Dosya KonusuRamazan

Ramazan Güreşleri – X

Bu makaleyi 4 dakikada okuyabilirsiniz

Hazırlayan: Oğuzhan Murat Öztürk

Ramazan güreşlerini kaleme aldığımız bu yazı dizisinde ahirete intikal etmiş pehlivanlarımızın hatırasını zedelemek gibi amaç gütmediğimiz açıktır. Ancak kabul etmek gerekir ki Ramazan güreşleri ciddi ve bütün güreş otoritelerinin kabul ettiği organizasyonlar değillerdir. Özellikle 1911 güreşleri güreşten ziyade bir komedi tiyatrosunu andırmaktadır. Çaya yanında çocuk gibi kaldığı Filiz Nurullah’la güreşirken güya Nurullah nasıl olmuşsa yere düşmüştür ama onu hiçbir şekilde kaldırması mümkün olmayan Çaya seyirciye dönerek “Bunun neresinden tutayım” dercesine bakar, seyircinin karşılığı şen kahkahalardır.[1] Zira artık seyirci güreş değil komedi seyretmektedir.

Kurtdereli’nin Petrof güreşini bir gençlik hatası olarak değerlendirme nedenimiz efsanevi pehlivanımızın bilerek yenilmesi falan değildir, pehlivanımız iyi niyetinin kurbanı olarak Petrof’u idare etmeye çalışmış ve hatasının bedelini mağlup olarak ödemiştir. Ona yakışan Koca Yusuf’un dediği gibi “Allah’ın bana nasip ettiği kudrete ihanet edemem” demek olmalıydı. Ayrıca Arıbal’ın anlattığı versiyonda Kurtdereli’nin olan bitenden haberi yokmuş gibi görünüyor. Biz elimizdeki bilgileri derleyerek tartışmalı bir konuya ışık tutmaya gayret etmiş bulunuyoruz.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Seni cihanda büyük ün almış bir Türk pehlivanı olarak tanıdım. Parlak muvaffakıyetlerinin sırrını şu sözlerle izah ettiğini de öğrendim:

‘Ben her güreşte arkamda Türk milletinin bulunduğunu ve millet şerefini düşünürüm.’[2]

Bu dediğini, yaptıkların kadar beğendim. Onun için senin bu değerli sözünü Türk sporcularına bir meslek düsturu olarak kaydediyorum”[3] diyerek takdir ettiği olmuş bu büyük pehlivanın ruhunu mübarek Ramazan ayında saygıyla tazim ediyoruz.

Ramazan ayının bolluk bereket ve hoşgörü ayı olduğu bilinciyle yazılarımızı okuma tahammülü gösteren okurlarımıza teşekkür ediyoruz.

Ülkemizin ve dünyanın salgın bir hastalıkla boğuştuğu şu günlerde insanlığın hastalığın sırtını yere getirerek bu mücadeleyi kazanacağına yürekten inanıyoruz.

Ramazan’ın bereket feyzinin hepimizi kuşatması dileğiyle huzurunuzdan ayrılıyoruz. Sürç-i lisan ettikse affola!

[1] İsmail Habib Sevük,Türk Güreşi, Garp Âlemindeki Kasırga, Ocak Matbaası, İstanbul, 1949, s. 253.

[2] Kurtdereli Mehmet’in sözlerini duyduğu andaki Gazi’nin vaziyetini manevi kızı Afet İnan şu satırlarla kaleme almıştı:

“Anadolu Ajansı’nın sorduğu sualle, Kurtdereli’nin o sözü söylemesinden sonra, Atatürk’e hakem mevkiinde oturan yaşlanan Kurtdereli’yi gösterdiler ve onun hakkında bazı şeyler söylediler. Bu sözler Atatürk’ün hislerinin en derin noktasına tesir etmiş ve bu hal gözlerinden akan birkaç damla yaşla belirmişti.”

Bknz. Özbay Güven, Atatürk ve Güreş, Erdem Dergisi, 1990, Cilt 6, Sayı 18, s.633.

[3] Bu sözler bugün Kurtdereli Mehmet pehlivanın mezar taşında da yazılıdır.

Comment here