Dosya KonusuRamazan

Ignác Kúnos ve Karagöz II

Bu makaleyi 6 dakikada okuyabilirsiniz

Hazırlayan: Oğuzhan Murat Öztürk

Ignác Kúnos’un Karagöz’le alakası sadece İstanbul seyahatinde Karagöz oyunu seyredip gördüklerini kaleme almak değildir. Karagöz Macar âlim için adeta bir iptila hâline gelmiştir. Ignác Kúnos gördüğü Karagöz oyunlarını kaydedip neşrederek Türk kültürüne büyük bir hizmette bulunmuştur. Böylelikle Kúnos Türk halk bilimine Türk masallarını derlemekle yaptığı katkıyı perçinlemiş bulunuyor. İnsan keşke bu dönemde benzer araştırmaları yapan Türk araştırmacılar olsaydı diye hayıflanmadan edemiyor. Ignác Kúnos ayrıca Türk tiyatrosunun Batılı oyunları uyarlama yerine Karagöz ve ortaoyununu merkeze alması görüşü dikkate değerdir:

Türklerin tiyatro edebiyatı zaten yoktu. Yerinde âyine-i devranın ne suret gösterdiğini yalnız Karagöz ile ortaoyunu gösterirdi. Asıl tiyatro oyunları. Batı tiyatrosunun tesiri altında teşekkül edip, yeni Türk edebiyatında bir yer bulmuştur… Üzülünecek ancak odur ki, Türklerin ilk tiyatro yazarları, Karagöz’le ortaoyununu dikkate almayıp, büsbütün alafranga (Batı) tiyatro eserleri yayınlamaya çalışıyorlar. Yalnız merhum Şinasi Efendi Bir Şâirin Evlenmesi adlı bir komedisinde, milli bir oyunun nasıl olacağını büyük bir bilgi ile gösterdi… Tiyatro oyunlarında umumiyetle kibar adamlar, asilzadeler, hükümdarlar sahneye çıkardı, yâni oyuncular bu kişileri temsil ederlerdi…[1]

Ignác Kúnos Karagöz oyunlarının oynatılma şekilleriyle alakalı da son derece kıymetli bilgiler vermekteydi:

Piyesleri tertip eden, perdede temsil eyleyen bir kişidir: Karagöz oyunlarının ustası. Bu usta, halk ağzından çıkan olayı, bir de konuşma parçalarını öğrendikten sonra, bunları bir oyun şekline koyarak perdede oynatır. Usta sanatında pek mâhir ise, yalnız halk sözlerini değil, kendi uydurmasını da kullanır; lâkin, halkın söylediği gibi ve halkın fikrine göre… İş öyle olduktan sonra, Karagöz’ün kaleme aldığımız oyunları halk edebiyatı sayılmaz. Halk ağzından çıkan piyesler değil, halk ağzına verilmiş oyunlar sayılır. Fakat, her ne hal ise, yine halkın fikrini, halkın düşüncesini kapsar. Onun şivesini kullanır. Onun duygularını anlatır. Büsbütün halk edebiyatı değilse de, halkın edebiyatıdır. Tıpkı Batı kukla oyunları gibi. “Folklor” bakımından bunun gibi edebiyat parçalarını da toplanmış olması dikkate şayandır.[2]

Ignác Kúnos Karagöz sanatına gereken değerin verilmemesinden müştekidir. Duygularını şu şekilde kaleme almıştır:

Türk edebiyat tarihinde, bu oyunların hiç tesirini görmüyoruz. Halbuki, Türk komedilerinin ortaya çıkmasına bunların çok yardımları olacaktı. Saçma Fransız komedilerine bakacaklarına Karagöz oyunlarına dikkat etmiş olsa idiler, millî bir Türk komedisi daha doğru yer bulacaktı. Karagözlük fikri zaten Türk düşüncesinde iyi yayılmıştır. Eğer bu düşünceyi, komedi yazan Türk yazarları göz önüne almış olaydılar ne değerli milli oyun- 1ar ortaya çıkarırlardı. Türk yazarları zeki oldukları gibi derin düşünce sahipleridirler. Bu zekâlarını ve kalemlerini, güzel üsluplarını millî komedi yolunda harcamış olsaydılar, Fransız komedileri yerine millî komedinin kurulmasına sebep olurlardı. Çünkü, bu Karagöz oyunları gittikçe kayboluyor, ortadan çekiliyor. Bu sene (1924) İstanbul’da bulunduğum vakit, Karagöz oyunlarını her ne kadar arayıp taradımsa da hiçbirini bulamadım. Karagöz’ün yerini sinemalar bir de Fransız komedileri aldı. Hamdolsun ki, kırk yıl önceki zamanlarda bu oyunları toplayıp, kaybolmak tehlikesinden kurtarabildim. Elimden gelecek olursa, bu topladığım ve kısmen Lâtin, kısmen Kiril (Rus) harfleriyle yayınladığım oyunları Arap harfleri ile de bastırmaya çalışırım. Umarım ki, Türk edebiyat tarihini yazan yazarlar, yayınlayacakları eserlerde Karagöz oyunlarının tarihine de uygun bir yer verecekler. Bu hususta harcadığım emeklerim inşallah boşa gitmeyecek ve Türk kardeşlerimizin millî edebiyatına hizmet ettiğimden dolayı pek övüneceğim.[3]

[1] Ignác Kúnos, Türk Halk Edebiyatı, (Haz.) Tuncer Gülensoy, Tercüman 100 Temel Eser, İstanbul 1978, s. 61

[2] Ignác Kúnos, Türk Halk Edebiyatı, (Haz.) Tuncer Gülensoy, Tercüman 100 Temel Eser, İstanbul 1978, ss. 65-66.

[3] Ignác Kúnos, Türk Halk Edebiyatı, (Haz.) Tuncer Gülensoy, Tercüman 100 Temel Eser, İstanbul 1978, ss. 66-67.

Comment here