EdebiyatTürk Dünyası

Dolgan Türklerinin “Baraksan” Kitabında Geçen Yerel İnanışları

Bu makaleyi 11 dakikada okuyabilirsiniz

Hazırlayan: Selim Özdemir

Dolganlar çoğunluğu Asya’nın en kuzeyindeki Taymir yarımadasında yaşayan bir Türk halkıdır. Dolganlar kendilerine “haka” demektedir[1]. Poppe’ye göre Dolganlar “Yakutlaşmış Samoyeddir”[2]. Dolganların farklı etnik grupların karışımıyla oluşmuş bir halk olduğu bir tezdir ve tam olarak kanıtlanmamıştır. “İlk evrede Tunguz bir topluluk olan Dulganlar, Vilyui nehrinin kıyısında, Yakutçayı benimsemiş bir grupken, sonra kuzeye göç edip Taymir bölgesinde, Tundra köylüleri , Samoyed ve diğer Tunguz halklarla karışıp bugünkü Dolganları oluşturmuşlardır” varsayımı bu tezin özetidir.[3]Kesin olan ise  etnografik ve linguistik özellikler ışığında, Türk dilli bir halk oldukları için Dolganların Türk olduklarıdır.

Temel geçim kaynakları Kuzey Sibirya’nın çoğu yerli unsurunun da olduğu gibi avcılık, balıkçılık ve geyik yetiştiriciliğidir.

Nüfusları 2010 nüfus sayımına göre 7885’tir.1281 kişi Yakutistan Özerk Cumhuriyeti içinde, geri kalan çoğunluk Taymir yarımadasında yaşamaktadır.[4] Nüfus grafikleri çoğu Sibirya etnik grubunun aksine yukarı doğrudur ancak Dolganca konuşan Dolgan sayısı 1054’tür[5] ve yerleşik hayatın getirdiği Rus eğitiminin beklenen bir sonucu olarak nüfus azalmasa bile dilleri günden güne yok olma tehlikesine daha da yaklaşmaktadır.

Halihazırda Unesco’nun “tehlike altındaki diller” grubunda olan Dolganca Yakut Türkçesinin bir diyalekti olarak kabul edilmektedir. Dilbilim açısından Yakutça ile arasındaki fark azdır. (Dolganca h ve ğ= Yakutçadaki k ve g )[6]gibi. 17. yy dan itibaren Sibirya’nın kuzeyinde, Türk dillerinden izole bir şekilde varlığını sürdüren Dolganca, bugün Yakutçada kaybolan bazı dilbilimsel birimleri de korumaktadır.[7]Bu izolasyon sonucu yaşattığı söz varlığı ve biçimbirimleri Orhon Türkçesi dönemi envanterinin araştırılması noktasında Dolgancanın  faydalı olabileceğini belirtmek gerekir.

Dolgan Türkçesi Norilskiy, Pasinskiy, Avamskiy, Hatangskiy ve Popigayskiy ağızlarından oluşur. Ayrıca komşuları olan Evenkilerden birçok kelime alıp vermişlerdir. Dolgancanın içinde Moğolca kelimeler ve biçimbirimler olduğu da tespit edilmiştir.[8] Dolgancanın Yakutçadan farklılaşması, Moğolca unsurları nasıl bünyesine kattığı ve Evenkice ile olan münasebetlerini anlamlandırabilmek için Taymire geldikleri tarihten (1638) sonrası ve öncesi incelenmelidir, bu da ayrı bir araştırma konusudur.

1975 yılında Ogdo Aksonovoy tarafından yazılan “Baraksan” kitabı ilk Dolganca edebi eserdir. İçerisinde Dolganca şiirler, şarkılar, atasözleri, yerel batıl inanışlar, bilmeceler bulunan bu önemli kitap kiril alfabesi ile yazılmış ve hem başlıkların hem yazıların Dolganca, Rusça halleri kitabın içinde bulunmaktadır. Bu da Dolganca bilmeyen insanlarında kitaptan istifade edebilmesini ve Rusça karşılıkları ile karşılaştırma yapılarak kitabı okurken Dolganca kelimelerin öğrenilebilmesine vesile olmuştur. Şahsımca kitabı değerli yapan hususları sıralamak gerekirse:

1-Dolganca yazılmış olması.

2-Metinlerin içerisinde Dolganlara ait etnografik unsurların bulunması.

3-Dışarıdan bakıldığında ilkel bir dil gözüyle bakılabilecek Dolgancanın sanatsal kaygı güden ve alanında başarılı örnekler vermiş edebi bir eser çıkartabilmesi, eserin tanıtımı yapıldığında, bu kitap basın yayından geri kaldığı için emperyal dillerin tahakkümüne giren diğer Türk dillerine ilham olma misyonunu taşıyabilir.

Bu üç husus beni eseri şevkle incelemeye ve Türk okurlara elimden geldiğince takdim etmeye iten başlıca unsurlar olmuştur. Tabii ki eserin her bir içeriği ayrı yazılarla incelenip dikkatinize sunulacaktır.

Bu yazımızda “Baraksan”[9] kitabında yazarın aktardığı 12 yerel inanıştan bahsedeceğiz.

Bahsedeceğimiz inanışlar aslında, gerçekleşen bir doğa olayının veya doğal bir halin yakın bir gelecekte olacak olan bir diğer doğa olayının habercisi olduğunu bildiren söylemlerdir.

Ekolojik dengeyi çok iyi çözümlemiş ve sanki av şartlarının uygun olup olmadığını başka bir canlının hareketlerinden veya doğa gücünden haber alıyormuş gibi bir anlayış göze çarpmaktadır. Geyiklerin kuzeye gidişi keklikleri bolluğunu, martıların heyecanlı ötüşleri balığın bereketini sanki gizli bir anlaşma ile Dolganlara haber vermektedir. Aynı zamanda meteorolojik olayları haber verirken de aynı husus göze çarpmaktadır. Endemik bir kuşun telaşlı uçuşu güzel bir havayı, bazen de kuş ıslığı yazın habercisi olabiliyor.  Bu nedenle sıralayacağımız inanışları “Hava durumu ile ilgili olanlar” ve “Bereket ve av ile ilgili olanlar” olmak üzere iki başlığa ayırdık.

Yazımıza konu olan inanışlar sözlü kültür ögeleridir. Sade ve basit bir anlatıma sahip olmalarına rağmen bu tarz homojen toplumlar için önemli bir işlevdedirler. Doğanın içinde modern hayattan uzak ve zorlu şartlarda yaşayan bir toplum için yüzyılların yaşanmışlığı ve gözlemi neticesinde oluşan bu nasihatler altın değerindedir. Sibirya’nın diğer yerli unsurlarında da olduğu gibi Dolganlar için bu öngörüler-inançlar adeta bilimsel kaide hükmündedir. Bu kültürel aktarım minvalinde sosyo-ekonomik hayat değişir. Belki atalardan miras bu öngörüler olmasa Dolgan adı Taymir’in eski sakinleri olarak tarih kitaplarında kalacaktı diyerek örneklere geçelim.

Hava Durumu ile ilgili olanlar:

1[10]-Dalgıç kuşu nehir üstünde ses çıkartarak (telaşlı veya heyecanlı) dönmesi yarın havanın güzel olacağının işaretidir.

 

4-Eğer sıcak bir günde kazlar güney tarafa yönelirlerse demek ki okyanus tarafından soğuk kar ve rüzgar gelecektir

 

8-Eğer kuş ıslığı aşağı doğru dik iniyorsa demek ki yaz yaklaştı sivri sinekten kork.

 

9-Eğer gündüz tundra[11] da sivrisinek sesi yoksa yarın sıcak bir gün olacaktır.

 

10-Eğer köpek dili dışarda yatıyorsa yarın sıcak olacaktır parkanı şimdiden çıkar.

 

12-Eğer akşamüstü fırtına sakinleştiyse (durduysa) yoğun karlı bir hafta bekleniyor.

 

Bereket ve av ile ilgili olanlar:

2-Eğer örümcekler ağlarını neşeli örüyorsa denize atılan ağ boş dönmez

 

3-Eğer sabah çok erken saatlerde ilk baharda sis oluyorsa sıcak ülkelerden gürültücü ördekler dönecektir

 

5-Eğer martılar heyecanlı heyecanlı ötüyorsa nehirde çok balık vardır.

 

6-Eğer yabani geyikler karlı bölgelere giderse şüphesiz onların peşinden keklikler gelecektir

 

7-Ormanda ayak altında sürekli irice kemirgenler dolanıyorsa samur kürkü bol olacak (kemirgenin olduğu yerde samur çok olur)

 

11-Eğer “kar kiraz kuşu”[12] dünden kendi yavrusuyla uçmaya hazırlandıysa demek ki kaz avına başlanabilir

 

Dipnotlar:

[1] Marek Stachowski Über das Alter den Dolganischen Sprache,Türk Dilleri Araştırmaları 6(1996),123-130,s.125

[2] Poppe, N.: “Das Jakutische”, Philologiae Turcicae Fundamenta 1 671-684. 671

[3] Hasan Güzel, Dolgancadaki Moğolca Biçimbirimler,Türkbilig 2017/34,s.77-88. s.78

[4] Gülsüm Killi Yılmaz,Etno Demografik Veriler Işığında Sibirya Grubu Türk Dil Değişkeleri,TTD Cilt 1,s.404

[5] A.g.e , s.404

[6] Marek Stachowski Über das Alter den Dolganischen Sprache,Türk Dilleri Araştırmaları 6(1996),123-130 123

[7] Hasan Güzel, Dolgancadaki Moğolca Biçimbirimler,Türkbilig 2017/34,s.77-88. s.78

[8] Ayrıntılı bilgi için bkz. Hasan Güzel, Dolgancadaki Moğolca Biçimbirimler,Türkbilig 2017/34,s.77-88

[9] Baraksan: sevinç ifadesi, mutluluk

[10] Baştaki sayılar orijinal metindeki sıraya göredir.

[11] Kuzey Sibirya halkları ormanlık alanlara kısaca tundra demektedirler.

[12] Ana vatanı Kuzey Sibirya, İzlanda, Norveç hattı olan ve türü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan endemik bir kuş türüdür. Kış aylarında Türkiye’de de görülebilmektedir.

 

Kaynakça:

Erdoğan Altınkaynak-Ulpetay Niyetbay, Dolganlarda Sosyal Adalet ve Gelenekler, Karadeniz Dergi ,32. Sayı s.238-244

Gülsüm Killi Yılmaz,Etno Demografik Veriler Işığında Sibirya Grubu Türk Dil Değişkeleri,TTD Cilt 1 2015

Hasan Güzel, Dolgancadaki Moğolca Biçimbirimler,Türkbilig 2017/34,s.77-88.
Lİ, Y. Song (2010), A Study of Dolgan, Seul.
Marek Stachowski Über das Alter den Dolganischen Sprache,Türk Dilleri Araştırmaları 6(1996),123-130
Ogdo Aksonovoy, Baraksan ,1975
Poppe  N. “Das Jakutische”, Philologiae Turcicae Fundamenta 1 671-684
STAPERT, E. (2013), Contact-induced change in Dolgan, LOT, Utrecht.

 

Comment here