Çeviri

14. Yüzyılda Tipik Oxford Öğrencisi Nasıldı?

Bu makaleyi 9 dakikada okuyabilirsiniz

Çeviren: Malik Aktay

 

Ortaçağ boyunca diğer üniversitelere oranla Oxford Üniversitesi gelişen 3’ncü üniversiteydi. Kademe kademe geliştiği için özel bir tarihi yoktu. Bazı iddialar öğretim formunu aldığı dönemi 1096 tarihi olarak kabul etmektedir. 14’ncü yüzyılda orada okuyan öğrenciler gibi Oxford Üniversitesi’de sıkı bir şekilde resmileşmişti.

Cinsiyet

14’ncü yüzyılda Oxford Üniversitesi ve diğer üniversiteler de erkek öğrenci baskın taraftaydı. 1920’ye kadar bu üniversitelere kadınların tam olarak katılmasına izin verilmiyordu.

14’ncü yüzyıldan bir örnek, Paris Üniversitesi’nde[1] doktorların toplantısını gösteren bir el yazmasından alınma resim. Oxford gibi bütün öğrencilerin erkek olduğunu görüyoruz.

Din

Ortaçağ sürecinde sadece vaftiz olmuş öğrencilerin Oxford Üniversitesi’ne giriş yapmasına izin veriliyordu. Hristiyan olmayanların katılması yasaktı. Oxford akademislerinin neredeyse çoğu müstensihdi, yani Hristiyan Kilisesi’nde belli bir konuma sahipti ve bu kişiler çalışmalarını ve hayatlarını bununla geçindiriyorlardı. Yahudilikten Hristiyanlığa geçenler üniversiteye katılma hakkını kazanıyordu. Hatta 1321’de Oxford’da bir Yahudi (İbranice ve Yunanca) öğretmek için dinini değiştirdi.

Yaş

Oxford Üniversitesi’nde öğrencilerin 7 Liberal Sanatı’ı[2] almalarına izin verilmeden önce 16 yaşında olmaları gerekiyordu. Bu tabii ki çok fazlaydı Oxford’a göre, Tolulouse Üniversitesi’ne girmek için 10 yaşında olmak gerekiyordu. Oxford’ta öğrencilerin 5 ya da 6 yıl arasındaki bir eğitimden sonra sınava giriliyordu. Sınavlar sadece öğrencilerin eğer isterlerse lisans diplomalarını almak için yapılıyordu. Birçok öğrenci sadece okumak istiyordu, resmi bir diploma almak istemiyorlardı.

12’nci yüzyılda 7 liberal sanatı tasvir eden bir kabartma: gramer, retorik, mantık, (trivium) geometri, müzik ve astronomi (quadrivium)

Değişkenlik

Oxford Üniversitesi öğrencilerinin %94’ü İngiliz’di. Yani Oxford öğrencileri millet olarak bilinen 2 yerel gruba ayrılmıştı. Aksine Paris Üniversitesi’nde 4 farklı ulus vardı. 15’nci yüzyılda Bologna Üniversitesi[3]’nde bu sayı 25’e çıkmıştı. Oxford’da bu milletler kuzeyli (İskoçyalı öğrenciler) ve güneyli olarak (Galliler ve İrlandalılar dahil) biliniyordu. Bu milletler arasındaki ilişkiler sıklıkla sıkıntılı ve problemliydi. 13’ncü yüzyılın sonunda barışı korumak için 5 öğrencinin oluşturduğu bir komisyon kurulmuştu. Bu sıkıntılı ilişkiler bugün bile Kuzey-Güney olarak bölünmesinin perde arkasını açıklayabilir. Ortaçağ öğrencileri tek bir kuruma bağlı kalmak zorunda değildi, tıpkı bugün olduğu gibi, ayrıca Avrupa’daki herhangi bir üniversiteye de katılabilirlerdi. Ortaçağ öğrencileri aslında en iyi eğitimi aldıklarına emin olmak için aktif olarak farklı kurumlarda eğitimlerini sürdürmeleri için teşvik edilirdi.  Bu nedenle, Oxford’un %94’nü oluşturan İngilizler sınavlara girebilir  ve bu süreç içerisinde eğitim için çeşitli seçeneklerde olabilir.

Servet

Oxford öğrencileri geniş sosyal çevrelerden geliyorlardı, aslında öğrencilerin çoğunluğu bugün dediğimiz ‘orta sınıf’ dan geliyorlardı. Çoğu öğrenci öğretmenlerine ödeme yapıyordu ve bu öğretmenler ‘usta’ olarak biliniyordu. Tabii ki bu parayı ödemeleri için güçlerinin yetmesi gerekiyordu. 1333’de bir öğrenci mantık ve fizik dersi için sadece yılda 30 pen ödeme yapıyordu, bugün için 77 pound anlamına geliyor. Ayrıca öğrenciler kitaplar, giysiler ve yemek gibi öğretmenlerinin ihtiyaçlarını karşılamak zorundaydı. Sonuç olarak öğrenciler kendi ailelerine ya da zengin aile üyelerine para göndermeleri için mektup yazıyordu (bugün çoğu öğrencinin aynen yaptığı gibi) Çoğu Oxford Koleji aslında fakir öğrenciler için tasarlanmıştı, yani maddi durumu yeterli olmayan öğrenciler de bu okula girebiliyordu. Bazı öğrenciler ciddi manada zengindi, ve bu üniversite asil ve kraliyet ailesindeki İngilizler’le bağlantı kurmaktan memnundu.

Ortaçağ Avrupa üniversitelerinin haritası.

Lisan

Çoğu öğrenci Latince’yi anlamak ve okumayı bekliyordu. Bütün dersler Latince verilmiş ve akademik görüşmeler (münazara) Latince üzerinden yapılmıştır. Aynı şekilde resmi duyurular da Latince veriliyordu. Ancak akademisyenler birçok dilde öğrencilerle konuştukları için bundan şikayet ediyorlardı, Latince’nin sadece üniversite dili olmasını istiyorlardı.

Problem Çıkartmak

Kral III Edward’a [4]göre Oxford öğrencilerinin sebep olduğu sorunlar daha iyi bilinen bir tabirle ‘şehirli’ ile ‘cübbeli’ arasındaki şiddetli çatışmaları cinayet, kundaklama, yağma gibi isimlerle tarihe geçirmiştir. 10 Şubat 1355’te  (St Scholastica’s Günü[5]) 2 Oxford öğrencisi bir barın mülk sahibiyle şarabın kalitesi hakkında tartışmıştı.

10 Şubat 1355’de mülk sahibi ile öğrenciler arasında olan tartışma anıtı Swindlestock Tavern

Bu tartışma hızlı bir şekilde arttı ve şiddete dönüştü ve kısa zamanda 2 gün içerisinde, kasaba halkının ve 100 tane öğrencinin ölümüne yol açtı. Çoğu Oxford öğrencisinin 1355 isyanı St.Scholastica’s Günü’ne katılmamasına rağmen bu olayın sonuçları ortaçağ Oxford öğrencilerini karakterize etti.

 

 

[1] Paris Üniversitesi 12. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkmıştır,

[2] Yedi özgür sanat, antikçağ okul ve eğitim dünyasında öğretilen çeşitli bilim ve sanat alanlarını belirtir. Daha sonra ortaçağ okullarında öğretilen bölümler olmuştur

[3] Dünyanın en eski üniversitesi olarak kabul gören ve halen faal olan Bologna Üniversitesi ‘nin merkezi Bologna şehrinde yer almaktadır. Bunun yanı sıra Ravenna, Forlì, Cesena ve Rimini gibi yakın şehirler ve Buones Aires’te de kampüsleri bulunmaktadır. Tarihçiler tarafından kuruluş tarihi 1088 olarak belirlenmiştir.

[4] Fransa ile Yüz Yıl Savaşları’nı başlatan İngiltere kralı.

[5] St Scholastica Günü isyanı 10 Şubat 1355’te Saint Scholastica Günü’nde İngiltere’nin Oxford kentinde gerçekleşti. Rahatsızlık, Oxford Üniversitesi’nden iki öğrenci, şehrin merkezindeki Carfax’ta bulunan Swindlestock Tavern’de kendilerine sunulan şarabın kalitesinden şikayet ettiğinde başladı.

 

Kaynak:

https://www.historyhit.com/who-was-a-typical-oxford-student-in-the-fourteenth-century/

Yazar: Laura Burgazzi

Comment here