Genel

Kitap Tanıtımı: Cihan Piyadeoğlu, “Büyük Selçuklular Yeni Bir Devrin Başlangıcı”

Bu makaleyi 5 dakikada okuyabilirsiniz

 

Kitap Tanıtımı | Batuhan Taşkın

Cihan, Piyadeoğlu, “Büyük Selçuklular Yeni Bir Devrin Başlangıcı”, Kronik Kitap, İstanbul, 2020. (Sayfa Sayısı: 368)

Cend’den Anadolu’ya uzanan bir serüvene sahip olan Selçuklular’a ve onların kadim tarihine olan ilginin, özellikle son yıllar içerisinde büyük bir artış göstermesi hasebiyle Selçuklu tarihi ile alakalı oldukça fazla eser kaleme alınmaya başlanmıştır. Bu yazımın konusu olan “Büyük Selçuklular Yeni Bir Devrin Başlangıcı” adlı eser bu doğrultuda ortaya çıkmasının yanı sıra, aynı zamanda akademik anlamda Selçuklu Tarihi alanında ülkemizin uzman isimlerinden biri olan Prof. Dr. Cihan Piyadeoğlu tarafından kaleme alınması okuyucuya sade ve akıcı bir üslup eşliğinde kaynak bilgileri ekseninde doğru bilgiler verilmesini sağlamıştır.

Eser, Önsöz, Sonsöz, Kronoloji, Kaynakça ve İndeks dışında toplam 11 bölümden oluşmasının yanı sıra içerisinde haritaların ve Selçukluların atası olan Selçuk Bey’in ve Sultan Sencer’in Türbeleri ile Selçuklulardan kalma kalelerin buluntularının resimlerinin bulunması da kitapta verilen bilgilerin görsel olarak anlaşılmasına vesile olmuştur. Her bölümde Selçuklu Sultanlarının ve Meliklerinin dönemlerinde yaşanan olayları kronolojik bir şekilde ayrı ayrı ele alınması Selçukluların tarih sahnesine çıktıkları andan itibaren nasıl genişleyip kendi içinde şubelere ayrılarak büyük sınırlara kavuştuğunu anlamamızı kolaylaştırmıştır.

Eserde Selçukluların ortaya çıktıkları andan itibaren verdikleri mücadelelere ve bu mücadeleler sırasında ne durumda olduklarına değinilerek aslında ilk düşüncelerinin sadece güvenli ve huzurlu bir yer arayışlarının olmalarının yanında ilerleyen süreçlerde oluşan nedenler ile bu düşüncelerinin değiştiği ve bağımsız olarak devletleşme sürecine geçtiklerine de değinilmiştir. Aynı zamanda Selçukluların siyasi anlamda son bulmalarına rağmen Selçuklu etkisinin her anlamda uzun süreler devam ettiğine değinilerek Selçukluların kurdukları sistemin, daha sonra kurulacak olan devletlerinde bu sistem üzerine kurularak geliştirdiklerine de değinilmiştir. Selçuklu tarihinin tartışmalı konulardan olan “Malazgirt Savaşında Kürtler var mıydı?”, “Sultan Alp Arslan ve Sultan Melikşah dönemlerinde Nizamülmülk’ün konumu ve devlet içerisinde olan etkinliği aynı mıydı?” gibi sorulara da bu eserde cevap bulmak mümkündür.

Tarihin aslında bir kronoloji olduğu ve bu kronoloji ekseninde olayların birbiri ile bağlantılı olduğu fikrinin bu eserde vücut bulduğu ve kelimelere döküldüğü kanaatindeyim. Zira Selçukluların ortaya çıkışı ve genişleyerek büyük bir devlet olmalarını sağlayan olayların kronolojisinin yanında bu duruma farklı bir gözle bakacak olursak eğer Türkiye Selçukluları sonrası Anadolu coğrafyasında Beyliklerin, Osmanlı Devletinin ve Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasının kökeninde Selçukluların uygulamış oldukları “Türkmen Politikası” adlı siyasetin olduğu ve Anadolu’nun yeni bir yurt olarak ele geçirilmesi ile günümüze kadar bu topraklarda kalmamızın ve bu topraklardan da asla çıkmayacağımızın şuurunun oluşmasına da vesile olmuştur.

Comment here