Dosya KonusuRamazan

Türk Kültüründe Ramazan – III

Bu makaleyi 3 dakikada okuyabilirsiniz

Hazırlayan: H. Ömer Özden

Ramazanın Sembolü Mahya

Ramazan ayına mahsus olmak üzere, çifte minareli camilerde iki minare arasına gerilen ipler, kandiller veya elektrik ampulleri asılması suretiyle yazılan yazı veya çeşitli motiflere mahya denir.

Mahya ilk olarak Sultan Birinci Ahmet zamanında (1603-1617) ortaya çıktı. Fatih Camii müezzinlerinden Hattat Hafız Ahmed Kefevi’nin bütün maharetini kullanarak renkli kandillerden işlediği dört köşe bir çerçeveyi, iki minarenin arasına asmasıyla mahyanın ortaya çıktığı rivayet edilmektedir. Bu buluş, Osmanlılarda mahyacılık ismi ile yeni bir sanat dalının meydana gelmesine neden olmuştur.

Mahyaları kurmak için evvela iki minare arasında makaradan geçip gelen ip çekilir, iplere atılan düğümlere kandiller yerleştirilir, makaralar hareket ettirilerek öbür minareye doğru gönderilir. Bu suretle önce yazının baş harfleri ve sonra ortadaki ve sondakiler teşekkül ederek, yazı meydana gelir. Mahyalarda gösterilen yazılar genelde şunlardır:

‘Safa geldin ey ramazan’, ‘merhaba ya şehr-i ramazan’, ‘Bismillah’, ‘elveda ya Şehr-i Ramazan’, ‘Allah’, ‘Muhammed’, ‘Lailahe İllallah’, ‘ahlak dinin temelidir’, ‘insaf imanın yarısıdır’.

Bazen yazı yerine çeşitli şekiller de mahya olarak kullanılabilir. Sandal resmi, cami resmi gibi. [1]

 

[1] Mahya ve mahyacılık hakkında geniş bilgi için bkz: Ünver, A. Süheyl, “Mahya ve Mahyacılık”, İstanbul Risaleleri, İstanbul, 1995, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür İşleri Daire Başkanlığı Yayınları, Yayın no: 19, c. I, s. 47-63; Bozkurt, Nebi, “Mahya”, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, Ankara, 2003, c. 27, s. 396-398.

Comment here