GenelİktisatTarih

İktisat Tarihi Niçin Önemlidir?

Bu makaleyi 5 dakikada okuyabilirsiniz

 

Hazırlayan: Kazanlı Yusuf Bey

Neticede hepimiz Millî Eğitim Sisteminin tezgahından geçtik. İlk ve orta okul ile lise yıllarında nasıl bir tarih müfredatına maruz kaldığımızı anımsamaya çalışıyorum. Birer cümleyle geçiştirilen Orta Asya Türk tarihi, biraz Akkoyunlu-Karakoyunlu, birer tutam Selçuklu ile Anadolu Selçuklu Devletleri, sonrasında tadına doyamadığımız Osmanlı’nın şaşalı kuruluş ve yükseliş devirleri… Ardından sönük ve dingin bir sesle geçmişten utanırcasına bir çırpıda anlatılıveren duraklama-gerileme-çöküş evreleri. Şüphesiz alanını sevdirmek için çabalayan öğretmenlerimizin talebesi olanlar biraz daha şanslıydı. Ancak genel olarak tarih dersleri sizce de biraz tatsız tuzsuz değil miydi? Hemen her sene aynı konuları temcit pilavı gibi ısıtıp önümüze koymalarına rağmen o yıllarda tarih adına pek de bir şey öğrenememiş olduğumu şimdi daha iyi kavrıyorum. 

Bir devleti yükseltirken bir başkasını zayıflatan, hatta kimilerini tarihin karanlık dehlizlerine gömen nedir? Kuşkusuz bu soruya cevaben sayfalarca madde yazmamız mümkündür. Ancak genel hatların kabaca anlaşılabilmesi açısından cevabı yalnızca üç ayaklı bir saca oturtmak istiyorum. Bu ayaklar devletin sahip olduğu askeri güç, yönetim ve organizasyon mekanizması, ekonomi ve maliyeden oluşmaktadır. İşte bu ayaklardan birisine takılacak çelme, diğerlerinin de alaşağı olmasına sebep olabilir. Yukarıda bahsedilen üç ayaklı sacın son kısmıyla da ilgilenen İktisat tarihi her ne kadar son elli yılda ortaya çıkan yeni ve revaçta olan bilim dallarının gölgesinde kalarak mevzii kaybetse de geçmişin anlamlandırılması ve geleceğin tasarlanması bakımından önemini korumaktadır. 

İktisat Tarihçileri, söz konusu Osmanlı Devleti olduğunda Devlet-i Aliyye’nin ekonomik yapı ve maliyesindeki zayıflamanın, Kanuni Sultan Süleyman’ın(1494-1566) tahttaki son yıllarına rastladığında uzlaşmaktadır. Bu tarihin “Duraklama dönemi” olarak kabul edilen devrenin hemen öncesine rastlaması, hâlihazırda bir şeylerin yolunda gitmediği ve bahsi geçen sac ayağının sallantıda olduğuna işaret etmektedir. Hele bir de yeni savaş stratejileri ile onu finanse etmek için elzem olan yeni maliye düzeni Avrupa kıtasında ortaya çıkınca, Osmanlı’nın sorunun nedenlerini anlamakta zorluk çektiği, yine de sorunla mücadele etmeye çalıştığını göreceğiz. Problemin ana kaynağının ne olduğu nihayet anlaşıldığında, incelemekten büyük keyif aldığım Tanzimat dönemine girilmiştir. Bu devrin, her ne kadar “Dağılma Dönemi” olarak adlandırılsa da aslında “Hasta Adam“ın üzerindeki ölü toprağı atmaya çalıştığı bir canlanma dönemi olduğunu söylemeden geçemeyiz. 1789 Fransız Devrimi ardından patlak veren ayrılıkçı iç isyanlar ile Osmanlı Devleti-Rus Çarlığı arasındaki bitmek bilmeyen savaşlar, Devleti Aliyye’nin iki yakasını bir araya getirmemiştir. Buna rağmen doğru ya da yanlış pek çok ilerici yenilik hareketine girişilmiş, hatta bazı konularda beklenmeyen gelişmeler bile kaydedilmiştir. 

Umut vadetmeyen, kasvetli ismine rağmen Duraklama döneminin de en az anlı şanlı dönemler kadar şevkle incelenmesi ve anlaşılması taraftarıyım. Neticede nerede yanlış yaptık, neden kaybettik, neden toparlanamadık gibi soruların en canlı ve doyurucu cevabını bu dönemde bulmak mümkündür (Aslında kabaca tarif edecek olursak yükseliş devrinde sağlamca inşa ettiğimiz üç ayaklı sacın, koşullar değiştiğinde hızlı ve etkili bir şekilde yeni koşullara uyum sağlayamadığını göreceğiz). Nasıl kaybettiğimizi bilmezsek, nasıl kazandığımızı idrak edemeyiz. Nasıl kazandığımızı kavrayamadığımızda ise yine kaybetmeyeceğimizi kim garanti edebilir! Nitekim tarih değil, hatalar tekerrürden ibarettir. Cumhuriyet döneminin getirdiği kazanımların kıymetini bilmek ve muhafaza edebilmek için de yine neyi, nasıl kaybettiğimizi iyi öğrenmeli, geçmişin can yakan hatalarından toplum olarak ders çıkarmalıyız. 

Önümüzdeki günlerde bu konuları adım adım işleyeceğiz. Mümkün olduğu kadar okuyucuyu sıkmadan ve kavramlara boğmadan anlatmaya çalışacağım. Şimdilik Esen kalın… 

Comment here