ÇocukRöportaj

Hasan Erdem ile “Tarihimizden Hikayeler” ve Çocuk Edebiyatı Röportajı

Bu makaleyi 11 dakikada okuyabilirsiniz

Söyleşen: Yasin Usta

Yasin Usta: Bir çocuk romanı yazmanın, yetişkinlere roman yazmaktan farkları nelerdir? Neleri gözetiyorsunuz?

 Hasan Erdem: Kültür ve medeniyetimizin kaynağı olan kitaplar, bilgi ve tecrübeyi koruyarak geleceğe taşıyan ölümsüz eserlerdir. İnsanlar hiçbir bilgiye sahip olmadan doğarlar. Okumak insanlara daha çocuk yaşlarında kazandırılması gereken yeteneklerin en başında gelmektedir.

Okumak önce kendimizi sonra da bizim dışımızda ne varsa her şeyi anlamamızı sağlar. Kitaplar aklın ilacıdır. Çocuklarımızın zekalarını kitaplarla beslemeliyiz. Bir Çin atasözü der ki, “Kitapsız büyüyen çocuk, susuz büyüyen ağaca benzer.” Kitap okumak insanın fikir yapısını, hayal dünyasını geliştirir, sözcük dağarcığını arttırır. Türkçemizin söz varlığı değil, insanların dağarcığı kısırdır. Bir kabın içinde ne varsa dışarıya da o sızar.

Çocuk kitapları yazarken kahramanları doğru seçmeli, çocukların bilinçaltı iyi örneklerle beslenmelidir. Çocuk kitaplarında, hurafe ve batıl inançlar olmamalıdır. Çocuk kitapları yazanlar bunu asla aklından çıkarmamalı, son derece titiz davranmalı ve çocukların beğenisine sunacağı kitapları yazarken büyük emek harcamalıdır.

Kitapların çocukların kişisel gelişimlerine mühim etkileri olur. Çocuk romanları ve hikâyeleri yazan yazarların yetişkin romanlarına göre daha dikkatli ve sade bir dil kullanmaları, içerik olarak doğru mesajlar vermeleri, çocukların ruh dünyasını sarsacak cümleler kurmamaları ve devrik cümlelere fazla kullanmamaları gerekmektedir.

Kitapların, çocuklar üzerinde çok ciddi etkileri olduğu bilinen bir gerçektir. Çocuklar için yazılan kitaplar onlara hikmeti, hakikati, sevgiyi, saygıyı, güzeli ve iyiyi öğretmelidir. Benim de yazarken dikkat ettiğim hususlar bunlardır.

Usta: Yazarken çocuklara mı “ayak uyduruyorsunuz”, yoksa onların belli merhaleleri geçmesi için bir zemin hazırlama çabasına mı giriyorsunuz?

Erdem: Çocuk kitaplarında işlenen konular çocukların yaş gruplarına uymalıdır. Ben ortaokul ve lise çağındaki çocuklar için yazıyor, hikayelerimdeki kahramanları da ona göre seçiyorum. Bir ülkenin çocukları için temel okullar olan liseler çok önemlidir. Lise yılları çocuklarımızın beyinlerinin şekillendiği, yoğrulduğu yıllardır. Devlet binasının temelini millet oluşturur. Binanın dayanıklı olabilmesi için temelin sağlam olması gerekir.Temeli sağlam olmayan binalar yıkılır, yok olur.

Çocuklarımız bilgi birikimlerini arttırmak için bıkmadan üşenmeden bol bol kitap okumaları gerekmektedir. Dünyadaki gelmiş geçmiş tüm başarılı insanlar çok iyi birer kitap okuyucusudur. Bu yüzden çocuk kitapları yazanların bir görevi de çocuklara daha ilköğretim çağından itibaren kitap okuma alışkanlığı kazandırmak olmalıdır. Çocuklarımız için yazanlar çocukları kitabın içinde tutabilmek için heyecan unsurunu, eser boyunca canlı tutmaya, olumsuz tasvirlere yer vermemeye çalışmalıdır.

Usta: Tarihî bir karakteri çocuk okurlar için sunarken nelere dikkat ediyorsunuz?

Erdem: Bildiğiniz gibi ben de sadece tarihi romanlar ve hikâyeler yazıyorum. Tarihî romanların ve hikâyelerin milli kültürümüzü yabancı tesir ve tahriplere karşı koruyup kolladığına inanan bir insanım. Çocuklarımızın şahsiyetli, onurlu, vakur, marifetli, vatanını seven, ana dilini aziz sayan, törelerine sahip çıkan, milli tarihi sayesinde ayakta durduğunu bilen bir insan olarak yetişmesini çok arzu ediyor, bunun için kalem oynatıyorum.

Çocuk kitabı yazarları tarihî bir karakteri çocuk okurlara sunarken öncelikle vicdanlı ve sorumluluk sahibi olmalıdır. Yazarlar uçuk kaçık kurgular yapmamalı, tarihi şahsiyetleri hiç uğramadıkları coğrafyalarda gezdirmemeli, hiç tanışmadıkları tarihi şahsiyetlerle bir araya getirmemelidir. Yazılan eserler çocuklara hitap etmeli, onlara tarih sevgisi aşılamalı, sayfalarının arasında tarih bilgisi de vermeli, yazarken doğru ve sağlam bir Türkçe kullanılmalıdır.

Bu yüzden kurgusu kafamın içinde olan romanımı yazmadan önce romanımın veya hikâyelerimin geçtiği dönem ile ilgili kaynak olabilecek kitapları tespit edip temin ediyor, devrin özelliklerini bütünüyle öğrenmeye çalışıyorum. Yazmaya başlamadan önce haritalar inceliyor, romanımın geçtiği coğrafyalardaki sosyal yapıyı da araştırıyor ve gerekli bulduğum notları alıyorum. Tarihi şahsiyetler ve olayları anlatırken tarihi bilgilere sadık kalmak için oldukça dikkatli davranıyor ve çocuk okuyucularıma doğru bir şekilde aktarmaya çalışıyorum.

Kısacası kitabımı okuyan çocukların hoşça vakit geçirirken bir şeyler de öğrenmesini istiyorum.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi “Türk çocuğu atalarını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır” Türk çocuklarına atalarını tanıtmak, sevdirmek, saydırmak da biz tarihi roman yazarlarına düşüyor.

Usta: Yazım süreci nasıl başlıyor, bu alandaki bir boşluğu mu fark ediyorsunuz, yoksa hazırlananlar içerisinde bir teferruatın öne çıkmasını istediğiniz için mi yazıyorsunuz?

Erdem: Dediğim gibi ben tarihi roman ve hikayeler yazıyorum. Bu benim çocukluk hayalimdi ve ben çocukluk hayalimi gerçekleştirmeye devam ediyorum. Yazar olarak benim görevim Türk tarihini bütünüyle öğretmek değil Türk tarihini sevdirmektir. Bir tarihi roman yazarı olarak benim amacım tarihimize merak uyandırmak, çocuk yaştaki okurlarıma vatan, millet, bayrak sevgisi aşılamak, gençlerimizde milli sorumluluk duygusu uyandırmaktır.

Yazdığım kitaplarla Türk gençlerinin, Hunlardan, Göktürklerden, Uygurlardan, Selçuklulardan, Osmanlılardan cumhuriyete kadar uzanan dönemi de sahiplenmesi, öğrenmesi, öğretmesi ve bugün yaşattığımız gibi gelecek yüzyıllarda da yaşatması için onlardaki milli şuuru güçlendirmeye çabalıyorum.

Usta: Türkiye’de millî hassasiyet gözetilerek hazırlanan çocuk romanları hakkında düşünceleriniz nelerdir?

Erdem: İnsanlar bir fikir sahibi olarak doğmazlar. Aslında zaman içinde sahip olduğumuz fikirlere bizi yönlendirenler çevremizde yaşayan insanlar ve okuduğumuz kitaplardır. Belki de beni daha çocuk yaşlarımda milliyetçi çizgiye çekenler, Türk milletinin görkemli tarihini edebiyat denilen zor sanat yoluyla bize anlatmaya çalışan Tarihi Roman yazarları olmuştur.

Milletleri ilerleten, yükselten de kitaplardır. Okumak yaratılış nedenimizi bilmemizi, dinimizi ve gerçek hayat kurallarını öğrenmemizi, öğrencilik ve iş hayatımızda, kısacası bütün yaşamımızda başarılı olmamızı sağlar. Okumayı yalnız okulla, ders kitaplarıyla sınırlamamalıyız. Kitapla yetişen, okuyan, düşünen Türk çocukları başarılarla dolu, iyi bir geleceğe doğru ilerlerken bilim üreterek mensubu oldukları Türk milletini de dünya üzerinde iyi, güzel yerlere taşıyacaklardır.

Çocuk romanları ve hikâyeleri yazan yazarlar millî hassasiyeti gözeterek kalem oynatmalı ve çocuklarımızın sadece başarılı olmaları için değil ecdadımıza layık olmaları, ileride daha erdemli, daha bilgili ve görgülü insanlar olmaları için de onlara kitap okuma alışkanlığı kazandıracak güzel eserler ortaya çıkarmalılar.

Usta: Gençler ve yetişkinler için yazdığınız sekiz tarihî romanınız var. Son olarak çocuklar için yazdığınız “Tarihimizden Hikayeler” kitabı nasıl ortaya çıktı?

Erdem: Bildiğiniz gibi benim kitaplarım Türkiyenin en büyük ve köklü yayınevlerinden biri olan, Türk kültürüne büyük katkılar sunan “Ötüken Neşriyat” tarafından basılmaktadır. Yayınevimizin çocuklarımıza ve gençlerimize yönelik kitaplar basma hazırlığında olduğunu duyunca benim de çorbada tuzum bulunsun istedim ve oturup konusunu tarihten alan hikâyeleri yazdım. Hikâyelerimi yazarken çocuklarımız eğlenirken öğrensin istedim.

Usta: Tarihimizden Hikayeler’in devamı gelecek mi?

Erdem: Evet. Yazıp yayınevimize gönderdiğim Tarihimizden Hikâyeler-2 ve Tarihimizden Hikâyeler-3 başlıklı dosyalarımdan Tarihimizden Hikâyeler -2 resimlendi ve şu anda basılmaya hazır ama belirsizlik ortamı sürdüğü için, haklı sebeplerle baskı tarihi ötelendi. Ötüken Neşriyat diğer konularda olduğu gibi resim konusunda da seçici hareket ediyor ve Tarihimizden Hikâyeler -3’ün resimlerinin çizimleri devam ediyor. Umarım dünyayı sarsan bu virüs belesından insanlık bir an önce kurtulur ve sonbaharda her şey normale döner, kitaplarım çocuklarımızın beğenisine sunulur.

Şu anda üzerinde çok emek harcadığım ve titizlendiğim bir tarihi romanı bitirmeye çalışıyorum. Ömrüm varsa romanımı bitirdikten sonra, yine konularını tarihten alan iki çocuk kitabı daha yazmayı düşünüyorum.

Comment here