ÇeviriDosya KonusuRamazan

Orucun Kısa Tarihi

Bu makaleyi 8 dakikada okuyabilirsiniz

Çeviren: Sümeyye Bayır Taşdemir

Oruca dış bir gözle bakmak adına yaptığımız çevirinin yazarı Cherrill Hicks, bağımsız bir yazar ve editördür. Sağlık alanında yazıları birçok dergi de paylaşılmaktadır. Telegraph Media Grup’ta ve başka yayın gruplarında yazar üyeliği bulunmaktadır.

Metnin aslına ulaşmak için: https://www.telegraph.co.uk/lifestyle/11524808/The-history-of-fasting.html

 

Antik Yunan’da Pisagoras erdemleriyle övülen kişiler arasındaydı. 14. Yüzyıl boyunca, St. Catherina Siena, Rönesans doktoru Paracelsus onu doktorlar arasında sayardı ki Siena oruç tutmuştur. Şüphesiz orucun şekli yüzyıllara ve kültürlere göre değişir. Zahit kimseler ise ruhsal ve fiziksel olarak yenilendiklerini iddia ederler.

İlkel toplumlarda, savaşa gitmeden önce ya da reşit olunca bir ritüel olarak oruca rağbet edilirdi. Oruç kızgın Tanrı’yı bastırmak için ve Kuzey Amika yerlileri tarafından kıtlık gibi afetlerden korunmak için dini bir ritüel olarak kullanılırdı.

Oruç tutmanın dünyadaki tüm baskın dinler için anahtar bir rolü vardır. (Zerdüşçülüğün bir kısmı dışında) Tövbe ve nefis terbiyesinin diğer şekilleriyle ilişkilendirilmiştir. Yahudilikte sene içinde tutulan birçok oruç günü vardır, Yam Kippur, Kefaret Günü gibi, İslam’da Müslümanlar mübarek Ramazan ayı boyunca, Roman Katolikler ve Doğu Ortodoksları paskalya boyunca 40 gün oruç tutarlar ve Hristiyanların çölde 40 gün oruç tuttukları bir zaman vardır.

Kadınların dini oruçlara yatkınlıkları görülür ki “kutsal iştahsızlık” (mucizevi iştah azalması) olarak bilinmektedir. Yemek yemeden bir dönem hayatta kalmak, iffet ve kutsallığın bir işareti olarak kabul edilir. Narwichli Julian, İngiliz bir münzevi ve mistik, 14. Yy da yaşamış ve orucu Mesih ile iletişime geçmek için tutmuştur.

Diğer inanç sistemlerinde, Tanrılar kutsal öğretilerini rüya ya da tasavvurlarda oruç sonrası ileteceğini düşünmüşlerdir. Tapınak rahipleri tarafından oruç uzun bir süre siyasi protesto amacı ile de tutulmuştur. Klasik örnekleri ise Suffragette (ç.n. kadınların seçme hakkını savunun kişi) ve Mamatha Gandhi, Hindistan’ın bağımsızlık mücadelesi boyunca 17 kez oruç tutmuştur. En uzun orucu 21 günde bitmiştir.

Fakat bu uygulamanın karanlık bir tarafı da vardır. Ahmaklara yutturanlar, dolandırıcılar ve göstericiler tarafından kendi çıkarları için kullanılmıştır. Minnesoto’dan Doktor Linda Burfield Hazzard’ı (ç.n. açlık doktoru olarak tanınmıştır) ele alalım. 1912’de kasıtsız adam öldürmeden mahkûm edilmeden önce, katı bir oruç tedavisi uyguladığı 40 üzerinde hastasının ölmesine neden olmuştur. Hazzard, 1938’de kendi oruç diyeti nedeniyle ölmüştür. Sonrasında, hiç yemek yemeden hayatta kaldıklarını iddia eden Victorian Fasting Girls ( Muhafazakar Oruçlu Kızlar) vardı. Onlardan biri olan Sarah Jacobs, hastanede açlık iddiası test edilirken 12 yaşında ölmesine müsaade edilmişti.

Tedavi amaçlı oruç – bu tür oruç tıbbi denetim ile hastalığı engellemek ya da tedavi için kullanılır- Birleşik devletlerde “Natural Hygiene Movement” (Doğal Temizlik Hareketi) olarak 19.yy’da yaygınlık kazandı. Dr. Herbert Shelton bu alandan saygıdeğer bir öncüdür, 1928’de Teksas Son Antonio’da “Dr. Shelton Sağlık Okulu”nu açmıştır. Su orucu ile 40.000 hastasının sağlığını geri kazanmalarına yardımcı olduğunu iddia etmiştir.

İngiltere’de de, egzersiz, diyet, güneş ışığı, temiz hava ve pozitif düşünmeye tesirini vurgulayan bir yaklaşım olarak oruç doğal tedavinin bir parçası olmuştur.

Canterbury’da bir klinik işleten doğal iyileştirme teknikleri uygulayan bir terapist, Tom Greenfield’a göre, “Oruç tutmak 1920lerde burada çok yaygındı”, “İlk defa orucu tedavi yöntemi olarak sunan doğal tedavi kliniği Edinburgh’da açıldı ve hala on yıllar öneki gibi oruç tutan bir ya da iki hastası var.”

Söylentilere göre diğer klinikler de tedavi amaçlı orucu hastalara sunuyorlardı bunlardan Bukinghamshire’de bulunan Tyringham Hall, şuan kapalıdır ve Tring’de Champneys o günlerde doğal tedavi merkezi iken şimdi bir spa merkezi.

“Oruç, kalp hastalıklarını tedavilerde, yüksek kan basıncı, obezite, sindirim problemleri, alerjiler baş ağrıları ve bir hayli fazla şeyde kullanılırdı.” Diyor Greenfield. “Oruç kişilere özel olarak ayarlanırdı ve obez hastalar için bir gün, iki ya da üç ay gibi değişebilirdi. Bu klinikler eğer kişi tedaviye uygunsa tarihteki vakalar ile dolu olurdu ve onlar çok yakından yönetilirlerdi.”

En sonunda, Granfield diyor ki “bilimsel” tıp geliştirilen çok iyi ilaçlarla baskın geldi. İngiltere’de oruç tutmak ve doğal tedavi gözden düştü.

Bunun aksine, Almanya’da Dr. Otto Buchinder tarafından oruç tutma ile tedavi çığır açtı. Tedavi yöntemi olarak oruç hâlâ çok revaçta ve çeşitli merkezlerde uygulanmaktadır. Bazı Alman hastaneler obeziteyi yönetmek için oruç tutma haftaları düzenliyor. Merkez ve spalarda oruç tatilleri olurken sağlık sigortası programları, bu etkinlikleri finanse ediyor. Macaristan, Çekoslavakya ve Avusturya’da olmak üzere Avrupa’nın her yanında oruç tutmanın ünü gittikçe yayılıyor.

“Almanya’da oruç tutmak doğal sağlık uygulamalarının bir parçası” diyor Greenfield. “Oruç hâlâ revaçta, çünkü tıbbi uygulamalara dâhil bu yüzden doktorları tarafından uygun görülen hastalar orucu tercih edebiliyor.”

Yakın zamanda, 5:2 diyeti, sadece belirli yiyeceklere uyarlanan oruçlar ya da bir dönem sularla tutulan oruçlar gibi aralıklı oruç tutmayı deneyen milyonlar ile İngiltere’de oruca ilgi canlandı.

Grenfield yenilenen ilgiyi hoş karşılıyor ve “Eğer yılda minimum iki kez bir gün oruç tutulabilirse –belki bir gün ilkbaharda ve bir gün sonbaharda ve sadece su içtikleri bir gün dinlenmeye zaman ayırabilirlerse- günlük hayatta toksitlerin etkisinin azalmasına yardımcı olur.” diyor.

Comment here