Avrupa

Fransa’nın Gizli Kahramanı: Charles-Maurice de Talleyrand-Périgord

Bu makaleyi 9 dakikada okuyabilirsiniz

Hazırlayan: Emre Kaplan

XVIII. yüzyılın son yıllarından itibaren ve XIX. yüzyılda Fransız siyaseti için önemli bir rol oynayan Talleyrand, 2 Şubat 1754 tarihinde dünyaya geldi. Her iki ebeveyni de Kral XVI. Louis’in mahkemelerinde çalışmalarına rağmen yüksek bir gelire sahip değildi. Çocukluk yıllarında ayağındaki aksaklık nedeniyle yazıldığı orduda sürekli dışlanmış, bu nedenle de din eğitimi alması için kiliseye verilmişti. Saint-Sulpice ve Paris Üniversitesi Semineri’nde ilahiyat okuduktan sonra rahip olarak görevine başlamıştı. Yaklaşık bir sene sonra, Fransız Kraliyet Meclisine Ajan Genel Sekreteri olarak atanmış ve böylelikle siyasi kariyeri de başlamış bulunmaktaydı. Ülkede patlak veren ve kısa sürede tüm dünyanın kaderini değiştirecek olan ihtilal sırasında Autun Piskoposu (1789) olarak atanmasına rağmen yaşanan gelişmelerden dolayı Katolikliğe karşı bir uzaklaşma yaşayacak, ihtilal hükümetince kısa sürede müzakere kabiliyeti fark edilerek dışişlerinde görevler almaya başlayacaktır. Keza bunlardan ilki, İngiltere’ye giderek Fransa’ya karşı Avrupa monarkları ile ittifak kurmasını engellemek üzerinedir. İki kez başarısız olduktan sonra Paris’e dönen Talleyrand, katliamların şiddetlenmesi ve hakkında çıkan tutuklama kararlarından dolayı tekrar İngiltere’nin ve daha sonra Amerika Birleşik Devletleri’nin yolunu tutacaktır.

Keza bu dönemde Fransa kendi içinde büyük çatışmalar içerisine girmiş, sosyal tabakanın en altında bulunan halk, asillere (La Noblesse) ve ruhban (Le Clergé) sınıflarına karşı kin ve özgürlükçü bir tutumla saldırgan hareketler sergilemeye başlamıştı. Kaldı ki ihtilal çıktığı sırada ülke topraklarının dörtte biri ruhban sınıfına aitti.

Bu nedenledir ki ihtilalciler yönetimi ele alır almaz kiliseye de el attılar. 10 Nisan 1790’da kabul edilen “Kilise Yasası” ile ruhban sınıfının tüm malvarlığı devlete geçmişti. Artık devlet, kilise masraflarını kendi oluşturduğu fondan karşılayacaktı. Bu hadiseler meydana gelirken, yukarıda da bahsettiğimiz üzere Talleyrand yurt dışına kaçmak zorunda kalmıştır. Yaklaşık altı yıl boyunca Fransa’dan uzak duran Talleyrand, bu süre zarfında İngiltere ve Amerika gibi ülkelerde bulunmuştur. İngiltere’nin yapısı ve Amerika’nın ihtilal geçmişi ona büyük kazanımlar sağlamış ve Fransız siyasetindeki “kurnaz ve etkin” siyasetinin oluşumuna büyük katkılar sağlamıştır.

Tarihler 1796 yılını gösterdiğinde Talleyrand Fransa’ya dönmüş, Napolyon’un sohbetini ve dostluğunu da kısa sürede kazanmayı başarmıştır. 1804 yılında, Napolyon’un gerçekleştirdiği darbe sırasındaki yardımları sebebiyle dışişleri bakanlığına kadar yükselmekte muvaffak olmuştur. Öncelerinde meydana gelen koalisyon savaşlarında ise İngiltere ve Avusturya ile barış antlaşmalarının imzalanmasında büyük rol oynamış, 1805 yılında Napolyon’un Doğu Bloğu üzerine savaşa devam etmesine de şiddetle karşı çıkmıştır. Artık Talleyrand Napolyon’a güvenmiyordu ve bu nedenle de birtakım önlemler alma yolunda hareketler sergiliyordu. 1807 yılında dışişleri bakanlığı görevinden istifa etse de Napolyon tarafından başkan yardımcısı seçilmiştir. Barışçıl politikası ve öngörülü yaklaşımı nedeniyle Fransa’da bir senato kurmayı başarmış, Napolyon devrinin sonunu getirecek olan ve onu sürgüne gönderecek kararı almayı başarmıştır. 31 Mart 1814 tarihinde Napolyon devrini sonlandırmış, “Sen babana bile ihanet edersin.” Sözleri ise Napolyon tarafından bizzat kendisine söylendiği iddia edilmektedir.

Mamafih Talleyrand’ı artık daha zorlu bir süreç bekliyordu. Döneminin büyük devletleri Fransa etrafında akbaba gibi dolanırken, Napolyon’un bıraktığı enkazı devralan bu kurnaz siyasetçi, şimdi Viyana’da ülkesinin çıkarlarını savunmak zorunda kalacaktı. 1814 yılının Eylül’ünde toplanan kongrede Talleyrand, Fransa sınırlarının daha fazla aleyhine gelişmemesi adına “Meşrutiyet İlkesi” diye bir kavram meydana getirdi. Bu kavrama göre; Napolyon savaşları öncesinde meşru hükümdarlar aynen korunmalı ve sınırları da eski hâline getirilmeliydi. Kısa sürede büyük bir kitle kazanan Talleyrand büyük destek almakta muvaffak oldu. İngiltere ve Avusturya ile de ittifak imzalayarak durumunu bir hayli kuvvetlendirse de Napolyon’un tekrar Fransa’ya geldiği haberi tüm çabalarını boşa çıkarmıştı. Yine de Talleyrand, saldıran tarafın temsilcisiydi ve ülkesi adına en yumuşak şartların sağlanmasını 9 Haziran 1815 tarihinde imzalanan “Act Final-Nihai Senet” ile sağlamıştır.  Viyana Kongresi ve ardından gelen zorlu süreçlerin olduğu bu dönemlerde de kısa süreliğine başkanlık vazifesini üstlenmiştir. Bourbon Hanedanı Fransız yönetimi sürecinde de eski görevine tekrar devam etmiş, Fransa sınırları içerisinde Bourbon yönetimi adına kilit rol oynayarak monarşilerinin mimarı olmuştur. 1815 Eylül ayında istifa eden yaşlı kurt, Napolyon’un firarı ve tekrar düşmesinin verdiği sürecin yorgunluğu ile siyasi hayatını noktaladığını resmen duyurdu.

1830’lu yıllarda İngiltere büyükelçiliğine gönderilerek siyasi hayatına kısa bir dönüş gerçekleştirdi. Bu görevi de bir süre idame ettikten sonra yaşının da getirdiği yorgunluk sebebiyle görevlerine ara vermiştir. Son yıllarını anılarını yazarak geçiren Talleyrand, 1838 yılında Paris’te, 84 yaşında yaşamını yitirmiştir. Din adamı yönü, onun politik hayatındaki söylediği yalanlardan dolayı ve Katolik kilisesine karşı duyduğu ihtilaftan pişman olarak “ilahi af” adı altında bir mektup yazdığı iddia edilmektedir.

Üç farklı Fransız rejimi sırasında çeşitli görevlerde bulunması, keskin zekâsı ve kurnazlığı sayesinde Avrupa’nın en önemli diplomatlarından birisi olmuştur. Emrinde çalıştığı liderler için hem büyük bir tehlike hem de büyük bir silah olmuş, barışçıl politikası ile siyasi hayatına risk almadan devam etmeyi tercih etmiştir. Yürüyen bir çelişki mekanizması olarak tanımlanan Talleyrand’ın bazı durumlarda, dönemin düşman devletlerinden rüşvet aldığı iddiaları da bulunmaktadır.  “Diplomasi yalan söylemek ve inkâr etmektir.” ilkesi ile hareket etmiş, şüphesiz ki Fransa’nın perde arkasındaki kahramanlarından birisi, belki de en önemlisi olmuştur.

Bugün “Talleyrand” terimi aktif siyaset hayatında, siyasilerin dilinden düşmeyen “ustaca ve aldatıcı diplomasi” uygulamalarına atıfta bulunmak için sıklıkla kullanılmaktadır. İyi yanları ve kötü tarafları ile Talleyrand, ortaya koyduğu faaliyetler ile Fransa toprak bütünlüğü adına elinden geleni yaptığını ve bu uğurda “her yol mubahtır” politikası izlediği görülmektedir.

“Bir aslan tarafından yönetilen yüz bir koyun ordusundan, bir koyun tarafından yönetilen yüz aslan ordusundan daha çok korkuyorum.”

Talleyrand

Başvurular

Armaoğlu, F. (2020). 19. Yüzyıl Siyasi Tarihi. İstanbul: Kronik Kitap.

Haine, S. (2019). Fransa Tarihi. Santa Barbara.

Mark, T. (tarih yok). Talleyrand’ı hatırlamak . Restorus.

Bainville, J. (1938). Fransa Tarihi (çeviren: Hüseyin Cahit Yalçın). İstanbul: Kanaat Kitabevi.

 

Comment here