ÇocukGenel

Çocuk Edebiyatında Şiir ve Fıkra

Bu makaleyi 5 dakikada okuyabilirsiniz

Hazırlayan: Gaye Nur Avşar

ŞİİR

Şiir, sözlükte “Zengin sembollerle, ritimli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan, hece ve durak bakımından denk ve kendi başına bir bütün olan edebî anlatım biçimi, manzume, nazım, koşuk”  şeklinde tanımlanmaktadır. Hepimizin bildiği gibi şiir yazmak hiç de kolay değildir. Söz konusu çocuklar olduğunda diğer edebȋ türleri olduğu gibi şiiri de basit ve kolay zannedenler olabilir fakat çocuklar da ciddiye alınmaya değer bir okuyucu kitlesini oluşturmaktadırlar. Bu yüzden onlar için yazılan şiirler de tıpkı diğer şiirler gibi özenle yazılmalıdır. Hatta söz konusu çocuklar olduğunda gösterilen dikkat ve özen bir kat daha artmalıdır.

Çoğu insan için diğer edebȋ türlerden ayrı bir yeri olan şiirle ilk kez karşılaşan bir çocuk şiiri sevmeli ve onda tanıdık bildik canlıları ve cansız nesneleri görmelidir. Her türde olduğu gibi şiirde de çocukların yaşları için farklı düzeyler vardır. Her çocuk her masalı/hikȃyeyi okuyamayacağı gibi her şiiri de okuyamaz, okumamalı. Örneğin soyut kavramların sıkça kullanıldığı bir şiiri henüz somut işlemler döneminde olan, yani 12 yaş ve altındaki çocukların anlayabilmesi pek de mümkün değildir. 12 yaş ve altı için yazılan şiirlerde soyut kavramlardan kaçınmamız, somut kavramlara ağırlık vermemiz gerekmektedir. Çocuklara şiiri sevdirebilmek için onlara o yaşlarda en yakın gelen kavramları kullanmayı tercih etmeliyiz. Örneğin anne, baba, kardeş, çocuk, oyun, oyuncak, hayvanlar vs.

Şiir Örneği

Mustafa Ruhi Şirin-Çocuk Kalbimdeki Kuş

Her kuşun bir adı var
Ve iki kanadı var
Çocuk kalbimdeki kuş
Kuş demek uçmak demek

İstiyorsan seninle
Adımı paylaşırım
Çocuk kalbimdeki kuş
Binlerce kuş taşırım

Uçmak mavi bir türkü
Kanadında gözüm var
Çocuk kalbimdeki kuş
Benim de gökyüzüm var

Yıldızımdan uzuyor
Gök ağacın dalları
Çocuk kalbimdeki kuş
Büyüle masalları

Kuşumla aramızda
Aşk ırmağı akıyor
Çocuk kalbimdeki kuş
Beyaz gül bırakıyor

Yolların bittiği gün
Anneme bir şiir sun
Çocuk kalbimdeki kuş
Benim çocukluğumsun

FIKRA

 

Fıkra, Türkçe Sözlük’te “Kısa ve özlü anlatımı olan, nükteli, güldürücü hikâyecik” şeklinde tanımlanmaktadır. Hemen her konu hakkında yazılan/anlatılan fıkraların dili sade, açık ve anlaşılırdır. Fıkralar, içerisinde güldürü, eleştiri, hiciv gibi unsunlar barındırabilmektedir. Fıkra anlatan kişinin kendisini dinleyenleri etkileyebilmesi adına bu işte usta olması gerekmektedir. Şive taklitlerini iyi bir biçimde yapamayan, anlatım sırasında gerekli ciddiyeti koruyamayan kişi dinleyenleri etkileyemez. Nasrettin Hoca fıkraları neredeyse her yaştan insanın hatırında olan fıkralardandır.

Fıkra Örneği

Yemek Buğusu

Karnı aç yoksul bir adam bir aşçı dükkȃnının önünden geçiyormuş. Bakmış, tencerelerde yemeklerin buğuları tütüyor. İçeri girmiş, “Bir tabak yemeğin fiyatı nedir?” diye sormuş aşçıya. “Yüz liradır” demiş aşçı. Yoksulun cebinde bu kadar para nerede? Torbasından kuru bir ekmek parçası çıkarıp yemeklerin buğusuna tutarak yemeye başlamış. Ekmeği bitmiş. Dışarı çıkarken aşçı yakasına yapışmış.

“Sökül bakalım paraları! Bunca yemeğin buğusundan atıştırdın. Bedava mı sandın?”

Nereden bulsun parayı yoksulcuk. Ama aşçı zorbası bırakmamış. Sürükleye sürükleye mahkemeye götürmüş. Mahkemenin kadısı da Hocamız. İki tarafı da dinledikten sonra cebinden para kesesini çıkarmış. Adama doğru uzatarak şıngır şıngır sallamış.

“Ne sesidir bu?”

Aşçının gözleri parlamış.

“Para sesidir efendim.”

“Al bu sesi git. Yemek buğusunun ücreti para sesiyle ödenir” diyerek davayı sonuçlandırmış.

Comment here