Genel Türk Tarihi

Türk Ulusunun Bilgesi Korkut Ata

Bu makaleyi 9 dakikada okuyabilirsiniz

Hazırlayan: Büşra Güler

Türk kültürünün en çok araştırılan ve ilgi çeken kişiliklerinden olan Dede Korkut ya da diğer adıyla Korkut Ata hakkında pek çok söylence ve efsane günümüze kadar gelmiştir. Peki, tarihte pek çok efsaneye konu olmuş bu medeniyet kahramanı kimdir?

Korkut Ata hakkında bize bilgi veren önemli kaynaklar; Kitâb-ı Dede Korkut, Oğuzların ve Türkmenlerin tarihini aktaran yazılı belgeler ve Türk halkları arasında günümüze kadar süregelen Korkut Ata’nın kişiliğiyle ilgili efsanelerdir. Özellikle Türk halkı bu çok sevilen kahramanı hafızalarında yaşatmışlar ve onun kişiliği hakkında pek çok bilgiyi yazıya geçirmeyi ihmal etmişlerdir.

Bilindiği üzere Korkut Ata hikâyeleri, Türklerin Kızılelma ülküsünü ve ulus bilincini, nesillerden nesillere, bizlere kadar aktarmıştır. Efsanelere göre Korkut Ata, Türk milletinin ilk şamanı, kopuzun mucidi, vilayet ıssı ve bilgin bir kişiliktir. Türk ulusu tarafından benimsenmiş ve çok sevilmiş saygın bir kişilik olduğu için pek çok varyantta ve coğrafyada efsaneleri bulunmaktadır. Bu efsanelerde bizlere onun kişiliği hakkında önemli bilgiler vermektedir.

Efsaneler Işığında Dede Korkut

Korkut efsanelerini yazıya geçiren ilk kişi Reşidüddin’dir. Özellikle Oğuznamelerin Azerbaycan ve Anadolu bölgesinden çok, Kazak, Kırgız ve Türkmen illerinde yaşatılması; burada pek çok efsanenin ortaya çıkmasına katkıda bulunmuştur.

Efsanelerin değişik varyantlarına göre Dede Korkut, kopuz imal eden bir ozan ve aksakaldır. Başka efsanelerdeyse evliya, şeyh, şaman, dede, tabip şeklinde tezahür eder. Efsanelerin büyük çoğunluğunda Korkut’un ölümden kaçma temi işlenmiştir. O sürekli ölümsüzlüğü arar. Bu sadece efsanelerde görülen bir durum değildir. Hatta Korkut’a atfedilen pek çok müstakil şiir parçasında da ölümden kaçış söz konusudur. Bazılarındaysa ölümünün yaklaştığın bilen bir Korkut Ata karşımıza çıkar.

Efsanelerin yanı sıra küy, jir (Kazakların Korkut hakkında söylediği küy ve destan ve şiirler) ve şiirlerde Dede korkut bilge bir kişiliktir ve kavminin yol göstericisidir. Bir başka özelliği de hüccet niteliğidir ki Tanrı’nın dini hükümlerini insanlara ileten kişidir, şaman veya evliyadır. Olmuşları veya olacakları halka aktarır; geçmişten ders çıkarmalarını sağlarken geleceğe hazırlar.

Onun şaman veya evliyalığı ya da tabipliği zaman ve mekân içinde değişime uğramıştır. İslamiyet öncesinde şaman olarak karşımıza çıkan Dede Korkut, İslamiyet sonrasında evliya olarak karşımıza çıkmıştır. Bu aynı zamanda efsanelerin ortaya çıktığı Türk toplumlarının inançlarıyla da bağlantılıdır.

Kısacası Korkut Ata’nın fonksiyonları, efsanelerde ve yazılı kaynaklarda her ne kadar farklı görünse de aynı işlevler, farklı zaman ve inançlar sonucu farklı adlar almıştır.

Kopuzun Piri ve Ozan Olarak Korkut Ata

Türklerin en meşhur çalgısı olan kopuzun mucidi de Dede Korkut olarak görülmektedir. Nitekim bununla ilgili efsaneler de bulunmaktadır. Hatta Orta Asya’daki farklı Türk bölgelerinde farklı varyantlarda kopuz icat etme temi, Korkut Ata üzerinden işlenmiştir.

Karakalpakistan bölgesinde anlatılagelen bir efsane de Dede Korkut’un kopuzun mucidi ve piri olarak görüldüğünü göstermektedir. Efsaneye göre; “Korkut Ata bir gün ormanda yapacağı kopuza uygun bir ağaç arıyormuş. Bu sırada ormanda bulunan şeytanlarla karşılaşmış ve şeytanlar onun elindeki çalgıyı görmek istemişler. Kokut Ata elindeki çalgıyı göstermiş ve ormanda bir yere gizlenerek şeytanların konuşmalarını dinlemeye başlamış. Şeytanlar “Korkut Ata bir kopuz yapamaz çünkü kopuz yapmak için neyin gerekli olduğunu bilmiyor, öncelikle yaban domuzu tarafından yıkılmış ve kurumuş iğde ağacı gövdesi gereklidir. Sonra bu ağaç gövdesine oyuk yapıp (yalak oyuğu) deve derisiyle kaplamak gerekir, daha sonra yaban aygırının kuyruğundan teller alınıp takılmalı ve kuray bitkisinin zamkı ile birbirine reçinelenmeli. O zaman bu tam bir kopuz olur.” derler. Bunu duyan Korkut Ata tam da tarif edildiği gibi bir çalgı yapar ve kopuzu ortaya çıkarır. Bu yüzden o, kopuzların piridir.

Ozanlar özellikle Oğuzlarda özel bir statüye sahiptirler. Ozanlar, düğünlerde, ziyafetlerde ve daha birçok törende ellerinde kopuzlarıyla Oğuznameler söylerler, devlet ricali önünde sanatlarını icra ederler. Ozanlar sadece sanatçı değil aynı zamanda topluma yön gösteren bilgin, şifacı ve şaman kişilerdir.

Korkut Ata güzel sözler söyleyen ve kopuz çalan bir ozandır. Bazı kaynaklarda ona ait olduğu iddia edilen ölçülü deyişler bulunmaktadır. Salnamelere göre korkut ata, güzel sözler söyler, ad koyar, nasihat verir ve kopuzun piridir.

Korkut Ata Şaman mı, Evliya mı?

Efsanelerin tarihi kaynak olarak güvenilir olmaması nedeniyle Korkut Ata’nın hangi Türk boyuna mensup olduğu da tam olarak bilinmemektedir. Ebu’l Gâzi Bahadır Han’a göre Korkut, Kayı boyuna mensuptur; Reşidüddin’e göre ise Bayat boyuna mensuptur. Orhan Şâik Gökyay’a göre Saltukname’de Dede Korkut Osmanlılarla aynı soydan gösterilir. Bu Saltukname’de aynı zamanda Osmanlıların soyu, İshak Peygamber’e dayandırılır.

Halk anlatılarına göre Dede Korkut berrak gözlü bir dev kızından dünyaya gelmiştir. O, İslamiyet dönemi öncesinde yaşamış olsa da çeşitli menkıbelerde Hz. Peygamber dönemine yetiştiği rivayet edilir. 295 yıl yaşadığı rivayet edilmektedir.

Bir efsaneye göre ise Kayı İnal Han, Hz. Muhammed döneminde yaşamıştır ve başmüşaviri Korkut’u Müslüman olduğunu haber vermek üzere Hz. Muhammed’e elçi olarak yollamıştır.

Onun şamanlığı İslamiyet’in kabulüyle evrilmiş ve evliyalık halini almıştır. Şamanlık fonksiyonu yerini evliyalığa bırakmıştır. Bu bağlamda halk arasındaki anlatılarda değişime uğramıştır.

Korkut Ata Deyimleri

Yukarıda da Korkut Ata’nın ozan kişiliğinden ve nasihat verme işlevinden bahsetmiştik. Bu nasihat ve deyimlerden birkaçı şunlardır:

  • Gök yapağılu çimen güze kalmaz.
  • Kar ne denlü çok yağsa yaza kalmaz.
  • Kerem ehli olan kişiler çoğa aza kalmaz.
  • Kaadir Tanrım vermeyince er bayırmaz.
  • Allah Allah demeyince işler onmaz.

KAYNAKÇA

  • BAYAT, Fuzuli; “Türk Dünyasının Velayet Sahibi Bilgesi Korkut Ata”, Ötüken Neşriyat, İstanbul, 2020
  • BAYAT, Fuzuli; “Türk Şaman Metinleri, Efsaneler ve Memoratlar”, Ankara, 2005
  • ERGİN, Muharrem; “Dede Korkut Kitabı 1”, Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara, 1997
  • GÖKYAY, Orhan Şâik; “Dedem Korkut’un Kitabı”, Milli Eğitim Basımevi, İstanbul,1973
  • TOGAN, Zeki Velidi; “Oğuz Destanı, Reşideddin Oğuznamesi, Tercüme ve Tahlil”, İstanbul, 1972

Comment here