GenelGenel Türk Tarihiİslam

Türklerin Müslüman Olma Evresi

Bu makaleyi 5 dakikada okuyabilirsiniz

Hazırlayan: Abdülsamet Dalkıran

Türklerin İslam dinini benimseyip Müslüman olması sanıldığı gibi Talas Savaşı’nın hemen ardından olmamıştır. Müslüman olma evresi 3 asır gibi uzun bir süreç içinde olmuştur. Bunun başlıca sebebi Türklerin geniş bir coğrafyaya yayılmış olmasıdır. Geniş bir coğrafyada değişik boylar ve gruplarla hüküm süren Türk Milleti’nin doğal olarak bir anda Müslüman olması düşünülemezdi.

Hz. Ömer zamanında Hazarlara komşu olan Müslüman Araplar, Hz. Osman dönemi esnasında 652 yılında Hazarların başkenti Belencer yakınında gerçekleşen Türk-Arap savaşı sonunda  Araplar yenilgiye uğratılmış oldu bu tarihten sonra da başka bir savaş yapılmamıştır. 661-750 yılları arasında var olan Emevi Devleti döneminde de Türkler ile Müslümanlar arasında çeşitli münasebetler olmuşsa da bu dönemde Türkler, Emevi Devletinin ‘Mevali Politikası’ (Köle) hasebiyle Müslüman olmamışlardır. Bu politika sonucu Emeviler,  Müslüman olsalar dahi kendi milletinden olmayanları ‘köle’ olarak görmüşler ve sadece Müslüman olmayanlardan alınan vergi türü olan Cizye vergisini Müslüman dahi olsalar kendi milletinden olmayanlardan da almıştır. İşte bu sebeple bu politika ırkçı bir politika olmuş oldu. Ta ki herkesin bildiği Abbasi devleti devrinde gerçekleşen 751 Talas Savaşı sonrasına kadar Türkler hiçbir zaman Araplarla iyi münasebetler kuramadı. Bu savaşın akabinde Türkler parça parça İslam Dini’ni benimsemeye başladı ve X. asırda Oğuzların bütünüyle müslüman olması İslam Dini’nin geniş sahalara yayılmasına olanak sağladı. Bu iyi münasebetlere örnek olarak Müslümanlığı ilk kez kabul eden İdil Bulgarları verilebilir.  İdil Havzası IX. Yüzyılda Müslüman tacirlerin önemli uğrak noktası olur. İşte  bu sebeple ticaret sebebiyle Müslümanlarla tanışan İdil Bulgarlarının hanı Almış Han, Abbasi Halifesi Muktedirbillah’tan kendisine İslamiyet’i tanıtacak din adamlarını göndermesini söyler. Bunun üzerine Muktedirbillah, İdil Bulgar devletine bir hey’et gönderir. Bu heyet sonrasında 912 yılında İdil Bulgarları ilk Müslüman Türk Devleti olarak tarihe geçer. İşte görüyorsunuz ki 751 yılında yapılan Talas Savaşı üzerinde 2 asır geçer ve Türkler o zaman Müslüman olmaya başlar. Bunda Abbasi Devleti’nin politikası da önemli olmuştur. Öyle ki Abbasiler Müslüman olan Türklerin askeri kabiliyetinden dolayı onları  ‘Avasım ve Samarra’ denilen sınır şehirlerine yerleştirdi.

Halife Mutasım zamanında ‘Samarra’ denilen askeri şehirler kuruldu ve buranın tüm askeri kademesine Türkler yerleştirildi. Ayrıca Bizans’a karşı savunma için ise Avasım şehirleri kuruldu buraya gene Türkler yerleştirildi. Böylece Abbasi Devleti, Türklerin askeri yeteneklerinden yararlanmış olmakla birlikte bu şehirler sayesinde Türkler Bizans’a karşı daha çok akın yapma fırsatı buldu. Avasım sözlükte ‘korumak, engel olmak’ anlamlarına gelir. Abbasi devrinde kurulan Avasım şehirleri; Antakyadan güneybatıda Asi Nehri’nin denize döküldüğü yere, güneydoğuda Halep, Menbic ve bunun kuzeyinde Bizans sınırına kadar olan yeri kapsar. X. asırda Avasım şehrinin kuzeydoğusunda Tarsus, Adana, Massisa, Zibatra ve Maraş vardır. Gök-Tanrı dininde vazgeçip ve Müslüman olmayan Türkler de mevcuttur. Hazarlar (Karaim Türkleri), Museviliği benimsemiştir. Tuna Bulgarları ve Gaguzlar Hristiyan Dinini benimsemiştir. Bunların hepsine ayrı ayrı yazılarda değinilecektir. Hepsi çok geniş konu olduğundan bir yazıya sıkıştırmadım ama gene size kaynak tavsiyesinde bulunacağım.

 

Tavsiye Kaynaklar

Abdülkerim Özaydın, Türklerin İslamiyeti Kabulü’ Türkler Ansiklopedisi, C. 04

Hikmet Tanyu, ‘Türklerin Dini Tarihçesi’ Türk Kültür Yayını

Harun Güngör, ‘Eski Türklerde Din ve Düşünce’, Türkler Ansiklopedisi , C. 03

Osman Turan, Türkler ve İslamiyet, Türkler Ansiklopedisi, C. 04

Comment here