyanın geçiciliği ağırlıklıdır.  Bu kısım destana hazırlama süreci veya geçiş aşamasıdır. Daha sonra sırasıyla;

  • Iza Berlediren Nesilsiz( Hakarete Uğrayan Zürriyetsiz-I)= [Gurban Kılıç Çakanoğlu Anlatımı]
  • Iza Berlediren Nesilsiz( Hakarete Uğrayan Zürriyetsiz-II)= [Cumamırat Orazoğlu Anlatımı]
  • Salır Kazan ve İtemcik Boyu( Salır Kazan ve İt Memeli Boyu)= [Hoşalı Baymuhammedoğlu Anlatımı]
  • Salır Kazan Dede= [Mammetyaz Begmıradov Anlatımı]
  • Bamsım Birek( Bamsı Birek-I)= [Gurban Kılıç Çakanoğlu Anlatımı]
  • Bamsım Birek-II( Bamsı Beyrek)= [Gurban Kılıç Çakanoğlu Anlatımı]
  • Makav(Deli)= [Gurban Kılıç Çakanoğlu Anlatımı]
  • Töreli Bey- I= [Gurban Kılıç Çakanoğlu Anlatımı]
  • Töreli Bey- II= [Meti Köseyev Yayını]
  • Yekegöz( Tepegöz)= [Cumamırat Orazoğlu Anlatımı]
  • İmra( Emre) = [Gurban Kılıç Çakanoğlu Anlatımı]
  • Salır= [Cumamırat Orazoğlu Anlatımı]
  • Salır Kazan= [ Gurbandurdı Çeriyev Anlatımı]
  • Oğuzların Gaver Hanlıkına Karşı Köreşi(Oğuzların Gaver Hanlığına Karşı Savaşı)=
  • [ Gurban Kılıç Çakanoğlu Anlatımı]
  • Oğuzların Melallaşmakı( Oğuzların Hüznü)= [ Gurban Kılıç Çakanoğlu Anlatımı]
  • İğdir=[ Gurban Kılıç Çakanoğlu Anlatımı]
  • Korkut’un Kabri Kazılgı( Korkut’un Kabri Kazıldı)= [ Gurban Kılıç Çakanoğlu Anlatımı]
  • Korkut’un Kabri Kazıldı-II=[ Orozmet Metcumaoğlu Anlatımı]
  • Teke Muhammed boyu( Teke Muhammet Boyu)= [Hoşalı Baymuhammedoğlu Anlatımı]
  • Salır Kazan Hakkında= [ Gurbandurdı Ahun Anlatımı]

Şeklide verilmiştir.

Diğer bir bölüm ise; “Açıklamalar” ve  “Bilgi Notları” bölümüdür.  Bu bölümde; Dede Korkut Destanları’nda geçen 69 kelimenin açıklaması verilmiştir. Ardından kaynakça ve dizin verilerek bu bölüm tamamlanmıştır.

Kitabın son bölümünü ise; “Ekler” oluşturmuştur. Bu bölüm oldukça ilgi çekicidir. 10 adet eke yer verilmiştir.  Bu ekler, Dede Korkut Destanı’nın Türkmenistan Boyları’nın yayınlandığı jurnallerin kapak fotoğraflarıdır. Bu bölümün ardından kitabımız son bulmuştur.

Bu kitap alanında yapılmış çok değerli çalışmalardan biridir. Dil ve üslubu; okuyan herkesin rahatça idrak edebileceği bir biçimdedir. Dede Korkut ile ilgilenmeyenlerin bile ilgisini çekebilecek niteliktedir.  Yazarın kitabı yazma sebebi; Dede Korkut Destanı’nın Türkmenistan Boyları hakkında bilgi vermek ve derlenen metinleri okuyuculara sunmaktır. Kitabın tamamına bakıldığında yazarın bu amaçtan sapmadığı görülmektedir.  Yusuf Akgül, Ali Şir Nevai, Metin Ekici, Ali Duymaz, Melek Erdem, Muharrem Ergin, Ata Rahmanov, İsa Özkan, Orhan Şaik Gökyay gibi alanında mühim Hocalarımız kaynakça olarak kullanılmıştır. Kitapta imla kurallarının da gayet yerli yerinde ve doğru olduğu görülmüştür. Bilgi, içerik olarak da gayet dolgundur. Bununla birlikte yazar metinleri Türkiye Türkçesi ile vermiştir. Belki de yazar; Türkiye Türkçesi ile birlikte karşılaştırmalı olarak metnin orijinalini de vermiş olsaydı okuyucunun kafasında daha aydınlık bir metin olabilirmiş. Bunun dışında yazarın zor bir konuyu çalışması da onu diğer araştırmacılardan daha değerli bir konuma getirmiştir.

Türk edebiyatı tarihinin âlimlerinden Mehmet Fuat Köprülü Dede Korkut Destanı için şu cümleyi sarf etmiştir; “Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözüne, Dede Korkut’u öbür gözüne koysanız, yine Dede Korkut ağır basar.” Bu ifade Dede Korkut’un ağırlığını her babayiğidin kaldıramayacağını göstermiştir. Lakin Necati Demir’in bu babayiğitlerin arasında olduğunu görmekteyiz. Umarım ki bu eseriyle olduğu gibi daha birçok çalışacağı eserleriyle de biz okuyuculara yeni ufuklar açacaktır. Sözlerimi Dede Korkut Kitabı’nın 13. boyunun 2. soylamasından bir kısımla kapatmak istiyorum;

…Soylu Oğuz’un vasfını kim söylemez,

Kopuz çalıp, boy boylayıp, soy söyleyen,

Bayat eri, hayırlı, uğurlu, güzel fikirli, Dedem gibi bilge gerek;

Dedem der; “Hakk Teâlâ devlet ile bilgi versin.”

Comment here