Genel

Gölgede Kalmayacak Başarı: Aksungur

Bu makaleyi 13 dakikada okuyabilirsiniz

Hazırlayan: Didar Alp Dinç

İnsansız savaş araçlarının son 20 yılda savaş alanlarında meydana getirdikleri değişimleri, sahip olan devlet için ne denli büyük güç çarpanı olduklarını dünyanın çeşitli yerlerinde yapılan operasyonlarda görmüşüzdür. Bu savaş araçlarında özellikle insansız hava araçları, bu teknolojilerin üretildikleri ilk günden beri en etkilileri, en çok yatırım yapılanları ve en etkin kullanılanları olmuştur. Çünkü İHA’lar birçok farklı kabiliyete sahip olabiliyorlardı. Sözgelimi keşif-gözetleme faaliyetleri, yakın hava desteği verebilme, sinyal istihbaratı gibi birçok görevi yerine getirebiliyorlardı. Takdir edersiniz ki bu teknolojinin operasyonel anlamda ilk kullanıcısı, dünyada havacılık alanında en ileri devleti olan Amerika Birleşik Devletleri olmuştur. ‘MQ-1 Predator’ ilk uçuşunu 1994 yılında yapmış hemen ertesi sene de seri üretime geçmiş ve günümüze değin gelişerek gelmiş bir İHA’dır. Diğer gelişmiş ülkeler de bu teknolojiyi tedarik edebilmek adına yapılan işlerin her daim takipçisi olagelmişlerdir.

Coğrafyamızda bu tarz bir teknolojiye sahip olan ve en etkili kullanan devletlerden biri de şüphesiz İsrail’dir. Örneğin, hepimizin bildiği ‘IAI Heron’, ilk uçuşunu 1994 yılında yapmış 2005 yılında seri üretime geçmiş MALE (Orta İrtifa-Uzun Dayanım) sınıfı bir İHA’dır. Türkiye Cumhuriyeti de gelişen bu teknolojiyi ilk günlerinden itibaren takip etmiş ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bu güçten mahrum bırakmamak adına çeşitli geliştirme çalışmaları yapmış veya dışardan tedariği için diplomatik ilişkiler içerisine girmiştir. Ülkemizdeki yerli İHA çalışmaları oldukça erken başlamıştır. 1992 yılında İHA-X1 Türk Havacılık ve Uzay Sanayi tarafından yapılmış sonraki yıllarda Keklik(1996), Pelikan(2003), Gözcü(2007) ve Öncü(2008) gibi sistemler ile teknik bilgi bakımından kendisini geliştirdiği gibi bu tarz küçük araçlar ile ordunun ihtiyaçları karşılanmaya çalışılmıştır. Bu çalışmalar dışında ülkemiz, acil ihtiyaç kapsamında İsrail’den 10 adet Heron tipi İHA alımı konusunda anlaşmış ancak projede yaşanan aksaklıklar nedeniyle ancak 2010 yılında bu araçları kullanmaya başlayabilmiştir. Bu satın alım dışında ise 2004 yılında Türk Havacılık ve Uzay Sanayi ile Savunma Sanayi Başkanlığı arasında Anka İHA’nın geliştirilmelerine başlanmasına dair sözleşme imzalanmıştı. Çalışmalar ilk meyvelerini 2012 vermeye başlamış ve Anka’nın ilk testleri Hava Kuvvetlerince yapılmaya başlanmıştı. 2013 yılında Anka-A İHA’lar bir yandan hendek operasyonlarında kullanılıyor bir yandan da geliştirme faaliyetleri devam ediyordu. 2018 yılında Anka-S, yani silahlı versiyon, teslim edilmeye başlandı. Bu çalışmalar süresince birçok alt sistemin de yerli imkânlarla üretilebilmesi, Anka İHA’ları bizim için daha da önemli kılmaktadır. Örneğin birçok savunma sanayi projesinde önümüzü tıkayabilecek en büyük engel olan motor tedariği konusu bu projede bir sorun değildir. Çünkü Anka’da, belirli bir dönemden sonra, TAİ’nin ürettiği PD-170 motorları kullanılmaktadır. Tüm bu süre zarfı içerisinde yalnızca TAİ değil Baykar Makina, Vestel gibi şirketler de bu teknolojiye yatırımlar yapmışlardır. Bunlardan özellikle Baykar’ın ürettiği TB-2 İHA‘lar, ordu envanterimizdeki en yüksek sayıdaki insansız hava aracı olma özelliğine sahip. Baykar, geliştirdiği Akıncı TİHA ile sınırları biraz daha yukarı çekmiş ve bu konuda ne denli yetkin olduğunu göstermiştir. Konumuzun tam da en can alıcı noktasına böylece gelmiş olduk. Özellikle medyada daha büyük sansasyon yaratan, her daim ekranlarda Türkiye’nin yapmış olduğu en büyük İHA olma özelliğine sahip olan Akıncı bu saydıklarım ve biraz da insanlarımız sayesinde TAİ’nin Aksungur İHA’sının önüne geçmiş gibi. Oysaki baktığımızda Aksungur, farklı görev konfigürasyonlarına sahip olabilme konusundaki başarısı, işletim maliyeti, yerli üretim oranının daha yüksek olması nedenlerinden ötürü en az Akıncı kadar ilgiyi hak eden ve dikkatleri celb etmesi gereken bir İHA’dır. Şimdi gelin biraz da teknik konularla bu yazıyı zenginleştirelim ve Aksungur’u daha iyi anlayalım.

Aslında baktığımızda Aksungur, Anka’nın geliştirilmiş versiyonudur diyebiliriz. Anka’da kullanılan birçok alt sistem Aksungur’da da kullanılmış ve bu yönden kolaylıklar sağlanmıştır. Zaten dışardan bakıldığında da Aksungur Anka’nın biraz daha kaslı bir abisine benzemektedir. Yani hali hazırda iyi bir sistem olan Anka, Aksungur geliştirilirken her anlamda güzel bir altyapı sağlamıştır. Tabi bu geliştirmeler ile birlikte Aksungur teknik anlamda da daha gelişmiş bir platformdur. Her şeyden önce Aksungur çift motorlu bir İHA’dır. Bu onun taşıma kapasitesini ciddi oranda arttırmıştır. Motorlar, TAİ tarafından geliştirilen PD-170 motorlarıdır. Bu motorlar 170 beygir güç üretebilen dizel motorlardır ve şuanda bu gücün 220 beygire çıkarılmış versiyonları olan PD-220’ler için de çalışmalar sürmektedir. 24 metre kanat açıklığına sahip olan Aksungur İHA, maksimum 3300kg ile havalanabilmektedir. Bu ağırlığın içinde taşıyabileceği 750kg’lık faydalı yük olması da gayet iyi bir durum. İki kanatta üçer adet silah istasyonu ile birçok farklı mühimmatı taşıyabilen Aksungur, gerçekten de MALE sınıfı İHA’lar arasında çıtayı yükseklere çeken araçlardan biri. Farklı görev tiplerine bağlı olarak farklı havada kalış sürelerine sahip olan Aksungur bu konuda da gerçekten iddialı. Geçtiğimiz günlerde 49 saat gibi uzun bir süre havada kalmış ve bu konuda ne kadar maharetli olduğunu göstermiştir. Aksungur, yaklaşık 40.000ft irtifaya kadar çıkabiliyor ki bu da 12km gibi bir yükseklik eder. Taşıdığı TEBER,UMTAS,Cirit,MAM-C,HGK,KGK ve Minyatür bombalar ile Anka’dan çok daha etkili bir İHA olması içten bile değildir. Merak edenler bu yazılan silahların her birinin atış testlerini izleyebilirler.

Aksungur, farklı görev konfigürasyonlarına uyum sağlayabilen bir İHA’dır. Taarruz görevleri dışında özellikle faydalı yük kapasitesi sayesinde deniz karakol görevlerinde kullanılacak olan unsurları da taşıyabilmekte ve bu görevleri de yerine getirebilmektedir. Türkiye Cumhuriyeti şuanda bu görevleri CN-235 tipindeki hafif askeri nakliye uçağının gerekli donanımlarla deniz karakol görevini icra edebilecek duruma getirilmiş versiyonu olan P-235’i kullanmaktadır. Bu uçakların yalnızca 1’inin imal maliyeti 34 milyon dolardır. Deniz karakol uçakları, düşman donanma unsurlarının keşif ve gözetleme faaliyetlerini yapabilme, sahip olunan radar ve MAD (Manyetik Anomali Algılayıcısı) ile su üstündekiler dışında dalış yapmış denizaltıları dahi tespit edebilme, çok uzun süre havada kalabilme, ağ merkezli harp sistemi ile elde edilen bilgileri merkeze hızlıca aktarabilme görevlerini icra edebilen araçlardır. Elbette bu işler için P-235 tipi bir uçak da işinizi görebilir. Ancak hem bu uçağın maliyet fiyatı, hem havada kalış süresince tükettiği yakıt miktarının fazlalığı hem de ne kadar zorlarsa zorlasın bir İHA kadar havada kalamayacağı anlaşılabilir bir şeydir. İşte tam burda Aksungur gibi MALE sınıfı içerisinde üst noktalarda yer alan araçlar adeta bir ‘Fiyat-Performans’ unsuru olarak karşımıza çıkmaktadır. Doğu Akdeniz’de ve Adalar Denizi‘nde 10 adet P-235 uçağını her daim uçurduğunuzda tahayyül edemeyeceğiniz uçuş maliyeti ve yere indiklerindeki bakım maliyeti ile boğuşmaktansa dilediğiniz kadar Aksungur İHA uçurarak ‘Maliyet Etkin’ bir çözüm elde etmiş olursunuz. Hali hazırda komşumuz(!) Yunanistan’ın elinde böyle bir teknoloji olmadığını, onların her seferinde pahalı sistemleri kullanmak zorunda olduklarını, bölgelerine yaklaşan İHA’larımızı dahi F-16’lar ile önlemeye çalışmalarından anlamaktayız. Yani sadece Aksungur’u deniz karakol görevinde kullanarak dahi hem büyük miktarda kâr elde etmiş hem de karşı tarafa milyonlarca dolar zarar vermiş oluyoruz. Bu da ülkemizin bu teknolojide ne denli etkin olduğunun bir göstergesidir.

Deniz karakol görevi dışında Aksungur, Sinyal İstihbarat Görevlerini de yerine getirebilmektedir. Hali hazırda bir önceki versiyon olan Anka’nın “I” versiyonu ile bu görevler yerine getirilebilmekteydi. Ancak Aksungur’un çift motorlu olmasından kaynaklanan faydalı yük kapasitesindeki artış, bu görevleri daha etkili biçimde icra edebilmesini sağlayacak olan gerekli teçhizatların da taşınabilirliğine olumlu yönde katkı sağlamıştır. Elbette bu görevler ne zaman, nerede, nasıl yapılır bilinmez. Teçhizatlar her ne kadar az çok bilinse de bunların teknik bilgileri gizlilik nedeniyle servis edilmez. Ancak optimum şartlarda 49 saat havada kalabilen bir İHA olan Aksungur bu kabiliyeti ile sinyal istihbarat görevleri için bulunduğu bölgeyi gayet iyi bir şekilde kontrol edebilir, gerekli bilgileri merkeze gönderebilir.

Bu saydığımız kabiliyetler dışında uydu üzerinden kontrol kabiliyeti, kuvvetin ihtiyaçlarına göre özenle tasarlanmış ve uygulamaya geçilmiş bir sistem olması hasebiyle bize özgü olması, çok yüksek seviyelerdeki yerlilik oranı ile Aksungur; Türkiye Cumhuriyeti için MALE Sınıfı İnsansız Hava Araçları konusunda zirvedeki ürünlerden biridir. Elbette Baykar Makine’nin yaptığı Akıncı TİHA da alanında en’lerden biridir. Lakin, yazımın başında da belirttiğim gibi Aksungur’un fazla medyatik olmaması onun Akıncı’nın gölgesi altında kalmasına neden olmaktadır. Sabit kanatlı ve pervaneli motorlara sahip olan bu platformlarda ülkemizin ortaya koyduğu bu ürünler ile kazandığı tecrübeler önümüzdeki dönemlerde jet motorlara sahip muharip insansız uçaklar yapma konusunda elimize ciddi teknolojik bilgi birikimi ve kalifiye iş gücü sağlamaktadır.

İnanıldığında ve destek verildiğinde ülkemiz evlatlarının neler başabileceklerinin en büyük kanıtı olan İHA sistemleri, geleceğe güvenle bakmamız ve bağımsızlığımızı muhafaza etmemiz adına en güçlü silahlarımızdan olacaklardır.

 

Kaynakça:

https://www.google.com/amp/s/www.savunmasanayist.com/tei-genel-muduru-aksitten-pd-170-ve-pd-222-ile-ilgili-onemli-aciklamalar/amp/

https://www.savunmasanayiidergilik.com/tr/HaberDergilik/Turkiye-nin-iHA-seruveni-ve-Anka-Aksungur-un-konumu

https://en.m.wikipedia.org/wiki/IAI_Heron

https://en.m.wikipedia.org/wiki/General_Atomics_MQ-1_Predator

https://en.m.wikipedia.org/wiki/CASA/IPTN_CN-235

http://en.c4defence.com/Agenda/aksungur-meets-sky/7936/1

https://www.defenseworld.net/news/26090/Delivery_of_Aksungur_Combat_Drones_to_Turkey_in_Jan_2020#.X18y2WmhkwC

 

Comment here