Dosya KonusuRamazan

Dîvân-ı Yûnus Emre’den Ramazan İklimine Esintiler

Bu makaleyi 8 dakikada okuyabilirsiniz

Hazırlayan: Sümeyye Bayır Taşdemir 

Türk milleti içerisinde oldukça önemli ve bu topraklarda yetişmiş olan en büyük şairlerden biridir Yûnus Emre. Hayatı ve şahsiyeti hakkında bilgimiz oldukça azdır. 13. ve 14. yüzyıllarda yaşadığı düşünülen Yûnus Emre günümüze kadar düşüncelerini gönderebilmiştir. Hakkında birçok menkıbeler anlatılmış, doğum ve ölüm yeri hakkında birçok rivayetlerde bulunulmuştur.

Yûnus Emre, Moğol istilalarının, iç karışıklıkların ve kuraklıkla mücadelenin olduğu bir dönemde Anadolu’da doğup büyümüştür. Birçok farklı mezhebin ortaya çıktığı bu dönemde dini birliktelikte dağılmaya başlamıştır. Böyle bir ortamda Allah sevgisi, güzel ahlak, aşk gibi kavramları batıl inançlara karşı kullanmıştır.

Menkıbelerin çoğunda Yûnus Emre’nin ümmi olduğu ve Allah’a ilim yoluyla değil aşk yoluyla bağlanmış olduğu anlatılmıştır. Fakat yaptığımız kısa bir araştırmada bile ilim sahibi olduğuna şahit olacağımız Yûnus Emre ibadetler konusunda da oldukça hassastır.

Dîvân-ı Yûnus ve Oruç

Ramazan ayı oruç ibadetinin gerçekleştiği İslam dinine mensup kişilerin özel olarak değerlendirdiği bir aydır. Bu ayda insan nefsine hâkim olma konusunda sabrını ve gücünü eğitirken kendisine yoldaş olarak da Allah’ın kelamını ve Allah’ın sevdiği işlerle meşgul olmayı almaktadır. Ramazan ayı olması dolasıyla, Yûnus Emre’nin Dîvân’ına bir de bu gözle bakmaya çalışarak şiirlerinde orucun geçtiği beyitleri ele almaya çalışacağız.

İlk olarak Yûnus Emre’nin ibadetleri yerine getirmek gerektiğinden bahsetmesinin yanında bu ibadetlere güvenip kendini cennetlik sanan ya da kendine güvenen insanlara seslenişine kulak veriyoruz:

“Orucuna güvenme namâzuna tayanma

Cümle tâ’at tak olur nâz u niyâz içinde”[1]

Beyiti Peygamber’in şu hadisini hatırlatmaktadır:

“Hiç kimse kendi ameliyle cennete girmez.”

“Sen de mi ya Resulallah!” dediklerinde de,

“Evet ben de; meğer ki Rabbim beni rahmetinin kucağına almış olsun.”[2]

İbadetlere güvenilmeyeceği ve bütün ibadetlerin naz ve niyaz içinde ancak bir kütük olacağını dile getiren Yûnus Emre, Ramazan ayında tutulan oruçların naz ve niyazdan uzak sıhhatli oruçlar olması gerektiğine vurgu yapmaktadır.

“Oruç-namâz zekât hac cürm ü cinâyet durur”[3]

İfadeleri ile ibadetlerin cezalara ve cinayetlere engel olan meziyetlerden olduğunu ifade etmektedir şair. Sonra ki dizesinde ise;

“Şeri’at korıcıdur hakikat ordusında”[4]

Hakikat ordusunda bir asker olarak şeri’ati tanımlamaktadır. Hakikat yolcusunun ibadetlerine bağlı kalması gerektiğinin altını çizmektedir.

Benden öğüt isterisen eydivirem bildigümden

Budur Çalab’ın buyrugı tutun oruç kılun namaz”[5]

Kendisinden öğüt isteyenlere ise Allah’ın buyruğu olan oruç ve namazı önermektedir.

Son beyitinde ki ifadeler de ibadetler konusunda dikkate değer ifadelerdir:

kim ola kim bu dünyâda sultâna kulluk eylemez”

Böylece bu dünyada Allah’a kulluk etmeyen insanların olmaması gerektiğini vurgulamaktadır.

Ben oruç-namâz içün süçi içdüm esridüm

Tesbîh seccâde içün dinlerem şeşte-kopuz”[6]

Yûnus Emre bu şiirinin tümünle imgeler kullanarak kendini ifade etmektedir. Oruç, namaz için şarap içip vecde geldim ifadelerinden kastının oruç ve namazı ihmal etmeyerek ve bu ibadetlerle hemhal olarak vecde gelmesi olduğunu düşünmekteyiz. Tesbih ve seccadesinin ise altı telli bir çalgı aleti olan kopuza eş değer bir ahenge sahip olduğunu anlamaktayız. Zira Yûnus Emre, “sözlerimden mani anlarsanız Konya minaresi bir çuvaldız gibi göresiniz” diye son dizede okuyucularını uyarmaktadır.

 

“Dünyâdan gönlini çeke eli ile arpa eke

Unına yarı kül kata güneşde kurutmak gerek

‘Aceb anı niçe yiye nefsi dilerse yiyleye

Kaçan kim iftâr eyleye üç günde bir itmek gerek[7]

Dünya hayatına dalıp gitmemek, az yemek, az uyumak gibi terbiye gerektiren işler yapmak yine Yûnus Emre’nin dikkat çektiği konulardandır. O kadar ki üç günde bir iftar etmek nefsini terbiye için önerilmiştir.

Bu beyitlerle beraber Yûnus Emre’nin Dîvân’ında oruç ibadeti bahsinin geçtiği kısımlarda bitmiş oluyor. Öncelikle Yûnus’un tasavvuf yolculuğunun ibadetleriyle taçlandığını gösteren bu beyitler, orucun ve diğer ibadetlerin insanların heveslerine yenik düşmeden Allah’ın bir buyruğu olarak görmeleri gerektiğini de vurgulamaktadır.

Yazılış ve ifade ediş şekline baktığımızda ise Yûnus Emre’nin namaz ve orucu sürekli birlikte andığına şahit olmaktayız, bu durum Kur’an’ı Kerim’de olduğu gibi şiirlerinde görülmektedir. İlmi birikimin izlerini Dîvân’ın her bir beyitinde görmek mümkündür. Buna bir örnek verecek olursak;  Lokman Suresi’nde  “Şayet yeryüzündeki ağaçlar kalem, deniz de arkasından yedi deniz katılarak (mürekkep olsa) yine Allah’ın sözleri (yazmakla) tükenmez. Şüphe yok ki Allah mutlak galip ve hikmet sahibidir.”(Lokman, 31/27) var olan bu ayeti kerimeyi, Yûnus’un “ben bir kitâb okıdum kalem anı yazmadı / Mürekkeb eylerisem yitmeye yidi deniz” beyitinde ele almış olduğuna şahit oluyoruz.

Sonuç olarak Ramazan ayı içerisinde bize eşlik etmesinden memnuniyet duyacağımız Yûnus Emre’nin Dîvân’ında geçen oruç kavramını ele aldığımız bu yazımızda, orucun edebi kültürümüz içerisindeki yeri ve önemine de şahit olmaktayız. Tasavvuf, edebiyat ve hayat üçgeni içerisinde Ramazan ayımızın hayırlara vesile olmasını diliyoruz.

 

 

 

 

Kaynakça

  • Yûnus Emre, Dîvân-ı İlâhîyât, hazırlayan, Mustafa Tatçı, (İstanbul: Kapı Yayınları, 2012).
  • Mehmet Emin Bars, Yunus Emre’nin Deyişlerinde İslam’ın Şartları, Akademik Sosyal Araştırmalar Dergisi, 4/33, (Kasım, 2016), 286-305.
  • Ejder Okumuş, yüzyıldan 21. yüzyıla Yunus Emre, (İstanbul: İnsan Yayınları, 2016).
  • Mustafa Tatcı, “YÛNUS EMRE”, TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/yunus-emre (21.04.2020).

[1] Yûnus Emre, Dîvân-ı İlâhîyât, hazırlayan, Mustafa Tatçı, (İstanbul: Kapı Yayınları, 2012), 438.

[2] Buharî, Rikak,18; Müslim, Münafikîn, 71-73.

[3] Yûnus Emre, Dîvân-ı İlâhiyat, 429.

[4] Yûnus Emre, Dîvân-ı İlâhiyat, 429.

[5] Yûnus Emre, Dîvân-ı İlâhiyat, 217.

[6] Yûnus Emre, Dîvân-ı İlâhiyat, 213.

[7]  Yûnus Emre, Dîvân-ı İlâhiyat, 252.

Comment here