Edebiyat

Yedi Ulu Bir Nefes: Nesimî

Nesimi
Bu makaleyi 3 dakikada okuyabilirsiniz

Hazırlayan: İbrahim Daş

“Mende sığar iki cahan, men bu cahâna sığmazam,

Gevher-i lâmekan menem, kövn ü mekâna sığmazam.”

 

14. yy. civarlarında Azerbaycan coğrafyasında nam ve halkın hafızasında yüzyıllardır yaşamaya devam ederek kâm alabilmiş bir isim, Seyyid Nesîmî… Erken yaşlarında tasavvuf ile irtibat hâlinde olmuş ve Fazlullah-ı Hurûfî’nin akımına bağlılık göstermiştir. Timurlular dönemi idaresinde, hocasının idam edilmesiyle birlikte daha da öne çıkmıştır. Muhtelif tezkirelerde hakkında çeşitli şeyler söylenmiştir. Ne yazık ki dönemsel cereyanlar etkisiyle, kendisine karşı yoğun bir taciz olmuştur. Radikal tutuma sahip olanlar tarafından sapkın görülmüştür. Nihayetinde Halep’te derisi yüzülerek idam edilmiştir… Hakkında çekilmiş belgesel niteliğinde bir film de mevcuttur. Hikâyesinin canlandırılışına bir de oradan göz atılması faydalı olacaktır.

 

“Genc-i nihan menem men uş, eyn-i eyan menem, men uş,

Gevher-i kan menem, men uş, behre ve kâne sığmazam.”

 

Nesîmî, dünden bugüne, türkülerimizden tutalım bütün sözlü kültürümüzde ve hatta yazılı kültürümüzde saygıyla yer edinmiş ve hürmet gösterilmiş bir isimdir. Ona gösterilen bu ihtimam “ikinci Mansûr” derecesine varmıştır. Dara çekilme hususu Hallâc-ı Mansûr ile ortak akıbetlerinden birisidir. Anadolu Alevi-Bektaşileri, onun Hurufilik akımı temsilciliğinden ziyade yaşadığı musibetler, maruz kaldığı haksızlıklar ve radikaller tarafından belirlenen akıbetinden ötürü büyük saygı duymuşlardır denilebilir. Nitekim Nesîmî yüzyıllar sonra Kul Nesimi olarak Anadolu’muzda tekrar hatırlanmış ayrıca pek çok şairin ozanın nazirelerine nail olmuştur. Kolektif bellek öyle bir uyarıcı edinmiştir ki “Mansûr gibi dâra çekilmek” denildiğinde Nesîmî beraberinde hatırlanagelmiştir.

 

Albayrak Kardeşler’den “Merhaba ey ruh-i revânım merhaba” ve hemen ardına  Musa Eroğlu’ndan “Nesimi’nin Derisi” dinleyerek bir fikredelim… Ne idi bizde böylesine yer edinen Nesîmî’den, bize onu unutturmayan efsun ne idi?

 

“Yâr râzını faş etme, Nesimî, bu evâme

Âlemde bugün mehrem-i esrâr bulunmaz”

 

“Mende sığar iki cahan, men bu cahâna sığmazam,

Gevher-i lâmekan menem, kövn ü mekâna sığmazam.”

 

Comment here