Destanlar

“Dede Korkut Destanı” Tanıtımı

Bu makaleyi 8 dakikada okuyabilirsiniz

Hazırlayan: Yağmur Avşar

Necati Demir, Dede Korkut Destanı, Ötüken Neşriyat, İstanbul – 2020.

ISBN: 978-605-155-818-9

Prof. Dr. Necati Demir 20 Nisan 1964’te Ordu’da doğmuştur. 1987’de Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olmuştur. 1992’de Cumhuriyet Üniversitesinde yüksek lisansını, 1996’da ise Selçuk Üniversitesinde doktorasını tamamlamıştır. Lise ve Ortaokulda Türkçe ve Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği yapmıştır. Bir dönem Cumhuriyet Üniversitesinde Türk Dili okutmanı olarak çalışmıştır. 1996’da yardımcı doçent, 2000’de doçent, 2006’da profesör olmuştur. 2010’da atandığı Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Türkçe Eğitimi Ana Bilim Dalında görevine devam etmektedir. Evli ve iki çocuk babasıdır.

Dede Korkut Destanı isimli çalışma Giriş bölümü ve ekler dışında dört bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde Dede Korkut kitabıyla alakalı şimdiye kadar ileri sürülmüş olan iddialar tartışılmış ve kitabın yazılış zamanı, yeri, hikâyelerin konuları, mekânları, zamanları belirlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca Dede Korkut’un Türk düşünce dünyasındaki varlığına da değinilmiştir. Dede Korkut hikâyelerinin her birinin farklı zamanlarda gerçekleşen ancak yazarlar tarafından Dede Korkut’un ağzından yazıya geçirildiği anlaşılmaktadır. Özellikle Reşideddin’in eserinden anlaşıldığına göre, Dede Korkut ile ilgili ilk bilgileri Reşideddin görmüştür. Bu yüzden örneğin Dede Korkut’un yaşadığı zaman dilimi Reşideddin’in verdiği bilgilerden hareketle belirlenmeye çalışılmıştır.

Dört bölümden oluşan Dede Korkut Destanı kitabında birinci bölümde Dede Korkut ile ilgili yazılı kaynaklardaki malumatlar derlenmiştir. Bütün olarak bu bilgileri görmek okuyucu açısından oldukça verimli olmakla birlikte araştırmacılar açısından da yazılı kaynakları derli toplu görmek kayda değerdir. Bu yazılı kaynaklar sırasıyla şunlardır: Ulu Han Ata Bitigi, Kitab-ı Oğuzname-i Türkî, Reşideddin’in Camiü’t Tevarih adlı eseri, Topkapı Sarayı Revan 1391 numaralı kayıt, Kazan Oğuznamesi ve Şecere-i Terâkime, Yazıcıoğlu Ali Tevarih-i Âl-i Selçuk, Ali-Şir Navayî Nesayimü’l-Muhabbe Min Şemayimi’l-Fütüvve, Bayatî-Câm-ı Cem-Âyin, Bayburtlu Osman Tevarih-i Cedid-i Mir’at-ı Cihan, Buharalı Hafız Derviş Ali Çengî Tuhfetü’s-Sürûr, Kul Ata Leylâ-Mecnun Mesnevisi… Bu kaynakların her biri ayrı bir önem arz etmektedir. Dede Korkut hikâyeleri için de oldukça kıymetli bilgiler barındırdıkları da böylece anlaşılmıştır.

Yukarıda bahsettiğimiz yazılı kaynaklar dışında Dede Korkut Hikâyelerinin özü olarak kabul edilen birkaç nüshası mevcuttur. Bu nüshalar Dresden ve Vatikan nüshalarıdır. Bu nüshalara ek olarak çok yakın zamanda Prof. Dr. Mehmet Ekici tarafından yayınlanan Türkmen Sahra Nüshası da bu çalışmaya eklenmiştir. Türkmen Sahra Nüshası şimdiye kadar keşfedilen Dede Korkut Hikâyelerinden farklı bir hikâye içermesi bakımından oldukça kıymetlidir. Bu hikâye on üçüncü hikâye (boy) Salur Kazan’ın Yedi Başlı Ejderhayı Öldürmesi olarak adlandırılmıştır. Necati Demir’in Dede Korkut Destanı isimli çalışmasında da belirttiği gibi söz konusu yeni nüsha Ekici tarafından yayınlandıktan sonra kitaba dâhil edilmiştir. Necati Demir söz konusu nüshanın tıpkıbasımını tekrar okumuş ve Türkiye Türkçesine aktarmıştır.

Üçüncü bölümde Kazakistan ve Türkmenistan’da Dede Korkut ile ilgili derlenen hikâyeler bir araya getirilmiştir. Kazakistan’da derlenen hikâyeler için Abdimalik Nısanbayev’in Kazakistan’da Dede Korkut isimli çalışmasından faydalanılmıştır. Bu kısımda 15 hikâye bulunmaktadır. Türkmenistan’da derlenen hikâyeler için ise Yusuf Akgül’ün Dede Korkut-Korkut Ata Türkmenistan’da Derlenen Sözlü Varyantları isimli çalışmasından faydalanılmıştır. Bu kısımda da 4 hikâye bulunmaktadır. Bahsi geçen hikâyeler Dede Korkut’un doğumundan ölümüne kadar olan hayatından kesitler içermektedir.

Kitabın dördüncü bölümü Sözlü Kaynaklarda Dede Korkut olarak adlandırılmıştır. Dede Korkut destanının yakın zamanda Anadolu’daki izlerini bizlere ulaştırmaktadır. Şimdiye kadar araştırmacıların yaptıkları derlemelerden bahsedilen bölümde Necati Demir’in kendisinin derlediği hikâyelere de yer verdiği görülmektedir. Bu hikâyeler Trabzon ve Sivas’tan derlenmiştir. 3 farklı varyant olarak Beyböyrek hikâyesiyle beraber Trabzon’un ad hikâyesi okuyucu ile paylaşılmıştır. Sözlü geleneğin günümüze kadar ulaşmış olması ve hâlâ daha araştırmalara ışık tutması hem bu geleneğin sürdürülmesi açısından hem de kaynakların değerlendirilmesi açısından oldukça kıymetlidir.

Dört bölümden oluşan Dede Korkut Destanı kitabında bölümler dışında Açıklamalar ve Bilgi Notları olarak adlandırılan bir kısım bulunmaktadır. Bu bölümde Dede Korkut hikâyelerinde geçen kavramlar açıklanmıştır. Söz konusu kavramlar kişi adları, yer adları, çalışmada kullanılan başlıca eserler, milliyetler, boy adları ve boyların simgelerinden oluşmaktadır.

Dede Korkut ve hikâyeleriyle alakalı kapsamlı bir çalışma olarak gördüğümüz bu kitapta elbette sözlük de bulunmaktadır. Hikâyeleri okurken kimi kelimelerin anlamlarını kolayca erişebilmek, hikâyenin inceliklerini anlamak bakımından oldukça önemlidir. Bu yüzden çalışmanın bu kısmı gerekli bir açığı kapatmıştır. Çalışmada sözlük dışında bir de Dizin bulunmaktadır.

Çalışmanın son bölümü Ekler için ayrılmıştır. Bu kısmın kâğıt çeşidi kitabın genelinden farklıdır. Birkaç eserden fotoğraflar bulunan Ekler kısmı kuşe kâğıda basılmıştır. Ayberk ed-Devâdârî’nin Dürerü’t-Ticân ve Gurerü Tevârihi’z-Zaman adlı eserinden, Kitab-ı Oğuzname-ı Türî’nin Berlin nüshasından, Reşideddin’in Camiü’t Tevârih adlı eserinden, Dede Korkut Destanı’nın Topkapı nüshasından, Kazan Oğuznamesi’nden ve Bayatî-Câm-ı Cem-âyin’in Ali Emirî nüshasından Dede Korkut hikâyeleriyle ilgili bazı sayfaların görselleri Ekler kısmında okuyucuyla paylaşılmıştır.

Dede Korkut ve onun hikâyeleri Türk sözlü kültürü açısından oldukça önemlidir. Çünkü Dede Korkut Türk kültürünün hafızasıdır. Türk dünyasının ortak kültürüdür. Necati Demir tarafından ortaya konulan Dede Korkut Destanı isimli çalışma literatürde oldukça kıymetli bir yere sahip olan Dede Korkut ile ilgili önemli bir çalışma olarak karşımıza çıkmaktadır. Dede Korkut hikâyelerinin kıymetine bir kez daha vurgu yapılmıştır. Kitabın basım kalitesi ve kapak tasarımının da gayet özenli olduğunu söylemeden edemeyeceğim. Çalışmada emeği geçen herkese teşekkür etmek de biz okurlara kalan son iştir…

Comment here