Askeri Tarih

Sarıkamış Harekâtı’nda Yalanlar ve Gerçekler

Bu makaleyi 7 dakikada okuyabilirsiniz

Hazırlayan: Hakan Boz

 

1- Türk Ordusunun Aralık 1914’te gerçekleştirdiği Sarıkamış Harekâtı, aradan geçen bir asra rağmen ardında birçok tartışmalı konu bırakmış, harekâtın birçok yönü hala tam anlamıyla aydınlatılamamıştır.

2- Özellikle harekâta katılan birlik komutanlarının daha sonra yayınlanan hatıratları, Sarıkamış Harekâtı’na ışık tutmaktan ziyade kafalarda daha fazla soru işaretinin uyanmasına neden olmuştur.

3- Tarafsız olmaktan oldukça uzak olan bu yayınlar daha sonraları Sarıkamış Harekâtı’yla ilgili kaleme alınan çalışmalara da kaynaklık etmiş ve Sarıkamış’ta yaşanan gerçekler şehir efsaneleri haline getirilmiştir.

4- Soğuk ve açlık arasında dramatize edilen her öykü, Sarıkamış Harekâtı’nın yapılış gerekçesini ver gerçekleşme şeklini gölgede bırakmıştır.

5- “Donma olayları”, “90.000 şehit”, “Turan hayali” ve “Enver Paşa’nın maceraperestliği” gibi kelime kalıplarına sıkıştırılan Sarıkamış Harekâtı, hakikatte askeri bir gerekliliğin sonucu olarak ortaya çıkmış ve stratejik değeri son derece yüksek bir plan olarak uygulamaya konulmuştur.

6- Özellikle de “tek kurşun atmadan 90.000 kişinin donarak şehit düştüğü” gibi hiçbir bilimsel dayanağı olmayan savlar, dramatize edilen öykülerle toplumsal bir kanaat haline getirilmiştir.

 

Sarıkamış Harekâtı Niçin Yapıldı?

1- Karadeniz baskınının hemen ardından harekete geçen Rusya, Osmanlı’ya ilk misillemeyi Kafkas sınırında verdi. Rus birlikleri, 1 Kasım 1914’te Misin, Kötek, Narman ve Kaleboğazı bölgelerinden Türk sınırını geçerek harbi başlatmıştı. Türkler, vatan topraklarının işgaline sessiz kalamazdı.

2- Türkler, Kafkas sınırındaki Rus işgalini durdurmak ve geri atmak için harekete geçti. Bu maksatla Osmanlı Ordusu ise Rus Ordusu arasında Azap ve Köprüköy muharebeleri yaşandı. Türkler, Rusları durdurmuş ancak geri atamamıştı. Dolayısıyla yarım kalan işin tamamlanması elzemdi.

Köprüköy Muharebelerini yaptıktan sonra orduyu hareketsiz durdurmak ve tatbikatlarla uğraştırmak doğru bir hareket olmazdı. Eğer ordu, uygun olmayan şartlar altında bekletilirse her türlü bulaşıcı hastalıktan erir mahvolurdu. Üstelik bölgenin demografik durumu Türk Ordusu açısından bazı riskleri beraberinde getiriyordu.

3- Sarıkamış Harekâtı’nın planlanmasını sağlayan önemli gerekçelerden biri de sürekli toprak kayıpları yaşayan Osmanlı’nın bu durumdan kurtularak 93 Harbi’nde Ruslar tarafından işgal edilen Kars, Ardahan ve Batum’un geri alınmasıydı.

4- 1918 yılında Rus Dışişleri Bakanlığı arşivlerinden çıkan belgelerden anlaşıldığı üzere Rusya, dünya harbi çıkması durumunda İstanbul ve boğazların işgalini hedeflediği bilinmekteydi. Zaten Osmanlı, uzun süredir bu durumun farkındaydı. Sarıkamış Harekatı ile Rusların dikkati Kafkasya’ya çekilerek, İstanbul’u işgal etme planları engellemeliydi.

5- Harekâtın planlanmasına neden olan bir başka önemli gelişme ise Osmanlı’nın müttefikleri olan Almanya ve Avusturya-Macaristan’ın Ekim 1914’te İtilaf devletleri karşısında zor duruma düşmeleriydi.

6- Harekatın bir diğer önemli nedeni önce Kafkasya ardından Türkistan’a uzanacak stratejik bir hat oluşturmaktı. Bu hem Ruslara karşı yürütülecek savaşın gayrinizami boyutunu oluşturuyor hem de Türklerin Asya içlerine doğru nüfuzunun artmasını hedefliyordu.

 

90.000 Şehit Nereden Çıktı?

1- Türk Ordusu, Sarıkamış Harekatı’nda 23.000 şehit, 7000 esir, 10.000 yaralı olmak üzere toplam 40.000 kayıp vermiştir. Harekat esnasında 90.000 kişinin şehit olduğu düşüncesi, bilinçsizce ve keyfi olarak kullanılmaktadır.

2- Zira muharip gücü yaklaşık 75.000 kişi olan bir ordunun 90.000 şehit vermesi mümkün değildir. 90.000 rakamının hangi yöntemle elde edildiği anlaşılamamaktadır.

Sarıkamış’ı Yeniden Tartışmalıyız!

1- Türk Ordusu, Sarıkamış’ta düşmüş ama yenilmemiş; vurulmuş ama ölmemiştir.

2- Türk Ordusu, harekâtın başladığı 22 Aralık’tan Hafız Hakkı Paşa’nın geri çekilme kararı verdiği 4 Ocak’a kadar Sarıkamış’a girmeyi hedeflemiş, bu hedefinden vazgeçmemiş, yeri geldiğinde Pernek muharebesinde olduğu gibi düşmanı tek kurşun atmadan süngü hücumu ile siperden sökmüştür.

3- Türk askerinin 1685 ortalama rakımlı Pasinler ovasından kuzeye doğru yürüyüp 2500 m. rakımlı dağları aşması ardından 1760 m. rakımlı Narman önlerine, oradan da 1250 m. rakımlı Oltu’ya varması ve 36 yıldır esaret altında bulunan Kars, Ardahan ve Batum’u Rus işgalinden kurtarmak istemesi iddia edildiği gibi “Enver Paşa’nın maceraperestliği” ile açıklanabilecek bir durum değildir.

4- Asker Sarıkamış Harekâtı’na Enver Paşa’nın karakaşına kara gözüne hayran olduğu için değil vatan topraklarını işgal altından kurtarmak için tahammül göstermiştir.

5- Enver Paşa da harekât boyunca gösterdiği aktif ve enerjik tutumuyla orduyu teşvik etmek istemiş, askerin kar üzerine ordugâh kurduğu günlerde kendisi de mevziilerden birinde tıpkı askeri gibi kıvrılarak uyumuştur.

 

Comment here